İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yürütülen ‘Yolsuzluk’ soruşturması kapsamında hazırlanan davanın 87’nci duruşması görüldü. Duruşmada, tutuksuz sanıkların savunmaları alınırken, mahkemeye gelmeyen Sinan Bolak hakkında verilen yakalama kararı sonrasında İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alınarak duruşmaya getirildi.

Soruşturmanın tamamlanmasının ardından 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlanmıştı. İddianamede Ekrem İmamoğlu’nun ‘örgüt lideri’ olduğu öne sürülerek çeşitli suçlamalar yöneltilirken, 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Sinan Bolak savunma yaptı

22 Eylül’de görülen duruşmada mahkemeye gelmeyen 5 kişi hakkında yakalama kararı çıkarılmıştı. Hakkında yakalama kararı bulunan tutuksuz sanık Sinan Bolak, İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alınmasının ardından duruşmaya getirildi.

Bolak, Kültür A.Ş.’deki görev sürecine ilişkin hakkındaki suçlamaları kabul etmedi. Şirketle ilişkisinin sona erdiğini belirten Bolak, savunmasında şunları söyledi:

Memurlar için kritik maaş çağrısı
Memurlar için kritik maaş çağrısı
İçeriği Görüntüle

“Kültür A.Ş.'deki bir yıldan az süreli çalışmam içerisinde, kısa süreli vekalet ettiğim bir birimin işlemi nedeniyle hakkımda dava açıldı. Kültür A.Ş.'de Kültür Etkinlikleri Müdürlüğü pozisyonu teklif edildi. Kabul etmemin tek sebebi İstanbul'un kültür-sanat etkinliklerine katkı sunma isteğim. Eylül 2019'da Kültür A.Ş.'de Kültür Etkinlikleri Müdürü olarak çalışmaya başladım. İşe başlamamdan henüz bir ay geçmeden, Plan ve Organizasyon Müdürlüğü pozisyonunun boş olması sebebiyle yönetim kurulu kararıyla geçici olarak Plan ve Organizasyon Müdür Vekili sıfatıyla da görevlendirildim. Görevlendirilmem öncesinde bana görüşüm sorulmadı. 3 ay kadar kağıt üzerinde vekalet ettim. Hakkımdaki dava, bu dönem sebebiyle açılmıştır. Ben özel reklam alanları için Kentsel Tasarım Müdürlüğü'nden izin alınması gerektiğini, iznin de bir komisyonca verildiğini iddianamede öğrendim. Bu komisyonda kimler vardı, ne şartlarda izin verdiler, hiçbir fikrim de yok. İzin talebinde bulunan firmaların Kültür A.Ş.'ye yönlendirilip yönlendirilmediğiyle alakalı da bildiğim bir şey yok. İleri sürülen sözleşmeyle alakalı da sözleşmenin karşı tarafını oluşturan, aynı zamanda da bu eyleme rüşvet vermekle suçlanan firma sahipleri ya da yetkililerinin hiçbirini tanımıyorum. Hiçbiriyle herhangi bir konuda bir görüşmem olmadı. 10 Ocak 2020 tarihinde Yönetim Kurulu kararıyla geçici vekalet görevim sona erdi. Ağustos 2020 tarihinde Kültür A.Ş.'den ayrıldım ve başvuru sürecindeki talebime uygun olarak Dış İlişkilerde çalışmaya başladım. Böylece şirketler ile hiçbir ilgim kalmadı. Hakkımda yakalama kararı verilmiş. Bunu öğrenir öğrenmez de mümkün olan ilk uçakla mahkemeniz huzuruna geldim. Hiçbir zaman rüşvet almadım. Kimsenin rüşvet almasına aracılık etmedim. Rüşvet olduğunu bildiğim bir eylemde asla yer almadım. Kentsel Tasarım Müdürlüğü ile hiçbir ilişkim ve iletişimim olmadı. Rüşvet verdiği iddia edilen iş insanlarıyla hiçbir iletişimim olmadı”

Boztaş: “Para alışverişi gerçekleşmedi”

Tutuksuz sanık reklamcı iş insanı İnan Boztaş da reklam izin süreçlerine ilişkin savunma yaptı. Belediyenin iştirakleriyle yaptığı görüşmelerde kendisine sunulan ödemeleri izin süreçleriyle bağlantılı harç olarak değerlendirdiğini belirten Boztaş, herhangi bir kişi tarafından sözleşme imzalamaya zorlanmadığını ifade etti.

Boztaş, savunmasında şu ifadeleri kullandı:

“Reklam izin süreçleriyle ilgili olarak belediye iştirakleri ile görüşeceğim söylendi. Görüştüğümde izin süreçlerine ilişkin hizmet verdiklerini öğrendim. Ödemeleri de o dönemde izin süreçleriyle bağlantılı harç gibi algıladım. Herhangi bir kişi beni bu sözleşmeleri imzalamaya zorlamadı. Bir kişinin talebi üzerine hareket etmedim. Ben belediyenin kurumsal uygulaması olarak düşündüm. Dosyada rüşvet verdiğime, ihalelere yan teklif vermek suretiyle katılmış olduğuma, varsa bir organizasyon içinde olduğuma dair somut delil, tanık beyanı, irtibat kaydı veya para alışverişine ilişkin herhangi bir tespit bulunamadığından iddialar kapsamında masumiyetim açıkça görülmektedir”

“Bizi de görmeniz lazım” sözünü anlattı

Duruşma savcısının, Boztaş’ın daha önce verdiği ifadede Medya A.Ş. görevlisi Elif Güven’in kendisini ziyaret ederek “İşlerinizin daha iyi gitmesini istiyorsanız bizi görmeniz gerekiyor” dediği ve para vermeye zorladığı yönündeki beyanını sorması üzerine Boztaş, süreci anlattı.

Boztaş, “Birkaç defa telefonla konuşmuşluğumuz olmuştur. Öyle bir cümle kullandı, ben de öyle anladım. Para alışverişi gerçekleşmedi. Direkt bir para isteme durumu yok. 'Bizi de görmeniz lazım' cümlesini ben para olarak algıladım” dedi.

Balbal: “Mal kaçırmak veya aklamak amacıyla yapılmış bir işlem değildir”

Tutuksuz sanık Hamit Serkan Balbal da açık hava reklam alanlarının kiralanması ve Murat Kapki ile arasındaki ticari ilişkiye ilişkin savunma yaptı.

Balbal, Kapki ile 2022 yılında ortak bir radyo projesi planladıklarını, daha sonra reklam alanlarının kiralanması konusunda birlikte hareket ettiklerini ve aralarındaki borç-alacak ilişkisinin gayrimenkul devriyle sonuçlandığını belirtti.

Balbal savunmasında şu ifadeleri kullandı:

“Açık hava reklam alanlarını kiraladığım dönemde Murat Kapki ile tanıştım. Kendisinden kiralama yapıyordum. 2022 yılında Murat Kapki ile yaptığımız sohbetlerde kendisinin o dönem bir YouTube futbol kanalı bulunuyordu ve bir spor radyosu kurmak istediğini söylemişti. Ortak ilerlemeyi planladık. Radyoların alımı ve kurulumundaki masrafları birlikte yapmıştık, ortaklıktan çekildim. Kapki, süreç içinde yaptığım masrafları bana daha sonra ödeyeceğini teyit etti. 2022 yılında Beşiktaş kongre üyesi olmam nedeniyle kulübün stadyum çevresindeki bazı noktaları reklam alanı olarak kiraya verip gelir yaratma fikrinden haberdar oldum. Bunu Kapki’yle paylaştım ve bu alanları kiralayıp istemediğini sordum. Kapki de Fenerbahçe’nin işlerini yapıyordu, işe sıcak baktı, 3 yıllık kiralama işini birlikte yaptık. Hem kira bedelini hem imalat giderlerini birlikte yatırdık. Yıllık mahsuplaşma yapmayı planlamıştık ancak 2023 yılında sıkıntılarım nedeniyle bunu gerçekleştiremedik. 2024 yılı sonunda yapabildik. Hem kendisine verdiğim borçlar hem de diğer alacaklarım karşılığında kendisinden bir gayrimenkul aldım. Mal kaçırmak veya aklamak amacıyla yapılmış bir işlem değildir. Tamamen borç-alacak ilişkisinden doğan bir ticarettir”

Kaynak: DHA