İBB’ye yönelik ‘Yolsuzluk’ davasında, aralarında görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 53’ü tutuklu 414 sanık, 70’inci duruşmada hakim karşısına çıktı. Duruşmada tutuksuz sanıklar savunmalarını yaparken, bazı sanıklar hakkındaki suçlamalara ilişkin açıklamalarda bulundu.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu hakkında yürütülen ‘Yolsuzluk’ soruşturması kapsamında 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlanmıştı. İddianamede İmamoğlu’nun ‘örgüt lideri’ olduğu öne sürülürken, 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Turan Aydoğan: “Benden rüşvet alan ya da veren çıkmaz”

Tutuksuz sanık CHP eski İstanbul Milletvekili Turan Aydoğan, savunmasında kendisinin rüşvet veya nüfuz kullanma gibi eylemlerde bulunmadığını söyledi.

Aydoğan,

“Benden rüşvet alan ya da veren çıkmaz. İBB'nin bürokratlarının birçoğu burada. Sayın Başkan da burada. Ben 27. Dönem'de 5 yıl milletvekilliği yaptım. Cumhuriyet Halk Partisi'nin Parti Meclisi üyeliğini yaptım. 10 yıla yakın Yüksek Disiplin Kurulu üyeliğini yaptım. Bir tanesi çıkıp şunu söyleyebilirse: ‘Turan Aydoğan bırakın akçeli işlerle ilgili, bize tavassutta bulundu’ burada kendimi yakarım” dedi.

Aydoğan, İmamoğlu ile 2022 yılının sonundan itibaren siyasi görüşlerinin uyuşmadığını ve bu süreçten sonra görüşmediklerini belirterek, 2024 yılında nüfuz kullanmasının mümkün olmadığını savundu.

Gazeteci Şaban Sevinç suçlamaları reddetti

Tutuksuz sanık gazeteci Şaban Sevinç de elden para alarak finanse edilmekle suçlandığını belirterek hakkındaki iddiaları kabul etmedi. Sevinç, 39 yıldır gazetecilik yaptığını ve meslek hayatı boyunca yasa dışı bir oluşum içerisinde olmadığını ifade etti.

Sevinç,

“Şimdi yani ben fikri hür bir gazeteciyim. Hayatım boyunca hiç kimseden emir ve talimat almadım. Hele ki hani belli bir çıkar karşılığı, para karşılığı şu haberi yap, bu haberi yap gibi böyle kimse cesaret edemez” dedi.

Sevinç ayrıca gizli tanık İlke’nin adını verdiği Emrah Bağdatlı’yı tanımadığını, hayatında hiç görmediğini ve iddianamede de kendisinin

Bağdatlı ile tanıştığına ilişkin somut bir delil bulunmadığını söyledi.

Yavuz Oğhan: “Emrah Bağdatlı’yı gerçekten tanımıyorum”

Tutuksuz sanık gazeteci Yavuz Oğhan da savunmasında para karşılığında haber yapmak ve bir örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmekle suçlandığını belirtti. Oğhan, yaklaşık 35 yıldır gazetecilik yaptığını ve suçlamaların gizli tanık ifadeleri ile baz kayıtlarına dayandırıldığını söyledi.

Oğhan,

“Birçok insan söyledi, ben ifademde de söyledim; Emrah Bağdatlı’yı gerçekten tanımıyorum. Hiç görmedim. Hiçbir diyaloğum da olmadı kendisiyle” dedi. Oğhan, Murat Ongun ile uzun yıllardır arkadaş olduklarını ve gazetecilik nedeniyle görüştüklerini ifade etti.

Erdal Tokmakçı: “Parayı rüşvet olarak kimseye vermedim

Tutuksuz sanık ve inşaat firması sahibi Erdal Tokmakçı ise KİPTAŞ Yeşilpınar Projesi kapsamında yaptığı 500 bin dolarlık ödemeye ilişkin savunma yaptı.

Tokmakçı, “Ben bu parayı rüşvet olarak kimseye vermedim. Buradaki hisse oranına göre ortağımın teklifini değerlendirdim ve ortağıma iki parti şeklinde bu parayı teslim ettim” dedi.

Malatya’da düğün salonu dışına taşan tartışma kanlı bitti
Malatya’da düğün salonu dışına taşan tartışma kanlı bitti
İçeriği Görüntüle

Mahkeme başkanının soruları üzerine Tokmakçı, 500 bin doları 16 Mart ve 17 Mart tarihlerinde iki parti halinde bankadan çektiğini ve Adem Soytekin’e teslim ettiğini söyledi. Paranın daha sonra nereye gittiğini bilmediğini belirten Tokmakçı, “Ben size teslim ettiğim için sizin ne yaptığınızla ilgili yanınızda değildim, şahit değildim” dedi.

Uğur Güngör: “Para vermeyeceğimi söyleyerek karşı çıktım”

Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak tahliye edilen müşteki sanık iş insanı Uğur Güngör de savunmasında Beylikdüzü’ndeki bir inşaat projesiyle ilgili yaşadıklarını anlattı.

Güngör, yüklenici şirketlerle yaşanan sorunların ardından Mehmet Murat Çalık ile görüştüğünü belirterek, “Kendisi, bu projede değişiklik öngören tadilat ruhsatının yenilenebilmesi için toplam 15 milyon dolar para istedi. Ben de kendisine para vermeyeceğimi söyleyerek karşı çıktım” dedi.

Güngör, görüşme sırasında tartışma yaşandığını ve odadan ayrıldığı sırada Çalık’ın kendisine “O odadan çıkarsan bir daha buraya gelemezsin” dediğini öne sürdü. İmamoğlu’nun da karşı odada bulunduğunu ve yaşanan gürültü üzerine dışarı çıktığını ifade etti

Duruşmada “15 milyon dolar” tartışması

Mahkeme başkanı, Güngör’ün önceki ifadelerinde 15 milyon TL, son savunmasında ise 15 milyon dolar dediğine dikkat çekti. Güngör ise yüklenicilerin kendisine ilk etapta 15 milyon dolar, bunun bir bölümünün ruhsat aşamasında, kalan kısmının ise iskan aşamasında ödeneceğini söylediklerini belirtti.

Mahkeme başkanının neden ilk ifadesinde bu şekilde anlatmadığını sorması üzerine Güngör, “Sorulmadı. Siz sordunuz, ben de anlattım” dedi.

Çalık ile Güngör arasında karşılıklı sorular

Tutuklu Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Güngör’e yönelik sorularında önceki ifadelerindeki farklılıklara dikkat çekti. Güngör ise kendisine yöneltilen iddiaların doğru olmadığını savundu.

Çalık’ın soruları üzerine Güngör, “Şimdi konuyu en iyi bilen sensin. Olmadığını çok iyi biliyorsun. Burada saptırmaya çalışıyorsun ve yönlendirmeye çalışıyorsun” dedi.

Mahkeme başkanı ise Güngör’e sorulara doğrudan cevap vermesi gerektiğini söyledi. Güngör bunun üzerine iddianın doğru olmadığını belirtti.

Bayram Yıldırım: “Beni öyle kandırdı”

Ertan Yıldız’ın etkin pişmanlıktan yararlanan şoförü Bayram Yıldırım da savunma yaptı. Yıldırım, 2019 yılında İBB’de Ertan Yıldız’ın şoförü olarak çalışmaya başladığını ve 2025 yılının nisan ayına kadar görev yaptığını söyledi.

Yıldırım, tutuklandığı sırada Ertan Yıldız’ın kendisine “Ben sana bakacağım. Ailene bakacağım. Sana üç tane avukat tutacağım. Seni cezaevinden çıkartacağım” dediğini aktardı. Yıldırım, gönderilen avukatın da kendisine tahliye olacağını söylediğini belirterek, “Beni öyle kandırdı” dedi.

“Sadece duyumu anlattım”

Yıldırım, daha önce verdiği ifadelerde bir evin önüne yemek sepetiyle gelen araçlarla ilgili anlatımlarının sorulması üzerine, bu konuda yalnızca şoför arkadaşları arasındaki konuşmaları aktardığını söyledi.

Yıldırım,

“Kimi yemek, kimi su, kimi de para diyordu. Ben de onu duyduğum için, para konusu için etkin pişmanlık ifadesi verirken onu söyledim. Savcı Bey de bana, ‘Bu paralar kime gider?’ diye sordu. ‘Burada Fatih Keleş var, Murat Ongun var, Kadriye Hanımlar var.’ dedim. Yani ben duyduğumu söyledim. Orada kalabalık bir arkadaş grubuyuz. Ben sandıklarda para görmedim. Sadece duyumu anlattım” dedi.
Mahkeme başkanının paraların gerçekten para olduğunu nereden bildiğini sorması üzerine Yıldırım, “Yok, görmedim başkanım. Para geliyor diye duydum. Şoför arkadaşlar kendi aralarında konuşuyordu” şeklinde cevap verdi.

Duruşma saat 10.00’a ertelendi

Duruşmada tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilmesine karar verildi. Duruşma saat 10.00’a ertelendi.

Kaynak: DHA