İzmir Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Derya Eşen öncülüğünde 3 yıldır sürdürülen araştırmada, yağmur suyunun toprakta tutulmasını sağlayan 'baklava' ve 'hilal' şeklindeki su hasadı yöntemleri incelendi. İKÇÜ Orman Fakültesi ile İzmir Orman Bölge Müdürlüğü iş birliğinde yürütülen çalışmada, yöntemlerin geleneksel dikim uygulamalarına göre toprak nemini 2 katın üzerinde artırdığı ve fidanların gelişimini hızlandırdığı tespit edildi

Yağmur suyunun toprakta tutulması amaçlanıyor

K U R A K L I G I O N L E M E D E S U H A S A D I Y O N T E M I 1513219 450250

Salihli’de çiftçiye yüzde 100 hibeli destek!
Salihli’de çiftçiye yüzde 100 hibeli destek!
İçeriği Görüntüle

Prof. Dr. Derya Eşen, su hasadı yöntemleriyle iklim değişikliklerinden kaynaklanan kuraklık etkilerinin azaltılmasının hedeflendiğini belirtti.

Eşen,

"Baklava ve hilal şeklinde olan su hasadı yöntemleri, yağan yağmurun, özellikle eğimli sahalarda hızla, toprağa süzülmeden ve depo edilemeden, toprak boyunca akarak sahayı terk etmesini engellemek için tasarlanmış bir sistem. Yüzyıllardan beri çeşitli medeniyetler tarafından bu yöntemin versiyonları kullanılmış. Biz bunları sistematik ve bilimsel bir açıdan yeniden hayata geçirmeyi amaçladık. Böylece küresel iklim değişiklikleriyle beraber orman yangınları, uzun süren şiddetli kuraklık, sıcak, dalgaları gibi sorunların yanı sıra ani ve bardaktan boşanırcasına yağışlar ile yaşanan sel sorunlarının etkilerini azaltmaya çalıştık" dedi.

'Kuraklığın etkisini ertelemiş oluyoruz

K U R A K L I G I O N L E M E D E S U H A S A D I Y O N T E M I 1513225 450250

Su hasadının, yağmurun yağdığı toprak üzerinde geometrik şekiller oluşturularak uygulandığını ifade eden Eşen, bu yöntemle toprak setleri sayesinde mikro havuzlar oluşturulduğunu söyledi.

Eşen,

"Toprak setleriyle beraber bir nevi mikro havuzlar oluşturuyoruz. Bunlar hilal ve baklava dilimi şeklinde olabiliyor. Bu sistemler yağan yağmurun, akıp gitmesine engel olarak mikro havuzlarda tutuyor. Böylece su, kaybolup gitmeden süzülerek toprağın nemini arttırıyor ve nemi hasat etmiş oluyoruz. 'Yağmur hasadı' ya da 'su hasadı' buradan geliyor. Dolayısıyla bu yapılar içerisinde diktiğimiz fidanlar, daha fazla toprak nemi buluyor. Kuraklığın etkisini ertelemiş oluyoruz. Ağaç yetiştirmenin zor olduğu alanlarda dahi fidanların yaşama oranlarını arttırıyor ve büyümelerini hızlandırıyor. Bu yapılar aynı zamanda sonbahar geldiği zaman gelen yağışlarla beraber sistemin tekrar yağmurla şarj edilmesini hızlandırıyor. Geleneksel sistemlere yani normal çukur dikerek fidan dikilen yöntemlere göre iki kattan daha fazla toprak nemine, fidan büyümesinde ve yaşamasında başarı görüyoruz. Yağışların ardından su hasadı yönteminin uygulandığı ve geleneksel yöntemlerin uygulandığı alandan örnekler alarak incelediğimizde Nisan- Ekim ayları arasında 2 kat daha fazla suyun kaldığını görebiliyoruz" ifadelerini kullandı.

Toprak neminde 2 kata yakın verim

K U R A K L I G I O N L E M E D E S U H A S A D I Y O N T E M I 1513217 450250

İKÇÜ Orman Fakültesi Araştırma Görevlisi Muhammed Ali Aydın da çalışmanın doktora tez çalışması kapsamında yürütüldüğünü belirtti.

Aydın,

"Projemiz aynı zamanda doktora tez çalışmam kapsamında yürütüyorum. 3 yıl boyunca her yıl belli aralıklarla periyodik ölçümler yapıyoruz. Bu ölçümler kapsamında fidan çapı, fidan boyu, fidan yaşam oranı, gürbüzlük indeksi ve en önemli aldığımız verilerden birisi de her ayın 15'inde toprak nem içeriğini tespit ettik. Bu veriler ışığında 3'üncü yılında olmamıza rağmen toprak nem içeriğinde 2 kata yakın verim almamız bizim için büyük bir başarı gösteriyor" diye konuştu.

Kaynak: DHA