İdenfit’in değerlendirmelerine göre şirketlerin yüzde 51’i işe alım süreçlerinde yapay zekâdan yararlanıyor. AI destekli uygulamalar, işe alım ekiplerine haftada ortalama bir iş günü kazandırırken; iş ilanı hazırlama, aday iletişimi, CV tarama ve ön değerlendirme gibi aşamalarda yaygın biçimde kullanılıyor.
Yapay zekânın işe alımdaki kullanım alanı yalnızca CV taramasıyla sınırlı kalmıyor. İş ilanı ve aday mesajlarının hazırlanması, aday arama ve eşleştirme, ön eleme ve mülakat planlama gibi birçok süreçte AI destekli uygulamalardan yararlanılıyor. Böylece insan kaynakları ekiplerinin özellikle tekrarlayan ve yüksek hacimli işlerdeki operasyonel yükü azalıyor.

AI kullanımı iki yılda hızla arttı

İdenfit’in aktardığı verilere göre yapay zekânın işe alım süreçlerine entegrasyonu son iki yılda önemli ölçüde arttı. LinkedIn verilerine göre AI’yı işe alım süreçlerine aktif olarak entegre eden veya kullanmayı deneyen şirketlerin oranı 2024’te yüzde 27 iken, 2025’te yüzde 37’ye yükseldi.
İnsan Kaynakları Yönetimi Derneği (SHRM) verileri de benzer bir yükselişe işaret ediyor. Genel İK süreçlerinde yapay zekâ kullanımı 2024’te yüzde 26 seviyesindeyken 2025’te yüzde 43’e çıktı. İşe alım özelinde ise şirketlerin yüzde 51’i 2025 itibarıyla yapay zekâ kullandığını belirtti.

Yapay zekâ en çok ilan hazırlamada kullanılıyor

Şirketlerin AI’dan yararlandığı alanların başında içerik üretimi ve aday iletişimi geliyor. İş ilanı metni hazırlamada yapay zekâ kullanım oranı yüzde 73’e ulaşırken, aday e-postası ve mesajı hazırlamada bu oran yüzde 68,6 olarak ölçülüyor.
Adaylara otomatik mesaj gönderme yüzde 49,6 oranında kullanılırken, CV tarama ve ön elemede yapay zekâ kullanım oranı yüzde 32,1 seviyesinde bulunuyor.

Aday arama ve eşleştirme, ön değerlendirme sorularının hazırlanması, mülakat planlama, yetkinlik değerlendirme ve mülakat notlarının özetlenmesi de yapay zekânın giderek daha fazla kullanıldığı alanlar arasında yer alıyor.

Bu veriler, şirketlerin yapay zekâyı özellikle zaman alan ve tekrarlayan operasyonlarda kullandığını ortaya koyuyor.

İK ekiplerine haftada bir iş günü kazandırıyor

Yapay zekânın işe alım süreçlerine en belirgin katkılarından biri zaman tasarrufu olarak öne çıkıyor. Global araştırmalara göre AI araçları, işe alım ekiplerine haftada ortalama bir iş günü kazandırabiliyor.

Şirket uygulamalarında AI destekli otomasyonla toplam işe alım süresinde yüzde 33’ten yüzde 60’ın üzerine çıkan iyileşmeler ölçülüyor. Bu kazanım özellikle CV tarama, ön değerlendirme, aday iletişimi ve mülakat planlama gibi yoğun operasyonlarda görülüyor.
SHRM’nin 2025 araştırmasına göre yapay zekâ kullanan İK profesyonellerinin yaklaşık yüzde 90’ı teknolojinin kendilerine zaman kazandırdığını veya verimliliklerini artırdığını ifade ediyor.

“Yapay zekânın işe alımda asıl değeri, kararı vermesinde değil”

İdenfit CEO’su Onur Bayındır, yapay zekânın işe alım süreçlerindeki rolünün yalnızca hız üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Yapay zekânın işe alımda asıl değeri, kararı vermesinde değil, doğru kararı verecek insanlara zaman kazandırmasında. CV taramak, adaylara aynı bilgileri tekrar tekrar iletmek, mülakatları planlamak gibi yüksek hacimli işleri teknolojiye devrettiğimizde İK ekipleri aday deneyimine, yetkinlik değerlendirmesine ve işe alım yöneticilerine daha fazla zaman ayırabiliyor. Teknolojinin burada insan kaynağının yerini almak yerine, İK ekiplerinin daha stratejik işlere odaklanmasını sağlayan bir yardımcı olarak konumlanması önemli.”

AI kullanan şirketlerde aday seçme yeteneği gelişiyor

Yapay zekânın işe alım kalitesine etkisi konusunda da dikkat çekici sonuçlar bulunuyor. AI kullanan şirketlerin yüzde 24’ü, en uygun adayları belirleme yeteneklerinin geliştiğini belirtiyor.

LinkedIn verilerine göre AI destekli işe alım uygulamalarını yoğun kullanan şirketlerde kaliteli işe alım yapma olasılığı yüzde 9’a kadar yükseliyor. Ancak yapay zekâ kullanımı tek başına daha kaliteli işe alım anlamına gelmiyor.

LinkedIn araştırmasına göre şirketlerin yalnızca yüzde 25’i işe alım kalitesini doğru ölçebildiğinden yüksek düzeyde emin. SHRM verilerine göre ise şirketlerin yalnızca yüzde 20’si işe alım kalitesini sistematik olarak takip ediyor.

Bu nedenle AI destekli işe alım uygulamalarının başarısının yalnızca süreçte sağlanan hızla değil, işe alım sonrasındaki performans ve çalışanı elde tutma gibi sonuçlarla birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

Büyük şirketler yapay zekâ kullanımında önde

Şirketlerin büyüklüğü ve faaliyet gösterdikleri sektörler de AI kullanımında belirleyici oluyor. SHRM verilerine göre İK süreçlerinde yapay zekâ kullanımı özel şirketlerde yüzde 45, kâr amacı gütmeyen kuruluşlarda yüzde 38, yerel yönetimlerde yüzde 35 ve kamu kuruluşlarında yüzde 19 seviyesinde.
Bilgi teknolojileri, finans ve sigorta, profesyonel ve teknik hizmetler, üretim, inşaat ve enerji sektörleri yapay zekâ kullanımının daha yoğun olduğu alanlar arasında bulunuyor.

Büyük şirketlerin yüksek başvuru hacmi, daha gelişmiş veri altyapısı ve teknoloji yatırımlarına ayırabildikleri bütçeler nedeniyle bu dönüşümde öne çıktığı görülüyor.

Aday deneyiminde insan dokunuşu önemini koruyor

Yapay zekânın işe alım süreçlerinde yaygınlaşması aday deneyimini de değiştiriyor. Hızlı geri dönüş, kolay mülakat planlama ve düzenli bilgilendirme adayların süreç boyunca daha iyi bir deneyim yaşamasına katkı sağlayabiliyor.
Bununla birlikte insan iletişiminin tamamen ortadan kalkması veya adaylara değerlendirme süreci hakkında yeterli açıklama yapılmaması güven kaybına neden olabiliyor. Nihai işe alım kararının tamamen yapay zekâya bırakılması ise güven, etik ve mevzuat açısından tartışmaları beraberinde getiriyor.

İdenfit, yapay zekânın aday değerlendirmesini destekleyen bir araç olarak konumlandırılmasının ve insan değerlendirmesiyle birlikte kullanılmasının daha sağlıklı sonuçlar sağlayabileceğine dikkat çekiyor.

Temmuzda illerin teknoloji tercihleri belli oldu
Temmuzda illerin teknoloji tercihleri belli oldu
İçeriği Görüntüle

İdenfit’in platform verileri arasında AI mülakat daveti ve tamamlama oranları, adayların AI mülakatını terk ettiği aşamalar, başvurudan ilk değerlendirmeye ve mülakata geçiş süreleri ile işe alım dönüşümü en yüksek kaynaklar gibi göstergeler de yer alıyor.
Önümüzdeki dönemde işe alım teknolojilerinde başarıyı yalnızca daha fazla yapay zekâ kullanmak belirlemeyecek. Asıl farkın, AI’ın sağladığı verimlilik kazanımlarını insan değerlendirmesiyle birleştirerek daha iyi aday deneyimine ve daha kaliteli işe alım sonuçlarına dönüştürebilen şirketlerde ortaya çıkması bekleniyor.

Kaynak: Basın Bülteni