Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Yılmaz İçöz Sahnesi’nde düzenlenen **“Afetlere Dayanıklı Tekirdağ Çalıştayı”**nda konuşan Deprem Uzmanı Prof. Dr. Haluk Eyidoğan, Marmara Bölgesi’ne ilişkin kritik değerlendirmelerde bulundu. Eyidoğan, olası büyük depremin yalnızca İstanbul’u değil, Marmara’ya kıyısı olan çok sayıda ili etkileyecek bölgesel bir afet olacağını ifade etti.
“Deprem Marmara Denizi’nde olacak”
Kamuoyunda yaygın kullanılan “İstanbul depremi” ifadesinin teknik olarak hatalı olduğunu söyleyen Eyidoğan, beklenen depremin İstanbul kara sınırları içinde değil Marmara Denizi’nde meydana geleceğine dikkat çekti.
Eyidoğan, şu değerlendirmeyi yaptı:
“ ‘İstanbul depremi’ deniyor ama deprem İstanbul’un içinde değil Marmara Denizi’nin içinde olacak. 7 ve üzeri bir deprem Marmara Denizi’nde gerçekleşirse İstanbul başta olmak üzere Marmara’ya kıyısı olan 7 ila 10 il etkilenir. Bu nedenle bu deprem bir İstanbul depremi değil, Marmara depremidir.”

“Etkisi Türkiye geneline yayılabilir”
Büyük bir Marmara depreminin sadece bölgesel değil, ülke genelinde sosyal ve ekonomik sonuçlar doğuracağını vurgulayan Eyidoğan, üretim, lojistik ve finans merkezlerinin bu bölgede yer aldığına işaret etti.
Uzmanlara göre Marmara’daki yüksek yoğunluklu yerleşim ve sanayi altyapısı, olası bir depremin zincirleme etkiler oluşturma riskini artırıyor.

“Yıkımı sadece fay hattı belirlemez”
Depremin etkisinin yalnızca fay hattına yakınlıkla açıklanamayacağını söyleyen Eyidoğan, yapı kalitesi ve zemin özelliklerinin belirleyici olduğunun altını çizdi.
“İçinden fay geçen il var ama yıkılmıyor, faydan uzakta olup yıkılan il var” diyen Eyidoğan, Kahramanmaraş merkezli depremleri ve 1999 Gölcük depreminde Avcılar’daki yıkımı örnek gösterdi.
Eyidoğan, şu ifadeleri kullandı:
-
Büyük depremler bölge depremleridir
-
Zayıf zemin ve hatalı yapılaşma yıkımı büyütür
-
Yapı ve zemin hatası varsa büyük deprem bunu ortaya çıkarır

Zemin, yer seçimi ve denetim uyarısı
Depreme dayanıklı kentler için üç başlığın kritik olduğunu belirten Eyidoğan:
-
Doğru yer seçimi
-
Sağlıklı zemin etüdü
-
Etkin yapı denetimi
Yanlış planlama, sıvılaşma ve heyelan riski olan alanların imara açılmasının büyük tehlike oluşturduğunu vurgulayan Eyidoğan, riskli bölgelerin yapılaşmaya kapatılması gerektiğini söyledi.
Ayrıca inşaat sürecindeki uygulama hatalarının da en az zemin sorunları kadar risk yarattığını belirterek, “Depreme dayanıklı yapı üretim sürecinde ciddi eksiklerimiz var. Bu hatalar birleştiğinde depremden kurtuluş şansı azalır” uyarısında bulundu.





