İzmir’in Karşıyaka ilçesinde Bostanlı Pazarı’nın özel bir şirkete devredilmesi ve pazaryerinin haftada iki gün kurulması planı tartışmaları büyümeye devam ediyor. Kriz, Karşıyaka Belediyesi’nin olağanüstü meclis toplantısında devre ilişkin önergeyi geri çekmesine rağmen gündemden düşmedi.
Tepkilerin odağında ise İzmir Pazarcılar Derneği Başkanı Faysal Acar tarafından ortaya atılan iddialar var.

“İstanbul’daki düzenin küçük bir kopyasını İzmir’e taşımaya çalıştılar”
Pazarcılar Derneği Başkanı Faysal Acar, Bostanlı Pazaryeri’nin zincirleme şekilde özel şirketlere devredilmek istendiğini belirterek, sürecin İstanbul’daki bazı yolsuzluk dosyalarına benzediğini öne sürdü.
Acar, şu ifadeleri kullandı:
“Pazaryerinde kurulmak istenen yapı, İstanbul’daki yolsuzluk dosyalarına benzerlik taşıyor. Özel şirketler üzerinden zincirleme bir devir planlanmış. Esnafa milyarlarca liralık baskı yapılmış. İstanbul’daki düzenin küçük bir kopyasını İzmir’e taşımaya çalıştılar.”
Olağanüstü meclis toplantısı gözyaşlarıyla sona ermişti
Karşıyaka Belediyesi’nin “Tekstil Pazarı” projesi kapsamında yapılan olağanüstü meclis toplantısında, işletme devrine ilişkin önerge geri çekilmişti. Kararı duyuran Belediye Başkanı Yıldız İşçimenler Ünsal, toplantı sırasında gözyaşlarına hâkim olamamıştı.
Bu durum, tartışmaları daha da büyütmüş ve süreç kamuoyunda geniş yankı bulmuştu.
Barış Yarkadaş’tan canlı yayında ağır iddialar
Gazeteci Barış Yarkadaş, TGRT Haber’de yayınlanan “Taksim Meydanı” programında Faysal Acar’ın kendisini aradığını söyleyerek çok çarpıcı bir iddiayı gündeme getirdi.
Yarkadaş’ın açıklamalarına göre:
-
CHP’li birkaç milletvekili ve bir genel başkan yardımcısı,
-
Bir şirket aracılığıyla pazaryerini 140 milyon TL’ye almak,
-
Ardından pazarcılara 1 milyar TL’ye satmak istedi.
Yarkadaş, bunun 700-800 milyon TL’lik bir kazanç planı olduğunu iddia ederek sert sözlerle tepki gösterdi:
“Tüccar mısınız, siyasetçi misiniz? CHP sizin şirketiniz oldu da bizim mi haberimiz yok? Atatürk’ün arkasına sığınıp her türlü çirkefliği yapabileceğinizi mi zannediyorsunuz?”
Açıklamalar, hem siyasi çevrelerde hem de pazarcı esnafı arasında büyük yankı uyandırdı.
"Bu yapı İstanbul'daki yolsuzluk zincirinin bir benzeri"
İzmir Pazarcılar Derneği Başkanı Faysal Acar da Yarkadaş'ın sözlerine yönelik, pazar yerinin birden fazla özel şirkete zincirleme şekilde devredildiğini belirtti ve bu düzenin İstanbul'da geçmişte gündem olan büyük yolsuzluk dosyalarına benzerlik taşıdığını söyledi. Acar, "Burada kurulmak istenen düzen, İstanbul'daki yolsuzluk mekanizmalarının küçük bir kopyasıydı. Aynı yöntemler, aynı şirket yapılanmaları, aynı baskı düzeni. Biz bunun İzmir'e taşındığını gördük" dedi. Acar, pazarların kamusal alan olduğunu hatırlatarak İzmir'de ilçe belediyelerinde benzer girişimlerin çoğalmaya başladığını, bunun "organize bir model" izlenimi verdiğini dile getirdi.

"İlan bir ay önce çıktı, pazar alanı 3-4 özel şirkete aktarıldı"
Acar, bir ay önce yayımlanan ilanla sürecin başlatıldığını belirterek, "Kent AŞ alanı bir özel şirkete, o şirket başka bir şirkete, o da üçüncü şirkete devretti. Tam bir zincirleme operasyon. Bu model zaten İstanbul'daki yolsuzluk dosyalarında gördüğümüz bir yöntemdir" diye konuştu.
"Esnafa 1 milyar TL'yi aşan baskı uygulandı"
Acar, pazar alanının 180 milyon TL + KDV bedelle devredildiğini, ancak bu devrin ardından üç farklı şirketin toplam 1 milyar 50 milyon TL talep ettiğini öne sürerek, "Hiçbir hizmet yok, sıfır yatırım var ama esnafa 1 milyar TL'yi aşan bir maliyet çıkarılıyor. ‘Ödemezseniz yerlerinizi başkasına veririz' denilerek açıkça baskı yapıldı" sözlerine yer verdi. Acar, bazı kişilerin siyasi isimleri referans göstererek esnafa baskı uyguladığını iddia ederek, "İstanbul'daki düzene çok benziyor. ‘Arkamızda şu genel başkan yardımcısı var, şu isim var' gibi ifadelerle esnaf tehdit edildi. Sosyal medyada ‘Size kabus olacağız' diyen kişilerin sabıka kayıtları kabarık. Bu tamamen organize bir yapı" açıklamasında bulundu. Acar, bu yapının kendilerine CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke ve CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş'ın adlarını verdiğini ve kendilerini yakından tandıklarını söylediklerini aktardı.

"Esnafın kişisel bilgileri hukuksuzca dağıtıldı"
Acar, en tartışmalı konulardan birinin de esnafın kişisel bilgilerinin özel şirketlere aktarılması olduğunu söyleyerek, "Adlar, adresler, telefonlar Hepsi özel şirketlere verildi. Bu hem hukuksuzdur hem de İstanbul'daki dosyalarda gördüğümüz yöntemlerin aynısıdır."
"Milyarlık vurgunu durdurduk, kamu zararını önledik"
Acar, mücadeleleri sonucunda büyük bir kamu zararının önüne geçildiğini belirtti ve şu sözlere yer verdi: "Belediyenin kasasına girmesi gereken milyonlar, birkaç özel şirket arasında dolaşıyordu. Esnafın cebinden çıkacak 1 milyar 50 milyon TL'yi engelledik. Devletin, kamunun ve esnafın hakkını koruduk. Kim bu işin içindeyse kınıyoruz. Karşımıza kim çıkarsa çıksın yılmadan takipçisi olacağız. Bu düzen İzmir'de kurulamayacak."




