İzmir Büyükşehir Belediyesi, kamuoyunda Basmane Çukuru olarak bilinen taşınmazın Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından ihaleye çıkarılması üzerine açıklama yaptı. Belediyenin taşınmazını veya hakkını satmadığını belirten açıklamada, amaçlarının geçmişten gelen sözleşmesel hakkı korumak ve bağımsız Belediye Hizmet Binası yapılmasını sağlamak olduğu ifade edildi.
Belediye tarafından yapılan açıklamada, TMSF’nin ihaleye çıkardığı varlığın yalnızca boş bir arsadan ibaret olmadığı, şirketlere ait haczedilmiş taşınmazlar ile bunlara bağlı sözleşmelerden oluşan “Ege Dünya Ticaret Merkezi Ticari ve İktisadi Bütünlüğü” olduğu belirtildi. İhalenin belediye tarafından gerçekleştirilmediği vurgulandı.
Basmane ihalesinin amacı ne?
Açıklamada, TMSF’nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 134. maddesi ve ilgili mevzuat kapsamında kamu alacaklarının tahsili amacıyla ihale yürüttüğü kaydedildi. Basmane açısından sürecin, mevcut kat karşılığı inşaat ilişkisinin uygulanmasını ve projenin tamamlanmasını sağlayacak yatırımcının belirlenmesini de kapsadığı belirtildi.
İhaleyi kazanacak yatırımcının, ihale ve protokol koşulları çerçevesinde belediyeye karşı yapım, teslim ve tapu işlemlerine ilişkin yükümlülükleri üstlenmesinin öngörüldüğü aktarıldı.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Amaç, geçmiş sözleşmelerden kaynaklanan hakkımızın karşılığı olan bağımsız Belediye Hizmet Binasının yatırımcı tarafından yapılarak belediyemize teslim edilmesi ve tapuda güvence altına alınmasıdır.”
Basmane daha önce de üç kez ihaleye çıkarıldı
Basmane alanının ilk kez TMSF tarafından satışa çıkarıldığı yönündeki değerlendirmelerin doğru olmadığı belirtilen açıklamada, Ege Dünya Ticaret Merkezi Ticari ve İktisadi Bütünlüğü’nün daha önce üç kez satışa çıkarıldığı ve 19 Ocak 2016 tarihinde yeniden ihale edildiği hatırlatıldı.
Önceki ihalenin projenin tamamlanmasını sağlayacak şekilde sonuçlandırılamadığı ifade edilirken, mevcut sürecin geçmiş girişimlerde giderilemeyen hukuki ve fiilî belirsizliklerin çözülmesi amacı taşıdığı kaydedildi.
Basmane’nin imar geçmişi 1985’e uzanıyor
Belediyenin açıklamasında, alanın planlama ve yapılaşma geçmişinin yaklaşık 40 yıl öncesine dayandığı belirtildi. Basmane alanının 1985 tarihli uygulama imar planında özel projeye göre yapılaşmaya konu edildiği, 1986 yılındaki plan değişikliğiyle emsal 5, serbest yükseklik ve özel projeye göre uygulama esaslarının belirlendiği aktarıldı.
1991 tarihli nazım imar planında ise eski ESHOT garaj alanının otel ve kongre merkezi olarak değerlendirilmesinin öngörüldüğü ifade edildi.
1997 yılında İzmir Büyükşehir Belediyesi ile yüklenici şirketler arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığı, sonraki yıllarda yaşanan imar, ruhsat, mülkiyet ve yargı uyuşmazlıkları nedeniyle ana projenin tamamlanamadığı bildirildi.
Belediyenin yüzde 30’luk hakkı korunacak
Açıklamada, 2009 yılında dönemin Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu döneminde yapılan düzenlemeyle belediyenin projeden kaynaklanan hakkının yüzde 11’den yüzde 30’a çıkarıldığı ve bu hakkın Belediye Hizmet Binası olarak değerlendirilmesinin kararlaştırıldığı belirtildi.
Tapudaki yüzde 11’lik mülkiyet payı ile kat karşılığı inşaat ilişkisinden doğan yüzde 30’luk hakkın farklı hukuki kavramlar olduğuna dikkat çekildi.
Belediye ile yüklenici şirketler arasında imzalanan ve TMSF’nin de kamu alacaklısı ve muvafakat eden sıfatıyla katıldığı 10 Eylül 2026 tarihli Protokolün, bu hakkı bağımsız bir kamu yapısına dönüştürmeyi amaçladığı kaydedildi.
Protokol kapsamında toplam 104 bin metrekare emsale esas inşaat alanının yüzde 30’una karşılık gelen 31 bin 200 metrekare emsale esas inşaat alanında, diğer yapılardan fiziksel ve işlevsel olarak ayrılmış bağımsız bir Belediye Hizmet Binası yapılması öngörülüyor.
75 milyon dolarlık bedel belediyenin hakkına ait değil
TMSF tarafından açıklanan 75 milyon ABD doları tutarındaki muhammen bedelin, belediyenin yüzde 30’luk hakkının satış bedeli olmadığı vurgulandı. Bu tutarın, TMSF tarafından kamu alacaklarının tahsili amacıyla satışa çıkarılan ticari ve iktisadi bütünlük için belirlenen ihale başlangıç değeri olduğu belirtildi.
Belediye açısından temel hedefin, bağımsız hizmet binasının bedelsiz yapılması, teslim edilmesi ve tapuda takyidatsız olarak tescil edilmesi olduğu ifade edildi.
İnşaat için 900 günlük süre öngörülüyor
10 Eylül 2026 tarihli Protokol kapsamında, belediyenin hakkına karşılık gelen bağımsız hizmet binasının yapımına ilişkin yükümlülüklerin somutlaştırıldığı bildirildi.
Buna göre uygulama projelerinin hazırlanması ve gerekli onayların alınması, yapı ruhsatından itibaren 900 gün içinde inşaatın tamamlanması ve yapı kullanma izin belgesinin alınması öngörülüyor. Belediyeye ait bağımsız bölümlerin ayrıca bir bedel veya karşılık talep edilmeksizin ve takyidatsız olarak belediye adına tapuya tescil edilmesi de protokoldeki güvenceler arasında yer alıyor.
Yatırımcının yükümlülüklerinin banka teminat mektubu ve ilgili sözleşmesel güvencelerle korunmasının öngörüldüğü belirtilirken, ihale ilanının yayımlanmasının projenin tamamlandığı veya belediyenin bütün haklarını fiilen elde ettiği anlamına gelmediği vurgulandı.
Hukuki uyuşmazlıklar protokol koşullarına bağlı
Basmane alanında yaklaşık 30 yıldır devam eden uyuşmazlıkların tapu kayıtlarını, geçmiş sözleşmelerden doğan karşılıklı yükümlülükleri, kamu alacaklarını, teminatları ve dava süreçlerini ilgilendirdiği ifade edildi.
Açıklamada, belirli dava ve takiplerle geçmiş sözleşmelerden kaynaklanan karşılıklı taleplerin sona ermesinin, protokolde öngörülen yükümlülüklerin taraflarca eksiksiz yerine getirilmesi koşuluna bağlandığı belirtildi.
Söz konusu çözüm yöntemi ve gerekli yetkilendirmenin, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin 16 Ocak 2026 tarihli toplantısında oy birliğiyle kabul edildiği de hatırlatıldı.
Basmane projesi Kültürpark’ı da ilgilendiriyor
Belediye Hizmet Binası’nın Basmane’de yapılmasının, Kültürpark’ın geleceği açısından da önem taşıdığı kaydedildi. Açıklamada, Kültürpark içerisinde çeşitli belediye birimleri tarafından kullanılan ve yaklaşık 27 bin metrekare alanı kaplayan hollerin önemli bir bölümünün ekonomik ve fiziksel ömrünü tamamladığı belirtildi.
Basmane’de yeni hizmet binasının yapılmasıyla belediye birimlerinin kent merkezinde çağdaş ve düzenli bir yapıda toplanmasının, Kültürpark’taki belediye hizmet kullanımlarının azaltılmasının ve söz konusu yapıların kaldırılmasıyla alanların yeniden yeşil alan olarak kente kazandırılmasının mümkün olabileceği ifade edildi.
“Amacımız İzmir’in hakkını korumak”
Basmane meselesinin yaklaşık 40 yıllık bir kent sorunu olduğuna dikkat çekilen açıklamada, mevcut çalışmaların geçmiş dönemlerde elde edilen kazanımları reddetmek yerine bunları daha güçlü hukuki güvencelere kavuşturmayı amaçladığı belirtildi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:
“İzmir Büyükşehir Belediyesi Basmane’deki hakkını satmıyor; geçmişten gelen hakkını koruyarak, bunun karşılığı olan bağımsız Belediye Hizmet Binasının yapımını, teslimini ve tapuda güvence altına alınmasını hedefliyor.”
Belediye, ihale süreci ile sonrasındaki hukuki, teknik ve mali işlemleri kamu yararı, hukuka uygunluk, şeffaflık ve kamu kaynaklarının korunması ilkeleri doğrultusunda takip etmeyi sürdüreceğini bildirdi.





