Türkeş, bu yıl sıcak hava dalgalarının geçen yıla göre daha sınırlı etkili olmasına rağmen yanıcı madde yükündeki artışın dikkatle takip edilmesi gerektiğini vurguladı.
2026 yaz sezonunu orman yangınları açısından değerlendiren Prof. Dr. Murat Türkeş, bu yılın meteorolojik koşullarının geçen yıla kıyasla farklı bir tablo ortaya koyduğunu belirtti. Geçen yıl uzun süren kuraklık ve etkili sıcak hava dalgalarının büyük yangınları tetiklediğini ifade eden Türkeş, bu yaz ise uzun süreli aşırı sıcakların henüz aynı düzeyde etkili olmadığını dile getirdi.
"Geçen yıla göre görece daha şanslıydık"

Hava sıcaklıklarının önümüzdeki günlerde mevsim normallerine yakın seyredeceğini, bazı bölgelerde ise normallerin altına ineceğini belirten Prof. Dr. Türkeş, mevcut hava koşullarının büyük yangın riskini kısa vadede azalttığını söyledi.
Prof. Dr. Türkeş, "2025 yazına uzun süreli bir kuraklığın ardından devam eden kuraklıkla çok sıcak bir yaza ve sıcak hava dalgalarıyla girmiştik. Dolayısıyla geçen yıl büyük yangınlar haziranın sonunda çıkmaya başladı ve ağustosun ortalarına kadar Türkiye'nin batısında, kuzeybatısında, Çanakkale, İzmir, Manisa başta olmak üzere birçok büyük yangın çıktı. Bu yazsa Türkiye'de havayı çok sıcak yapabilecek uzun süreli sıcak hava dalgaları tek başına etkili olmadı. Doğu Avrupa, Balkanlar ve Türkiye'nin kuzeybatı ve kuzeyinde yüksek atmosfer, öncelikle soğuk hava kütlesiyle desteklenen yüksek atmosfer oluklarının etkisinde kaldı. Bu hafta da Türkiye'nin kuzeybatısından başlayarak Marmara'nın kuzeyi, Batı Karadeniz, İç Anadolu'nun kuzeyi, Karadeniz ve Doğu Anadolu'nun kuzeyine kadar bir alanda yağış bekleniyor. Dolayısıyla da Güney, Güneydoğu ve Doğu Anadolu'nun güneyi dışında hava sıcaklıkları da yine normalleri civarında, hatta normallerin altına inecek. Bu hava koşulları 1 hafta daha yeniden Türkiye'de ciddi, uzun süreli, şiddetli yangın riskinin düşmesine yol açıyor. O yüzden bu yıl sıcak hava dalgalarının orman yangınları üzerindeki olumsuz etkileri açısından geçen yıla göre görece daha şanslıydık. Ayrıca Türkiye'nin tamamında hava sıcaklıkları bir hafta sonra hava sıcaklıklarının normallerinin 2, 3, 4 santigrat derece üzerine çıkacak" dedi.
Temizlenmeyen otlar yangın tehlikesini artırıyor

Kış ve ilkbahar aylarında görülen yoğun yağışların ormanlık alanlarda bitki örtüsünü artırdığına dikkat çeken Türkeş, bunun yangınlar açısından önemli bir risk oluşturduğunu söyledi.
Prof. Dr. Türkeş, "İlkbahardaki yoğun yağışlar nedeniyle arazilerde, kırsalda ve ormanlık alanlarda otlar ve çalılar önceki yıllardan daha fazla arttı. Bu artış da yangın açısından yanıcı madde yükünü artırdı. Bu otlar çoğu yerde temizlenmedi. Temizlenmeyen otlar, artan hava sıcaklıkları ile birlikte Ege ve Akdeniz bölgelerinde özellikle Çanakkale, Balıkesir, Manisa, İzmir, Muğla, Antalya, Mersin, Adana gibi ormanlık alanların yoğun olduğu yerlerde büyük yangın çıkma ya da çıkan bir yangının büyük yangına dönüşme riskini artırıyor" diye konuştu.
"Anız yangınlarının önemli bir payı var"
Orman yangınlarının büyük bölümünün insan kaynaklı olduğuna işaret eden Prof. Dr. Türkeş, özellikle anız yangınlarının önlenmesi için denetimlerin artırılması gerektiğini ifade etti.
Prof. Dr. Türkeş, "Bitki örtüsünün orman ve çalı şeklinde olduğu Akdeniz iklim bölgesinde anız yangınlarının, orman yangınlarında önemli bir payı var. Yangınları yaklaşık yüzde 90'ı insan kaynaklı çıkıyor. Haziranın ortasından ağustos sonuna kadar olan dönemde bu oranın yarısı anız ve piknikle bağlantılı. İlla kasıtlı olması gerekmiyor. Dolayısıyla bunların denetlenmesi, ciddi para ve idari cezaların uygulanması gerekiyor. İklim değişikliği koşullarında hava sıcaklıklarının hemen her yıl yeni rekorlar kırdığı, küresel ısınmanın devam ettiği, sıcak hava dalgalarının yılda 3-4 defa ciddi ataklar yaptığı bir Türkiye'de anız yangınını anlamak mümkün değil. Toprağa da hiçbir katkısı yok" dedi.




