İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde yürütülen Deprem Master Planı çalışmaları devam ediyor. Dokuz Eylül Üniversitesi koordinatörlüğündeki proje kapsamında jeoloji ve jeofizikten yapı stokuna, altyapıdan afet yönetimine, hukuktan ekonomiye ve toplumsal bilinçlendirmeye kadar farklı alanlarda çalışmalar gerçekleştiriliyor.

10 çalışma grubuyla kapsamlı inceleme

17.08.2026 F098E232 C560 4672 8795 A96D6601Baeb

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2025-2029 Stratejik Planı’ndaki “Çoklu Krizlere Dirençli Kent Belediyeciliği” hedefi doğrultusunda hazırlanan Deprem Master Planı ile kentin deprem öncesi ve sonrası süreçlerini kapsayan uzun vadeli bir yol haritası oluşturulması hedefleniyor.

Dokuz Eylül Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve Deprem Master Planı Proje Koordinatörü Prof. Dr. Özgür Özçelik, çalışmanın yalnızca deprem riskini azaltmaya odaklanmadığını belirterek,

“Deprem Master Planı ile aslında kenti tüm varlıklarıyla ele alarak deprem riskini azaltmaya yönelik çalışmaları bir araya getireceğiz. Ancak yalnızca risk azaltma üzerine odaklanmayacağız. Deprem sonrasında kentin mümkün olduğunca hızlı bir şekilde eski fonksiyonlarına kavuşması, hatta daha iyisinin yeniden inşa edilmesi için yapılması gerekenleri de ortaya koyacağız” diye konuştu.

İzmir’in mevcut yapı stokuna ve hızlı kentleşmesine dikkat çeken Özçelik,

“Bugün artık bozulmuş bir yapısal çevreyle karşı karşıyayız. Bunun birçok nedeni var. Teknik açıdan baktığımızda öne çıkan sorunlardan biri, yeterli ve nitelikli mühendislik hizmeti almamış, niteliği düşük ya da zaman içerisinde yaşlanmış bir yapı stokunun bulunması. Diğer taraftan İzmir, göç alan ve hızlı büyüyen bir kent. Şehir ve bölge planlama açısından da bu hızlı büyümeye ve gelişmeye her zaman yeterince ayak uyduramamış bir planlama süreci söz konusu” dedi.

Deprem riskinin çok boyutlu ele alınması gerektiğini belirten Özçelik, “Çok boyutlu ve çok yönlü bir sorunla karşı karşıyayız. Bu nedenle probleme de çok yönlü bakmamız gerekiyor. Projeyi bu anlayışla 10 farklı çalışma grubu şeklinde kurguladık. Bütün kenti farklı boyutlarıyla incelemeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

İlk aşamada deprem tehlikesi belirlenecek

17.08.2026 A122125F 3E6B 4D1A 9Ad1 568522D01E92

Çalışmalar kapsamında özellikle jeofizik ve jeolojik araştırmalarla deprem tehlikesinin belirlenmesine yönelik çalışmalar yürütülüyor. Elde edilecek verilerin, üstyapı ve altyapı risklerinin hesaplanacağı çalışmalara temel oluşturması hedefleniyor.

Master Plan’ın önemli çıktılarından birinin yapı stokunun risk durumunun ortaya konulması olduğunu belirten Özçelik, “Bu çalışmanın belki de en önemli tarafı, depreme dayanıksız yapılar konusunda vatandaşlara yol gösterebilmek. Özellikle vatandaşların yaşadığı konut türü yapıların risklerinin belirlenmesi ve bu risklerin nasıl ortadan kaldırılacağı ya da azaltılacağına ilişkin hedef ve politikaların ortaya konulmasını amaçlıyoruz” dedi.

“Arşivlerde kalacak bir plan istemiyoruz”

17.08.2026 08137047 93Ba 439B B551 623C4Cbefe1A

Planın uygulanabilir olması gerektiğini vurgulayan Özçelik, “Biz bu projenin arşivlerde kalacak, zaman içerisinde tozlanacak bir master plan olmasını istemiyoruz. Bir yol haritasını bütün detaylarıyla ortaya koyabilirsiniz. Ancak bunu hayata geçirmek için gerekli kaynağı yaratamazsanız, o plan uygulanmayan bir proje olarak kalır. Master plan kapsamında yalnızca hedef ve politikalar değil, bunların hayata geçirilmesi için gerekli kaynakların oluşturulmasına yönelik çalışmalar da önem taşıyor” dedi.

Yaklaşık 40 fay zonu mercek altında

İzmir Deprem Master Planı kapsamında kentin deprem tehlikesi, jeoloji ve jeofizik verileri üzerinden yeniden değerlendiriliyor.

Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir’in yürüttüğü Jeoloji-Jeofizik paketi kapsamında faylar ve zemin özelliklerine ilişkin mevcut verilerin bir araya getirilmesi amaçlanıyor.

“50 yıllık veri bankası oluşturuyoruz”

17.08.2026 F098E232 C560 4672 8795 A96D6601Baeb

Son 50 yılın verilerinin bir araya getirilmeye çalışıldığını belirten Sözbilir, “Bu bilgi bankası yalnızca fay ve zemin araştırmalarıyla sınırlı kalmayacak. Elde edilen veriler yapı stoku envanterinden binaların depreme dayanıklılığının değerlendirilmesine kadar birçok çalışmaya temel oluşturacak” dedi.

İzmir’de yaklaşık 40 farklı fay zonu bulunduğunu belirten Sözbilir, “Bergama Fayı çalışırsa daha çok Bergama etkileniyor. Tire Fayı çalışırsa Tire etkileniyor. Sisam Fayı çalışırsa Bayraklı etkileniyor gibi düşünebiliriz” dedi.

Çeşme’de 16 düzensiz göçmen operasyonu!
Çeşme’de 16 düzensiz göçmen operasyonu!
İçeriği Görüntüle

Kent merkezini Konak olarak kabul ederek 100 kilometre yarıçaplı bir alan belirlediklerini aktaran Sözbilir, bu alan içerisinde karada ve denizde yaklaşık 40 fay bulunduğunu ifade etti.

İzmir Fayı, Tuzla Fayı ve Gülbahçe Fayı’nın ayrıntılı şekilde incelendiğini belirten Sözbilir, “Deprem üretme potansiyeli yüksek faylar arasında özellikle Tuzla Fayı öne çıkıyor. Bu faylar uzun süredir deprem üretmeyen faylar. Dolayısıyla yakın zamanda kırılma olasılığı yüksek olan faylar sınıfında değerlendiriliyor” dedi.

İzmir’deki fayların deprem üretme potansiyeline ilişkin değerlendirmede bulunan Sözbilir, tek bir fayın kırılması durumunda oluşabilecek en büyük depremin 7,2 büyüklüğünde olabileceğini söyledi. Sözbilir, “Birden fazla fayın birlikte kırılıp kırılmayacağına yönelik çalışmalar da sürüyor” dedi.

Tsunami tehlikesi de inceleniyor

17.08.2026 5405B506 565E 4F99 8Ba7 Ceec2Bf5B7Ae

İzmir çevresindeki deniz faylarının da çalışma kapsamında değerlendirildiğini belirten Sözbilir, bazı fayların kırılması halinde tsunami tehlikesinin gündeme gelebileceğini söyledi.

İzmir Deprem Master Planı kapsamında deprem tehlikesinin yanı sıra tsunami riskinin de ele alındığını belirten Sözbilir, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin daha önce gerçekleştirdiği çalışmaların mevcut verilerle birleştirildiğini ifade etti.

Sözbilir, İzmir Deprem Master Planı ile Dirençli İzmir çalışmalarının kent genelindeki afet seferberliğinin parçaları olduğunu belirterek, hedefin deprem sonrasını beklemek yerine riskleri önceden tespit ederek kenti hazırlamak olduğunu vurguladı.

118 bin yapının envanteri çıkarıldı

17.08.2026 3887D573 7D4F 49A9 Ab9E Df443E6E92A0

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yapı stoku envanteri çalışmaları da sürüyor. Bayraklı, Bornova ve Karşıyaka’da yaklaşık 118 bin yapıya ilişkin envanter çıkarıldı.

Çalışmalarla yapı stoku envanterinin İzmir genelinde yaklaşık yüzde 12’si, merkez ilçeler bazında ise yaklaşık yüzde 32’si tamamlandı.

Bornova ve Karşıyaka’da mikrobölgeleme tamamlandı

Deprem riskinin belirlenmesine yönelik çalışmalarda yapı stokunun yanı sıra zemin verileri de değerlendiriliyor. Bu kapsamda Bornova ve Karşıyaka’nın mikrobölgeleme saha çalışmaları tamamlandı.

Elde edilen verilerin yapı stoku envanteriyle birlikte değerlendirilmesiyle ilçelerin deprem tehlikesi ve risklerinin daha ayrıntılı ortaya konulması hedefleniyor. Verilerin aynı zamanda gelecekte yapılacak planlama ve kentsel dönüşüm çalışmalarına bilimsel altyapı oluşturması amaçlanıyor.

Kaynak: Basın Bülteni