İzmir'in Karşıyaka ilçesinde yaşayan Saadet ve Mustafa Çoğalan çiftinin 2 yaşındaki oğulları Emirhan Çoğalan, 27 Mayıs 2021'de evlerinin önündeki kaldırımda akülü aracıyla oynadığı sırada, ehliyetsiz Arzu Döş'ün kullandığı 35 ALP 548 plakalı otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybetti. Manevra yapan otomobil ile kaldırımda park halinde bulunan İbrahim Dal'a ait 35 S 02234 plakalı servis otobüsünün arasında sıkışan Emirhan, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Kazanın ardından gözaltına alınan ve tutuklanan Arzu Döş, 44 gün sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Bilirkişi raporu ile iddianame farklı değerlendirdi
Soruşturma kapsamında hazırlanan bilirkişi raporunda Emirhan'ın da kusurlu olduğu belirtilerek, "Yayalar, taşıt yolunu yaya ve okul geçidiyle kavşak giriş ve çıkışlarından karşıya geçmek zorundadır" hükmünü ihlal ettiği yönünde değerlendirme yapıldı.
Ancak hazırlanan iddianamede bilirkişi raporundaki bu değerlendirmeye yer verilmedi. Arzu Döş ile servis otobüsünün sahibi İbrahim Dal hakkında "Taksirle ölüme neden olma" suçundan 2'şer yıldan 6'şar yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.
Ceza kararı kesinleşti
Karşıyaka 1'inci Asliye Ceza Mahkemesi'nin görevsizlik kararı vermesi üzerine dosya ağır ceza mahkemesine gönderildi. Ağır ceza mahkemesinin de görevsizlik kararı vermesiyle dosya yeniden Karşıyaka 1'inci Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü.
24 Aralık 2024'te görülen duruşmada Arzu Döş, "Taksirle öldürme" suçundan önce 3 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Ehliyetsiz olması ve araç kullanmayı bilmemesi nedeniyle cezası 4 yıla çıkarılan Döş'ün cezası, iyi hal indirimi uygulanarak 3 yıl 4 aya düşürüldü.
Servis otobüsünün sahibi İbrahim Dal ise "Taksirle öldürme" suçundan 2 yıl hapis cezası aldı. İyi hal indirimiyle cezası 1 yıl 8 aya indirilen Dal'ın sürücü belgesi de geri alındı. Verilen karar üst mahkeme tarafından da onanarak kesinleşti.
Tazminat kararı Yargıtay tarafından da onandı
Emirhan Çoğalan'ın ailesi, avukatları Özcan Çiçek aracılığıyla kazaya karışan araçların zorunlu mali sorumluluk sigortasını yapan iki sigorta şirketine karşı destekten yoksun kalma tazminatı talebiyle Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurdu.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti, anne ve baba lehine toplam 573 bin 494 lira destekten yoksun kalma tazminatı ödenmesine karar verdi. Sigorta şirketlerinin itirazı üzerine dosyayı inceleyen İtiraz Hakem Heyeti de ilk kararı yerinde bularak itirazları reddetti.
Bunun üzerine dosya Yargıtay 4'üncü Hukuk Dairesi'ne taşındı. Daire, kararın usul ve kanuna uygun olduğuna, itiraz gerekçelerinin bozmayı gerektirecek nitelikte olmadığına hükmederek aile lehine verilen tazminat kararını kesin olarak onadı.





