İzmir’in Menderes ilçesinde sele kapılan otomobilde Balımnaz Türkkal (16) ve ablası Nergiz Türkkal’ın (21) yaşamını yitirdiği olaya ilişkin soruşturmada, biri tutuklu iki şüphelinin ifadeleri ortaya çıktı.

Olay, 5 Şubat akşamı Oğlananası Mahallesi Kısık Sanayi yolunda meydana geldi.

Araç dere üzerindeki köprüden geçerken sele kapıldı

Balımnaz ve Nergiz Türkkal ile Devran Y. (28) ve Tamer Demirdaş’ın (33) içinde bulunduğu otomobil, dere üzerindeki köprüden geçiş sırasında sele kapıldı.

Sel sularının sürüklediği araçta bulunan Devran Y. ile sürücü Tamer Demirdaş kendi imkanlarıyla kurtuldu. İhbar üzerine bölgeye İzmir İl Jandarma Komutanlığı Sualtı Arama Kurtarma Timi ve AFAD ekipleri sevk edildi.

Eğitimli köpeklerin de kullanıldığı çalışmalarda iki kardeşin cansız bedenlerine ulaşıldı. Türkkal kardeşler Hacılarkırı Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Maden ocağında göçük! 1 işçi kurtarıldı
Maden ocağında göçük! 1 işçi kurtarıldı
İçeriği Görüntüle

Şüphelilerden biri tutuklandı

Olayın ardından Devran Y. gözaltına alındı. Hakkında “Uyuşturucu imal ve satmak” ile “Hırsızlık” suçlarından kaydı ve yakalama kararı bulunduğu belirtilen sürücü Tamer Demirdaş’ın daha sonra yakalandığı ve çıkarıldığı mahkemece tutuklandığı bildirildi.

İzmir'de Iki Kardeşin Öldüğü Kazada Kan Donduran Ifadeler (2)

“Balımnaz ve Nergiz araçtan atlayamadı”

Devran Y. ve Tamer Demirdaş'ın ifadeleri ortaya çıktı. Şüphelilerden Devran Y., "Konak Tepecik bölgesinden Balımnaz ve Nergiz'i aldık. Araçla Konak İnciraltı bölgesi taraflarında gezdik. Ardından aynı araçla Sarnıç bölgesi Yaşam Piknik Alanı'na geldik. Burada aramızda eğlendik. Saat 22.00 sıralarında Gaziemir istikametinden Torbalı istikametine doğru seyrediyorduk. Aracı yine Tamer sürüyordu. Sağ ön koltukta Nergis, sol arka koltukta ben oturuyordum. Balımnaz da yanımda oturuyordu. Menderes Torbalı yolu üzerinde hızımız 20-30 kilometreydi. Yağış çok fazla ve akıntı da vardı. Sonrasında biz arazilerin bulunduğu bir ara sokağa girdik. Burada bir anda akıntıya kapıldık. Aracın sol ön ve sol arka camlarını açtık. Ben ve Tamer, araç sele kapılınca camdan atladık. Ancak Balımnaz ve Nergiz araçtan atlayamadı. Akıntından ne zaman çıktığımı hatırlamıyorum. Tam olarak çıkış yolu bulduğumda nerede olduğumu da bilmiyordum. Yolu bulduğumda gün ağarmıştı. Ardından Tamer'in evine gittim. Ailesi Tamer'in evde olmadığını ve gelmediğini söyledi. Bunun üzerine hemen Ayrancılar Jandarma Karakolu'na gittim, olayı izah ettim" dedi.

“Geçebileceğimi düşündüm”

Tamer Demirdaş ise "Hakkımda önceden tutuklamaya yönelik yakalama olduğu için çevirme olan yolları tercih etmiyorum. Bu yolu devamlı olarak kullanmaktaydım. Biz olay yerine vardığımızda yağmur çiseliyordu. Yol üzerinde biraz su birikintisi olmuştu ancak ben arabayla geçebileceğimi düşündüm. Hızım yaklaşık 10-20 kilometreydi. Su birikintisine doğru aracı sürdüm. Tam su birikintisi üzerindeyken araç sağ ön kısmından batmaya başladı. Araç sağa doğru gitti. Aracın akıntıya kapıldığını fark edince sol ön yolcu koltuğunun bulunduğu camdan dışarı atladım. Devran da araçtan çıktı. Ben sele kapılmaya başlayınca kendisine tutunarak kurtuldum. Araçtaki kadınların da kaçıp, kendilerini kurtardıklarını düşündüm. O an kendi can derdime düştüğüm için ne olduğunu anlayamadım. Daha sonra arkadaşımın evine gidip, sığındım. Olaydan 5-6 saat sonra arkadaşım, yeğenime haber vermiş. Kendisi bizi almak için eve geldi. Jandarmaya haber verilmesini sağlayan kişi benim. Ayrıca Devran'ın kolluk görevlilerine başvurmasını da ben kendim istedim. Tutuklamaya yönelik yakalamam olduğu için kolluk kuvvetlerine kendim başvuramadım" diye konuştu.

Kaynak: Haber Merkezi