İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren İzmir Metro AŞ’de yıllara meydan okuyan üç vatman, kentin raylı sistem ulaşımında 25 yılı aşkın süredir görev yapıyor. Hüseyin Öğünç, Cüneyt Mutlu ve Bülent Yılmaz, milyonlarca yolcuyu sevdiklerine ulaştırırken mesleklerine duydukları bağlılığı ve çalışma hayatlarında hafızalarına kazınan olayları paylaştı.
İzmir Metro AŞ’nin 2000 yılında hizmete başlamasıyla birlikte göreve adım atan deneyimli vatmanlar, aradan geçen yıllara rağmen mesleklerini ilk günkü heyecanla sürdürüyor.
26 yıldır mesleğini ilk günkü heyecanla yapıyor

İzmir Metro’da 26 yıldır vatman olarak çalışan Hüseyin Öğünç’ün raylı sistemlerle tanışması, metro hattının inşaat sürecinde başladı. O dönemde güvenlik görevlisi olarak görev yapan Öğünç, açılan vatman kadrosuna başvurarak aldığı eğitimlerin ardından sürücülük yapmaya başladı.
Mesleğine duyduğu sevgiyi anlatan Öğünç, “Metro inşaat halindeyken burada güvenlik görevlisiydim. 15 kişilik vatman alımı vardı. Aranan şartları taşıdığım için bu görev bana nasip oldu. Uzun süren eğitimlerin ardından çalışmaya başladım. 26 yıldır mesleğimi zevkle yapıyorum.
Güzel dostluklarımız, arkadaşlıklarımız oldu. Emekleyerek başladığımız bu yolculukta yürümeyi öğrendik, çocuk olduk. Daha da büyüyeceğiz inşallah” dedi.
İzmir Metro’nun hayatında özel bir yere sahip olduğunu vurgulayan Öğünç, burayı ikinci evi olarak gördüğünü belirterek, “Bana ‘Hâlâ bırakmıyor musun?’ diye soruyorlar. Ben de ‘Asla’ diyorum. Metro benim ikinci evim. Uğramadığım bir gün yoktur. İzinli olduğum günlerde bile buraya geliyorum” diye konuştu.
Mesleğini gençlere de tavsiye ediyor

İzmir Metro’da meslek hayatına başlayan ve daha sonra Karşıyaka Tramvayı’nda görev alan Cüneyt Mutlu da 26 yıllık deneyime sahip. İstanbul Teknik Üniversitesi Raylı Sistemler bölümünden mezun olan Mutlu, trenlere olan ilgisini vatmanlık mesleğiyle birleştirdi.
Göreve başladığı ilk günleri anlatan Mutlu, “2 Şubat 2000’de İzmir Metro ailesine katıldım. Uzun süren eğitimlerin ardından 22 Mayıs 2000’de, metronun açılmasıyla birlikte seferlere başladık. 9 yıldır da Karşıyaka Tramvayı’nda çalışıyorum. İşimi seviyorum. Daha önceden de trenlere ilgim vardı. Dikkat ve kontrol gerektiren, aynı zamanda keyifli bir iş. Mesleğimi severek yaptım, gençlere de tavsiye ediyorum” ifadelerini kullandı.
İzmir Metrosu'nun hizmete girdiği ilk gün yaşanan yolcu yoğunluğunun unutamadığı anılardan biri olduğunu söyleyen Mutlu, “İlk gün 40 bin yolcu taşınacağı tahmin ediliyordu ancak 100 binin üzerinde yolcu taşıdık. İnsanların heyecanını ve coşkusunu anlatamam” dedi.
Bir yolcunun hayatını kurtarmaya yardımcı oldu

İzmir Metro’da 25 yıl görev yaptıktan sonra Konak Tramvayı’nda çalışmaya devam eden Bülent Yılmaz ise meslek hayatında yaşadığı bir olayla hafızalara kazındı. Bir yolcunun kalp krizi geçirmesi üzerine hızlıca harekete geçen Yılmaz, acil ekiplerin müdahalesiyle yolcunun hayata tutunmasına katkı sağladı.
Mesleğe bir arkadaşının tavsiyesiyle başladığını belirten Yılmaz, yaşadığı olayı şu sözlerle anlattı:
“Çalışmaya başlamadan önce metroya binmemiştim. Bölge durağından geçerken metroyu görmüştüm. Burada çalışan bir arkadaşımın önerisiyle bu serüven başladı. Bir gün arka koltukta oturan yolcumuz kalp krizi geçirdi. Sesini duyunca telsizle Trafik Kontrol Merkezi’ne bilgi verdim. Acil ekipler hızla yetişti ve kalp masajıyla yolcumuz kurtarıldı. Unutamadığım anılardan biri budur.”
Yaklaşık 20 yıl metro kullandıktan sonra Konak Tramvayı'nda görev almaya başladığını belirten Yılmaz, iki sistem arasındaki sorumluluk farkına da değindi. Yılmaz, “Tren sürmek çok zevkliydi. İznim bitsin de bir an önce gidip tren süreyim diye düşünürdüm. Bir süre sonra Konak Tramvayı’nda göreve başladım. Değişiklik iyi geliyor ancak burada risk daha fazla, çünkü halkın içindeyiz” diye konuştu.
Tramvay güzergâhlarında yayaların dikkatli olması gerektiğini hatırlatan Yılmaz, “Lütfen tramvay yolunda kulaklıkla müzik dinleyerek ya da telefona bakarak dikkatsizce yürümeyelim. Tek isteğim bu” çağrısında bulundu.





