HİLAL YAKUT/ YENİ İZMİR - Sokakta yaşayan hayvanların yaşam hakkına dikkat çekmek isteyen gönüllüler, İzmir'de "Sessiz Farkındalık Yürüyüşü" düzenledi. Katılımcılar, tamamen siyah kıyafetler giyerek ve üzerinde "Bir Can Eksildi" teması bulunan siyah balonlarla Pasaport İskelesi'nde bir araya geldi. Gönüllüler, Pasaport İskelesi'nden Alsancak Vapur İskelesi'ne kadar hiçbir slogan atmadan sessiz yürüyüş gerçekleştirdi.
Farkındalık oluşturmayı amaçlayan yürüyüşün sonunda gönüllüler adına basın açıklamasını Alev İlgezdi okudu.
"Sessizliğimiz teslimiyet değil"
İlgezdi, açıklamasında sessiz yürüyüşün en güçlü mesajlardan biri olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
"Bugün burada yalnızca yürümek için toplanmadık. Bugün burada, sesi duyulmayanların sessizliğine ses olmak için toplandık. Bizler; herhangi bir siyasi parti, dernek ya da vakfı temsilen değil, yaşam hakkının evrenselliğine inanan gönüllüler olarak buradayız. Bugün sessiz yürüdük. Çünkü bazen sessizlik, atılan en yüksek çığlıktan daha güçlüdür. Attığımız her adım, yaşam hakkına sahip çıkan ortak vicdanın sesidir. Biz hiçbir canın yaşam hakkından vazgeçmeyeceğiz."
"Merhametin yanında durun" çağrısı
Basın açıklamasında sokak hayvanları için kalıcı ve insani çözümlerin önemine dikkat çekilirken, toplumun tüm kesimlerine ortak vicdanda buluşma çağrısı yapıldı.
Açıklamada, "Onları korumaktan, kalıcı ve insani çözümler üretmekten, yaşam haklarını savunmaktan asla vazgeçmeyeceğiz. Çünkü bugün savunduğumuz yalnızca sokak hayvanları değildir; merhameti, adaleti ve birlikte yaşama kültürünü savunuyoruz. Yaşam hakkı ertelenemez, görmezden gelinemez ve hiçbir koşulda pazarlık konusu yapılamaz. Toplumun tüm kesimlerini korkunun değil merhametin, nefretin değil yaşamın yanında durmaya davet ediyoruz." denildi.
Barınaklardan sahiplenme çağrısı
Gönüllüler, açıklamanın sonunda vatandaşlara da çağrıda bulunarak, imkânı olan herkesi barınaklardan ya da sokaktan bir cana yuva olmaya davet etti.
Basın açıklaması, "Biz bugün sessiz yürüdük... Ama bilinmesini isteriz ki sessizliğimiz teslimiyet değildir. Sessizliğimiz, vicdanın en gür sesidir. Ve biz, yaşam hakkını savunmaktan asla vazgeçmeyeceğiz. Çünkü yaşamı savunmak bir tercih değil, insan olmanın en temel sorumluluğudur." sözleriyle sona erdi.




