İzmir’de yaşlılık değil, “sağlıklı yaş alma” dönemi öne çıkıyor. PAL EXPOCARE Yaşlı Bakım ve Sağlıklı Yaş Alma Fuarı, ikinci gününde ilham verici bir panele ev sahipliği yaptı. Fuar, İzmir Büyükşehir Belediyesi, Karşıyaka Belediyesi, Balçova Belediyesi ve Güzelbahçe Belediyesi’nin bu alandaki vizyoner çalışmalarını bir araya getirdi. Fuarla eş zamanlı düzenlenen PAN Geriatrics Sempozyumu kapsamında gerçekleştirilen “Üçüncü Yaş Üniversitesi Deneyimleri” panelinde, yaşlılığın bir “el etek çekme” dönemi değil, aksine aktif öğrenme ve sosyalleşme dönemi olduğu vurgulandı.

“Üçüncü Yaş, hayatın dümenine geçilen altın çağdır”
Panelin açılış konuşmasını yapan Fuar ve Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı ve Türkiye Alzheimer Derneği (TAD) İzmir Şubesi Başkanı Prof. Dr. Sevnaz Şahin, 2016’da temelleri atılan Ege 3. Yaş Üniversitesi modelini anlattı. Şahin, yaşam evrelerini şöyle tanımladı:
"Birinci yaş çocukluk ve eğitim dönemini, ikinci yaş kariyer ve sorumlulukların olduğu yetişkinlik dönemini temsil eder. Üçüncü yaş, emeklilikten sonra başlayan ama kişinin hâlâ aktif, üretken ve sağlıklı olduğu dönemi ifade ederken; dördüncü yaş bağımsızlığın azaldığı dönemi tanımlar. Üçüncü yaş, kişinin hayatının dümenine kendisinin geçtiği bir 'altın çağ'dır."
Şahin, 3. Yaş Üniversitesinin amaçlarını da şöyle özetledi:
"Yalnızlıkla mücadele etmek, bilgi ve deneyimi paylaşmak, aktif yaşlanmayı desteklemek ve bilişsel/fiziksel sağlığı korumaktır. Bu model, yaşlıyı toplumda daha çok söz sahibi yapan bir güçlendirme (empowerment) modelidir."
Modelin kökenine de değinen Şahin, Fransa, İngiltere ve Türkiye örneklerini anlattı. Ege 3. Yaş Üniversitesi’nin, hem Fransa hem de İngiltere modellerinin bir karışımı olarak faaliyet gösterdiğini, öğrencilerin kendi uzmanlık alanlarında ders verebildiğini ve üniversiteye kabul için üç şartın bulunduğunu vurguladı: 60 yaş üzeri olmak, devam zorunluluğu ve gönülden istemek.
Şahin, Ege 3. Yaş Üniversitesi’nin 2023’te Uluslararası 3. Yaş Üniversiteleri Birliği’ne (AIUTA) tam üye olduğunu ve Türkiye temsilcisi sıfatını kazandığını belirterek, projeye bugüne kadar yaklaşık 360 hocanın destek verdiğini söyledi.
Yerel yönetimlerden ilham veren deneyimler
Panelde, İzmir’in farklı ilçelerindeki 3. yaş üniversitelerinin koordinatörleri, sahadaki deneyimlerini paylaştı:
Ege 3. Yaş Üniversitesi (Osman Nuri Tartılacı): "2019-2025 yılları arasında 1828 öğrenci kaydettik. Pandemide teknoloji kullanmayı öğrendik. Gençlerle projelerde gördük ki; 'Gençler hızlı gidebilir ama rotayı bilen yaşlılardır.' Burada artık menfaat ilişkisi yok, sadece safiyane dostluklar var."
Karşıyaka Belediyesi (Özge Güher Toksarı): "Pandemide Zoom üzerinden başladığımız eğitimlerde, 60 yaş üstü öğrencilerimize dijital okuryazarlık öğrettik. Öğrencilerimizin en büyük motivasyonu mezuniyet töreni; birçoğu sırf kep ve cübbe giyme hayaliyle kayıt yaptırıyor."
Balçova Belediyesi (Dr. Feryal Akşan): "Kasım 2024’te protokolümüzü imzaladık. Öğrencilerimiz artık kendi kitap kulüplerini kuruyor, sosyal sorumluluk projeleriyle çevre temizliği yapıyorlar. Bu, karşılıklı alışverişle büyüyen bir süreç."
İzmir Büyükşehir Belediyesi (Gülçin Şermeti): "Yoğun talep üzerine kura çekimi yapmak zorunda kaldık. Sağlık ve ilk yardım eğitimlerini merkeze alıyoruz. Kültürpark’ın avantajıyla sportif aktiviteleri 'zorunlu seçmeli' ders haline getirdik."
Güzelbahçe Belediyesi (Duygu Yılmaz): "Felsefeden hukuka, yaratıcı dramadan teknolojiye kadar geniş bir yelpazede ders veriyoruz. Öyle bir üniversite düşünün ki; öğrenciler tatil bile yapmak istemeden dönemin açılmasını bekliyor."
Ortak vizyon: Aktif ve sağlıklı yaşlanma
Panel boyunca, 3. yaş üniversitelerinin sadece eğitim kurumu olmadığı; aynı zamanda yaşlı bireylerin bilişsel ve fiziksel sağlığını koruyan, sosyal hayatın merkezinde tutan birer yaşam alanı olduğu vurgulandı. Gönüllülük esasına dayalı bu projelerin, Türkiye genelinde yaygınlaştırılmasının sağlıklı yaşlanma bilincini artırmak için kritik olduğu ifade edildi.




