TÜBİTAK desteğiyle yaklaşık iki yılda tamamlanan çalışma kapsamında, GSM şebekesinin devre dışı kalabileceği afetlerde kullanılabilecek yedek haberleşme sistemlerinden VR/AR tabanlı ortak tatbikat ortamlarına kadar birçok öneri ortaya konuldu.
Küresel iklim değişikliğinin de etkisiyle yangın, sel, hortum, çığ ve deprem gibi afetlerde yaşanan artış, İEÜ akademisyenlerini harekete geçirdi. İEÜ Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebru Uzunoğlu’nun yürütücülüğünde hazırlanan projede, Bölüm Başkanı Prof. Dr. Selin Türkel, İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Pınar Umul Ünsal ve Yazılım Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Senem Kumova Metin görev aldı.
7 kentte 102 yüz yüze görüşme yapıldı

Yaklaşık iki yıl süren araştırmada, daha önce afet yaşayan Adıyaman, Antalya, İstanbul, İzmir, Kastamonu, Muğla ve Van’da görev yapan kurum temsilcileriyle toplam 102 yüz yüze görüşme gerçekleştirildi.
Araştırma kapsamında ziyaret edilen illerde katılımcılara, gerçek afet ortamlarını güvenli bir kurguyla yeniden canlandıran sanal gerçeklik (VR) simülasyonları da deneyimletildi.
Çalışmanın bir diğer önemli ayağını ise medya analizi oluşturdu. Deprem, yangın, sel, heyelan, çığ ve fırtına/hortum afetleriyle ilgili yayımlanan 530 bini aşkın haber metni, makine öğrenmesi teknikleri kullanılarak analiz edildi.
Bu medya analizi, İngiltere’nin Birmingham şehrinde düzenlenen CMC2025 Uluslararası Konferansı’nda ‘Best Working Paper Award’ (En İyi Çalışma Tebliği) ödülüne layık görüldü.
TÜBİTAK 1001 projesi kapsamında tamamlanan çalışmada, afet iletişiminde başarının yalnızca tek bir kurumun çabasıyla sağlanamayacağı vurgulandı. Bunun yerine farklı kurumların bilgi, deneyim ve bakış açılarını ortak bir zeminde buluşturan çok boyutlu bir iletişim anlayışının gerekliliğine dikkat çekildi.
“Daha iyi nasıl olur düşüncesiyle hareket ettik”

İEÜ Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebru Uzunoğlu, proje kapsamında AFAD başta olmak üzere afet öncesi ve sonrasında koordinasyon içinde çalışan kurumların yöneticileriyle görüştüklerini belirtti.
Uzunoğlu, çalışmanın amacını şöyle anlattı:
“Coğrafyamız gereği ülkemizde farklı afet türleriyle sık sık mücadele etmek zorunda kalıyoruz. Buna rağmen Türkiye, afetle mücadele alanında başarılı bir ülke. Bizim amacımız, afetle ilgili mevcut çalışmaların daha hızlı ve sürdürülebilir olmasına katkı sağlamak, hangi uygulamaların daha başarılı olacağını değerlendirmekti. Bu anlayışla çalışmamızı şekillendirdik. Araştırmamız, afet iletişiminde en merkezi paydaşın AFAD olduğunu ortaya koydu. Bununla birlikte merkezi yönetim, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarının etkili iletişim kavramını farklı şekillerde tanımladıklarını ve buna göre hareket ettiklerini gördük. Bu farklı bakış açılarının bir araya gelmesiyle daha güçlü ve bütüncül bir iletişim kapasitesi oluştuğunu tespit ettik. Dolayısıyla afet iletişiminde çok boyutlu bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiği sonucuna ulaştık”
Projenin sonuçları AFAD’la paylaşılacak
Prof. Dr. Ebru Uzunoğlu, İzmir Valisi Süleyman Elban’ın projenin başarıyla tamamlanması noktasında büyük emekleri olduğunu ifade etti.
Uzunoğlu, çalışmanın bundan sonraki aşamasına ilişkin ise şunları söyledi:
“Valimizin katkılarıyla çalışmamızı daha ileri aşamalara taşımayı hedefliyoruz. Ayrıca yakın bir zamanda Ankara’ya giderek AFAD Genel Merkezi’ni ziyaret etmeyi ve projemizin sonuçlarını onlarla paylaşmayı planlıyoruz. Bundan sonraki hedefimiz ise geliştirdiğimiz disiplinlerarası yaklaşımı sağlık krizleri, pandemiler ve acil müdahale gerektiren diğer olaylara da uyarlanabilecek bir yapıya kavuşturmak. Bunu başaracağımıza inanıyoruz”
Afet öncesi kurumlar arası iletişim vurgusu
Projeden elde edilen çıktıların afet yönetimi süreçlerinde önemli iyileştirmeler sağlayacağını belirten Prof. Dr. Selin Türkel, afet anını beklemeden kurumlar arasındaki iletişimin afet öncesinde de sürdürülmesi gerektiğine dikkat çekti.
Türkel, projenin sağlayabileceği katkıları şöyle değerlendirdi:
“Projemizin gelecekte yaşanabilecek afetlere hazırlıklı olmamız ve dirençliliğimizi artırmamız açısından önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Kurumlar arası düzenli temasın kurumsallaşması, yani afet anını beklemeden, afet öncesi hazırlık aşamalarında da iletişim ve ilişkinin sürekliliğinin sağlanması çok önemli. Saha gerçeğini yansıtan, teknoloji destekli hazırlık ortamları da kurulabilir. Klasik tatbikatların yanı sıra VR/AR gibi araçlarla kurumların afet anını önceden deneyimleyebileceği ortak ortamlar oluşturulabilir. GSM şebekesinin devre dışı kaldığı durumlarda kullanılabilecek yedek haberleşme sistemleri kurulabilir. Saha personelinin teknolojik okuryazarlığının desteklenmesi de büyük avantaj sağlar. Tüm bunları da raporumuzda aktardık”
VR gözlüklerle afet ortamı deneyimlendi
Projenin dikkat çeken yönlerinden birinin verilerin makine öğrenmesi yöntemleriyle analiz edilmesi olduğunu belirten Dr. Öğretim Üyesi Pınar Umul Ünsal, medya analizinin araştırmaya önemli katkılar sunduğunu söyledi.
Ünsal, VR simülasyonlarından alınan geri dönüşlere ve yeni araştırma hedeflerine ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Makine öğrenmesiyle gerçekleştirdiğimiz medya analizi, çalışmalarımıza önemli katkılar sundu. VR gözlüklerle uyguladığımız afet simülasyonları katılımcılardan son derece olumlu geri dönüşler aldı. Bu sonuçlardan hareketle, VR uygulamalarındaki insan etkileşimini ve oyunlaştırma unsurlarını artırmayı hedefleyen yeni bir bilimsel araştırma projesi üzerinde de çalışıyoruz”
Projede ortaya konulan model kapsamında; GSM şebekesinin devre dışı kaldığı durumlarda alternatif haberleşme imkanlarının oluşturulması, saha personelinin teknolojik yetkinliğinin artırılması ve kurumların afet anını önceden deneyimleyebilmesine imkan sağlayacak VR/AR tabanlı ortak tatbikat ortamlarının kurulması önerildi.




