İzmir’in köklü el sanatlarından biri olan nazar boncuğu zanaatı, küresel bir marka olma yolunda vites yükseltiyor. Büyükşehir Belediye Meclisi Üyesi Seyhan Müşerref Kuralı tarafından sunulan ve ilgili komisyonlarca oybirliği ile kabul edilen rapor, nazar boncuğunun sadece bir süs eşyası değil, korunması gereken bir "kültürel miras" olduğunu tescilledi.
Görece ve Nazarköy Mercek Altında
Hazırlanan stratejik yol haritasına göre, ilk etapta nazar boncuğu üretiminin kalbi sayılan Menderes Görece ve Kemalpaşa Nazarköy’de saha araştırmaları yapılacak. Uzman ekipler bölgedeki mevcut durumu raporlayarak, sektör temsilcilerinin ve usta zanaatkarların taleplerini dinleyecek.
Yeni Ustalar Yetişecek, Atölyeler Kurulacak
Raporun en dikkat çekici maddelerinden biri, bu kadim zanaatın geleceğini garanti altına almayı hedefliyor. Planda şu kritik başlıklar öne çıkıyor:
Zanaatın Devamı: Usta zanaatkarların yeni çıraklar yetiştirmesi için özel destek mekanizmaları ve yol haritaları oluşturulacak.
Deneyim Turizmi: Turistlerin sadece boncuk alması değil, yapım sürecine dahil olabileceği "Deneyim Atölyeleri" kurulması için çalışmalar başlatılacak.
Küresel Markalaşma: Nazar boncuğu için ulusal ve uluslararası ölçekte profesyonel bir markalaşma süreci yürütülecek.
UNESCO Kapısı Aralanıyor
Projenin nihai hedefi, nazar boncuğunu uluslararası arenada hak ettiği konuma taşımak. Bu kapsamda İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü başta olmak üzere ilgili kamu kurumlarıyla iş birliği yapılarak, zanaatın somut olmayan kültürel miras olarak tanınması için resmi süreçler işletilecek.
İzmir’in bu girişimiyle, binlerce derecelik ocaklarda şekillenen "mavi gözler", hem bölge ekonomisine can suyu olacak hem de dünya kültür mirası içindeki yerini sağlamlaştıracak.





