“Alaçatı Kentsel Sit Alanı Tasarım Rehberi” adı verilen çalışma ile bölgede son yıllarda artış gösteren kontrolsüz müdahalelerin ve görsel karmaşanın önüne geçilmesi hedefleniyor.
İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren İZPA tarafından hazırlanan rehber kapsamında; Alaçatı’nın taş mimarisi, dar sokakları, cumbalı evleri ve özgün kent estetiğinin korunması amaçlanıyor. Özellikle yaz sezonunda yoğun turist akınına uğrayan bölgede ticari kullanımın oluşturduğu düzensiz görüntünün azaltılması için tabela, tente, cephe ve çeşitli görsel uygulamalarda ortak bir tasarım dili oluşturulacak.
“Amaç tek tip görüntü oluşturmak değil”

İZPA Genel Müdürü Aykut Uçar, rehberin temel amacının Alaçatı’nın karakterini güçlendirmek olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Asıl amacımız, Alaçatı’nın kendi karakterini güçlendirmek. Tarihi çevreyle uyumsuz rastlantısal uygulamalar zamanla bütüncül kent estetiğini zedeliyor. Biz öncelikle bölgeyi tarihi çevreyle uyumsuz uygulamaların kaldırılmasıyla arındırmayı, mevcut iyi örnekleri korumayı ve ahengi güçlendirecek yeni uygulama örnekleriyle zenginleştirmeyi hedefliyoruz. Hazırladığımız rehber; esnafı, kullanıcıyı ve yerel yönetimi ortak bir anlayışta buluşturan, uygulamaya dönük bir referans niteliği taşıyor.”
“Alaçatı’nın kimliğini korumak için yola çıktık”

Yüksek şehir plancısı, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Çeşme Belediyesi Meclis Üyesi Esra Koçdemir ise çalışmanın yalnızca estetik bir düzenleme olmadığını vurgulayarak bunun uzun vadeli bir koruma vizyonunun parçası olduğunu söyledi.
Koçdemir, Alaçatı’nın yalnızca deniz ve gece hayatıyla değil, mimari ve kültürel değerleriyle de öne çıktığını belirterek şunları kaydetti:
“Çeşme artık deniz, güneş ve gece hayatıyla öne çıkan çok güçlü bir turizm merkezi. Ancak çok daha önemli kimlik ögelerimiz var. Zaman içerisinde aşırı turizm baskısıyla bu değerlerin yıprandığını görüyoruz. Biz de kimliğimizi gelecek nesillere aktarmak amacıyla böyle bir çalışma yapma gereği duyduk. Fiziksel çevre ve sosyoekonomik yapı birbirini karşılıklı etkileyen iki unsur. Fiziksel müdahaleler toplumsal yapıyı etkiliyor, toplumsal değişim de fiziksel çevreyi dönüştürüyor. Biz burada Alaçatı’nın mimari mirasını ve kent dokusunu koruyarak aslında bölgenin sosyoekonomik yapısını da güçlendirmeyi hedefledik. Alaçatı Köyiçi bölgesi bir kentsel sit alanı. Buradaki tüm müdahaleler Anıtlar Kurulu ve KUDEB denetiminde yapılıyor ancak buna rağmen kent dokusunun günbegün değiştiğini, çıkmalar ve farklı eklentilerle deforme olduğunu görüyoruz. Bizim öncelikli hedefimiz, her yıl çok yoğun turist ağırlayan bu tarihi dokuyu korumak.”
“Cephe sizin, sokak hepimizin”

Çalışma kapsamında yalnızca rehber hazırlanmadığını belirten Koçdemir, sürecin esnaf ve vatandaşlarla birlikte yürütüldüğünü ifade etti. Alaçatı’da iki ayrı esnaf buluşması düzenlendiğini aktaran Koçdemir, teknik toplantılarla rehberin ayrıntılarının işletmecilere anlatıldığını ve sezon başlangıcına kadar cephelerin rehbere uygun hale getirilmesinin talep edildiğini söyledi.
Koçdemir, süreç boyunca “Cephe sizin, sokak hepimizin” sloganını kullandıklarını belirterek bina cephelerinin yalnızca özel mülk değil, aynı zamanda kamusal alanın bir parçası olduğuna dikkat çekti. Rehbere aykırı uygulamaların tespit edilerek mülk sahiplerine resmi bilgilendirme yapılmaya başlandığını da aktardı.
Pastel tonlar ve Ege mavisi öne çıkacak
Rehber hazırlanırken kapsamlı bir literatür ve tarihi belge taraması yapıldığını dile getiren Koçdemir, Alaçatı’nın geçmişten gelen mimari kimliğinin günümüz koşullarına uygun şekilde yeniden yorumlandığını söyledi.
Koçdemir, oluşturulan renk skalasına ilişkin şu bilgileri verdi:
“Alaçatı’nın geçmişten gelen renk kartelası yeniden ortaya çıkarıldı. Pastel tonlar, taş renkleri, kiremit ve toprak tonları ile Ege’nin mavi ve turkuaz renklerini içeren geniş bir renk skalası oluşturuldu. Amacımız bütün binaların aynı görünmesi değil; işletmelerin kendi kimliklerini korurken Alaçatı’nın bütüncül estetiğine uyum sağlaması.”
Tente, aplik, şemsiye ve tabela tasarımlarında da tarihi referansların dikkate alındığını söyleyen Koçdemir, cephelerin yalnızca reklam alanına dönüşmesinin önüne geçmek istediklerini ifade etti.
“Tabelaların cephe genişliğinin yüzde 25’ini geçmeyecek şekilde planlandığı, yüksekliklerinin sınırlandığı ve malzeme seçimlerinin rehberde tanımlandığı yeni bir sistem oluşturduk. Ayrıca işletmeler için örnek uygulama setleri hazırladık. Böylece hangi tabela, tente ve aydınlatmanın birbiriyle uyumlu kullanılabileceğine dair esnafa yol gösteriyoruz.”
“Ortak estetik Alaçatı’yı daha güçlü gösterecek”
Alaçatı’da işletmesini rehbere uygun şekilde düzenleyen Samed Özen de çalışmanın işletmeler açısından yol gösterici olduğunu söyledi.
Özen, rehber sayesinde tasarım sürecinin daha planlı ilerlediğini belirterek şöyle konuştu:
“Kent tasarım rehberini inceleyerek en başta neleri yapabileceğimizi gördük. Renk paletleri, tenteler ve mekanın genel tasarımını buna göre belirledik. Sabit olan şeyleri bildiğimiz için tasarım sürecimiz daha kolay ilerledi diyebilirim. Aynı zamanda bu durum bizi daha yaratıcı düşünmeye de yönlendirdi. İnsanların sokakta gezerken, fotoğraf çekerken ya da dışarıdan bakarken verdiği tepkiler çok olumlu. Bizim de içimize sindi. Diğer işletmeler de bu renkleri ve tasarım anlayışını kullanmaya başlarsa Alaçatı daha düzenli, daha bütüncül ve daha estetik görünebilir. Bu da hem mahalleye hem işletmelere katkı sağlar.”
Tabeladan klimaya kadar tüm detaylar rehberde
Hazırlanan rehber kapsamında Alaçatı Kentsel Sit Alanı içindeki yapı cepheleri ile kamusal alan ilişkisi bütüncül bir yaklaşımla ele alındı. Tente ve sundurmalar, tabelalar, aydınlatma elemanları, klima ve teknik tesisat kutuları gibi dış görünümü etkileyen unsurlar için tasarım önerileri geliştirildi.
Cephe düzenlemeleri, renk tercihleri, malzeme kullanımı ve bitkisel peyzaj uygulamaları da Alaçatı’nın özgün mimari yapısına uygun şekilde yeniden değerlendirildi.
Rehberin temel hedeflerinden biri de yıllar içerisinde oluşan estetik bütünlüğün korunması olarak öne çıkıyor. Özellikle farklı işletmeler tarafından yapılan kontrolsüz uygulamaların yarattığı görüntü karmaşasının önüne geçilmesi amaçlanıyor.




