Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31), jeotermal enerjinin küresel ölçekte yaygınlaştırılması için önemli bir buluşmaya ev sahipliği yapacak. 10 Kasım’da gerçekleştirilecek üst düzey etkinlikte, 2050 yılına kadar küresel jeotermal enerji arzının 2025 seviyesine göre 12 kat artırılması hedefi ve uluslararası iş birliği olanakları değerlendirilecek.

Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) tarafından düzenlenen etkinliğe Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Dr. Alparslan Bayraktar ev sahipliği yapacak. IRENA Genel Direktörü Francesco La Camera’nın da katılacağı toplantıda, Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu üyeleri ve kurumsal üye firmaların temsilcileri de yer alacak.

Türkiye jeotermalde güçlü konumda

Toplantıya ilişkin değerlendirmelerde bulunan JED Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, jeotermal enerjinin dünya genelinde yaygınlaştırılması için yatırım, finansman ve uluslararası iş birliği mekanizmalarının önemine dikkat çekti.

Türkiye’nin enerji dönüşümünde jeotermalin önemli bir rol üstleneceğini belirten Kındap, bu potansiyelin yeni teknolojik gelişmelerle daha etkin kullanılabileceğini ifade etti.

İzmir’de 525 parça tarihi eser ele geçirildi
İzmir’de 525 parça tarihi eser ele geçirildi
İçeriği Görüntüle

Bölgesel savaşlar ve jeopolitik gerginliklerin enerji bağımsızlığını ülkeler açısından kritik hale getirdiğini vurgulayan Kındap, "Tüm gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin jeotermal kaynaklarından daha fazla değer oluşturma hedefine odaklandıklarını görmekteyiz. Dünyanın en zengin jeotermal kaynaklarına sahip ülkelerinden biri olan Türkiye’mizin bu oyun planında en şanslı ülkelerin başında geldiğini belirtmemiz gerekiyor" dedi.

Küresel jeotermal arzında 12 kat artış hedefi

COP31 kapsamında yapılacak toplantının Türk jeotermal sektörü açısından önemli bir fırsat olduğunu belirten Kındap, jeotermalin yalnızca elektrik üretiminde değil, farklı alanlarda da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Kındap, sanayi, tarım ve gıda sistemleri, konutların ısıtılması ve soğutulması gibi alanlarda jeotermal enerjinin kullanımına yönelik fırsatların toplantıda gündeme gelmesini beklediklerini kaydetti.

Küresel jeotermal enerji arzının mevcut 15,6 gigavat (GW) seviyesinden 2050 yılına kadar 193 GW’a çıkarılmasının hedeflendiğini hatırlatan Kındap, Türkiye'nin bu büyümeye katkı sağlayabilecek kapasitede olduğunu belirterek şöyle konuştu:

"Toplantıda, jeotermalin elektrik üretiminin yanı sıra sanayi, tarım-gıda sistemleri, konutların ısıtılması ve soğutulması ile diğer entegre kullanım alanlarında değerlendirilmesine yönelik fırsatların gündeme gelmesini bekliyoruz. COP31’in Türkiye’nin jeotermal alanındaki birikimini uluslararası iş birliklerine dönüştürmesi açısından önemli bir fırsat sunduğunu düşünüyoruz. Küresel jeotermal enerji arzının bügünkü 15.6 gigavat (GW) seviyesnden, 2050 yılına kadar 12 kat artışla 193 GW’a çıkarılması hedefini, bu kaynağın taşıdığı değerin uluslararası ölçekte daha güçlü biçimde tanınması açısından son derece önemli buluyoruz. Türkiye; yatırımcıları, mühendislik kabiliyeti, sondaj tecrübesi ve işletmecilik birikimiyle bu büyümeye katkı sunabilecek güçlü bir konuma sahip. Türk jeotermal sektörü olarak bu büyük hedefe giden yolda sorumluluklarımızı yerine getirmeye hazırız"

Jeotermal yatırımlarında sürdürülebilirlik vurgusu

JED Başkanı Ali Kındap, jeotermal yatırımlarının büyümesinde çevresel ve sosyal sürdürülebilirliğin öncelikli olması gerektiğini de vurguladı.

Jeotermal kaynakların gelecek kuşakların ihtiyaçları gözetilerek değerlendirilmesi gerektiğini belirten Kındap, rezervuarların bilimsel veriler doğrultusunda yönetilmesi ve reenjeksiyon uygulamalarının sürdürülmesinin önemine işaret etti.

Kındap, COP31 kapsamında gerçekleştirilecek buluşmanın küresel büyüme hedeflerini çevresel ve sosyal sorumluluk ilkelerine uygun, uygulanabilir yatırımlarla desteklemesini temenni etti.

Kaynak: İHA