Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, Türkiye’nin temiz enerji kaynaklarının yalnızca rüzgâr ve güneşten ibaret olmadığını belirterek, jeotermalin birçok sektörde değer zinciri oluşturabilen yapısıyla ülkenin mukayeseli üstünlüğü en yüksek kaynakları arasında bulunduğunu vurguladı.

En az iki kullanım alanını kapsamalı

Jeotermal Sektörü ‘Jeka’ Modelini Gündeme Taşıdı (3)

YEKA modelinin jeotermal enerji için yeniden kurgulanması gerektiğine dikkat çeken Kındap, JEKA yaklaşımının entegre kullanım esasına dayanması gerektiğini ifade etti:

"Bir yatırım ve iş modeli olarak düşündüğümüz JEKA projesi, ilk aşamada Maden Tetkik Arama Kurumu’nun keşfini yaptığı, jeotermal potansiyeli belirlenen ya da bilinen alanlarda rahatlıkla gerçekleşebilir. JEKA yarışmaları yatırımcılara; Enerji, Jeotermal Seracılık, Konut Isıtma, Termal Turizm, Jeotermal Madencilik, Kurutma Tesisleri gibi entegre kullanım alanlarından ikisi ve daha fazlasını yatırım planına alacak şekilde konumlandırılabilir."

TÜİK açıkladı! Konut satışları 2026'ın ilk ayında düştü
TÜİK açıkladı! Konut satışları 2026'ın ilk ayında düştü
İçeriği Görüntüle

Yerli ekipman şartı vurgusu

Jeotermal Sektörü ‘Jeka’ Modelini Gündeme Taşıdı (2)

Model sayesinde daha fazla yatırımcı ve sektörün değer zincirine katılabileceğini belirten Kındap, rüzgâr ve güneş YEKA’larında olduğu gibi yerli üretim şartlarının korunması gerektiğini söyledi. Türkiye’de faaliyet gösteren şirketlerin ekipman üretiminde katma değer zincirinde yer almasının önemine dikkat çekti.

JEKA modeliyle jeotermalin tüm kullanım alanlarında ortak bir değer zinciri oluşturulabileceğini ifade eden Kındap, önerinin detaylarının enerji bürokrasisiyle paylaşılacağını bildirdi.

Öncelik keşfi tamamlanan sahalarda

Kındap, modelin keşfi yapılmış sahalarda hızla uygulanabileceğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:

"Son derece pratik ve uygulanabilir olduğunu düşündüğümüz bu modelin detaylarını, yakın zamanda enerji bürokrasimiz ile paylaşacağız. JEKA’lar, keşfi henüz yapılmamış sahalarda tahsis edilecek arama lisanslarına, tıpkı petrol aramalarında olduğu gibi farklı finansman araçları ile destek sağlanabilir. Dünya Bankası gibi kredilendirme kurumlarının, örnekleri Türkiye’nin farklı illerinde yerel yönetimler eliyle yapılan temiz enerji değer zincirine teşvik sağlaması sağlanabilir; bu alanda koordinasyonu Valilikler bünyesindeki Yatırım İzleme Koordinasyon Başkanlıkları (YİKOB) yönetebilir. Bu durumda proje daha kapsayıcı olurken, saha keşiflerinin çoğalması; sermaye gücü olan yerli ve yabancı şirketlerin yeni sahalar geliştirebilmesi mümkün olacaktır. Elbette ve öncelikle halen keşfi tamamlanmış ve arama maliyeti düşük sahalara yatırımcı çekmek için bu modelin son derece uygulanabilir olduğunu düşünüyoruz. Mevsimsel faktörlerden etkilenmeden yüzde 80’in üzerinde kapasite faktörü ile 7/24 enerji üretebilen jeotermal santraller, ‘baz yük’ olma özellikleri ile tüm dünyada sürdürülebilir enerji üretiminin vazgeçilmez unsurları arasındadır."

“OTB’ler ile entegre olmalı”

JEKA modelinin Organize Tarım Bölgeleri ile birlikte planlanması gerektiğini belirten Kındap, jeotermal kaynakların tarımsal üretimde verimlilik sağlayabileceğine dikkat çekti:

"Bugün itibarıyla 7 bin dönüm jeotermal ısıtmalı seraya sahip olan Türkiye’nin, potansiyelinin yüzde 5’i seviyesinde olan bu kapasite ile dünyada 7'nci, Avrupa'da ilk sırada yer aldığı bilgisini veren Kındap, enerji üretimi için akışkan sıcaklığı verimli olmayan jeotermal sahalarda, enerji dışı kullanım alanlarına ilişkin destekler sağlanabilir. Bugün itibarıyla sayıları 43’e ulaşan OTB’lerin, jeotermal enerji kaynaklarının üzerinde konumlandırılması, kaynak ve üretim verimliliğini maksimize edecektir."

Rakamlarla jeotermal sektörü

Türkiye, jeotermal kaynaklı elektrik üretiminde 1.758 MW kurulu güce ulaşarak dünyanın dördüncü, Avrupa’nın ise lider ülkesi konumunda bulunuyor. Bununla birlikte potansiyelin önemli bölümü henüz kullanılmıyor.

Enerji üretiminin yanı sıra konut ısıtması, jeotermal seracılık, termal turizm, jeotermal balıkçılık ve sebze-meyve kurutma alanlarında 7 bin MW’ın biraz üzerinde kullanım kapasitesi bulunuyor.

Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA), Türkiye’nin keşfi tamamlanan jeotermal potansiyelini 62 bin MW olarak açıklarken, bu potansiyelin yalnızca yüzde 11’inin değerlendirildiği belirtiliyor.

150 bin dönüm jeotermal ısıtmalı sera potansiyeline sahip Türkiye’de halen 7 bin dönüm sera bulunuyor. Mevcut kapasite potansiyelin yüzde 5’ine karşılık gelirken, Türkiye bu alanda dünyada 7’nci, Avrupa’da ise ilk sırada yer alıyor.

Kaynak: İHA