Jeotermal enerji sektöründe 2025 yılı, yatırım hareketliliğinin yeniden başladığı bir dönem olarak geride kalırken, sektörün toplam kurulu gücü 1.758 Megavat’a ulaştı. Ancak yeni santral yatırımlarının Yenilenebilir Enerji Destekleme Mekanizması (YEKDEM) kapsamı dışında kalma ihtimali, sektörün önündeki en büyük sorun olarak öne çıkıyor.
YEKDEM için 2030 son tarih olarak belirlendi
1 Mayıs 2023 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7189 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararına göre, yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı YEK Belgeli elektrik üretim tesislerinin YEKDEM’den yararlanabilmesi için 31 Aralık 2030 tarihine kadar işletmeye alınması gerekiyor. Bu süre kısıtı, planlama aşamasındaki jeotermal yatırımlar için ciddi bir belirsizlik yaratıyor.

Zaman kısıtı yatırımların önündeki en büyük engel
Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, mevzuatta yer alan süre sınırı nedeniyle birçok yatırımın bekleme sürecine girdiğini belirtti. Kındap, bu durumun ivmelenme aşamasındaki yatırımların önündeki en büyük engel olduğunu vurguladı.
Jeotermal enerji baz yükte kritik rol üstleniyor
Türkiye’nin toplam kurulu gücünün 122 bin MW seviyesinde olduğunu hatırlatan Kındap, baz yük olarak kesintisiz üretim yapabilen tek yenilenebilir kaynağın jeotermal santraller olduğuna dikkat çekti. Kındap, “Ülkemizin son 15 yılda jeotermal enerjide tüm dünyanın alkışladığı başarısının altında YEKDEM’in çok önemli payı var” dedi.

Yatırım maliyeti diğer kaynaklara göre daha yüksek
Jeotermal santral yatırımlarının rüzgâr ve güneş enerjisine göre önemli farklılıklar gösterdiğini ifade eden Kındap, megavat başına yatırım maliyetinin rüzgâr santrallerine kıyasla en az üç kat daha fazla olduğunu söyledi. Bu nedenle yatırımcılar için YEKDEM desteğinin hayati önemde olduğu vurgulandı.
"Köprüden önceki son çıkış"
Lisans, izin, ruhsat, arazi alımı, ÇED, sondaj, kaynak verimliliğinin tespit edilmesi, santralin inşası ve devreye alınması aşamalarının en iyimser şartlarda beş yılda tamamlanabildiğine işaret eden JED Başkanı Ali Kındap, şu değerlendirmeyi yaptı: "Bugün yüksek yatırım maliyetine rağmen sektöre yatırım yapmak isteyen, pek çok yatırımcımız var. Ancak bugün harekete geçseler dahi, 2030 sonuna kadar santralleri devreye almaları teknik olarak mümkün olamayacak. Bu belirsizlik ortamında hevesli yatırımcılar da haklı olarak bekleyiş dönemine giriyor. Dolayısıyla içinde bulunduğumuz 2026 yılını, köprüden önceki son çıkış yılı olarak görüyoruz. Bu yıl içerisinde ilgili yasal düzenlemeyi yapamazsak, 2027 ve sonrasında tüm yatırım planlarının askıya alınma riski bulunuyor. Talep ve beklentilerimizi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımız başta olmak ilgili tüm kamu otoritelerine aktardık. Basit bir kanun değişikliği ile yatırımlarda öngörülebilirlik sağlanmış olacak."

2053’e kadar en az 10 bin MW JES
1 Mayıs 2023 tarihi yasal düzenleme ile jeotermal enerji yatırımlarının YEKDEM kapsamındaki teşvik süresinin 10 yıldan 15 yıla çıkarıldığını, bu süre uzatımının sektör açısından hayati önem taşıdığını kaydeden Kındap, Türkiye’nin "2053 Net Sıfır" vizyonuna ulaşması için ise jeotermal enerjide en az 10 bin MW kurulu gücünde santral yatırımının devreye alınması gerektiğinin altını çizdi.





