İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın Maltepe'deki evinin önünden kaçırılmasının ardından eşi Ayşe Toprak Karaal, emniyette verdiği ifadenin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
Olay öncesinde birlikte yürüyüşe çıkmaya hazırlandıklarını belirten Karaal, yaşananları şu sözlerle anlattı:
"Dün eşim işten geldikten sonra yemek yedik ve yürüyüş için sahile inecektik. Küçük kızımla birlikte eşim önden dışarıya çıktı. Küçük kızım biraz öndeydi. Eşimi iki kişi yakalayıp arabanın içine, kafasına vurup arabanın içine attı. O arada komşular hepsi bir bağırış halinde. Arkadaşım da geliyordu, arabayı tespit ettim dedi. Ben de o arada cama çıktım. Camdan eşimin kafasına vurularak içeri atılışını gördüm. Büyük kızım da o arada tabii koşturarak aşağıya indi. Babası 'Melis, Melis' diye bağırıp onu uzaklaştırmak mı istedi artık ya da yardım mı istedi, bilmiyorum ama o arada eşimin telefonu açıldı. Üç kere 'polis, polis, polis' diye bağırdı. Araba hızla giderken polis ekipleri zaten hemen geldi. Arkadaşım da arabanın arkasından koşturdu. Biz orada 17 yıldır oturuyoruz. Komşuların hepsi aşağıya geldi ama hiçbir şekilde yetişemedik. Ne olduğunu anlayamadık. Hayatımızda ilk defa yaşadığımız bir şey."
Telefon sinyali Kartal'da alındı
Olayın ardından telefonun konum bilgisini takip ettiklerini söyleyen Ayşe Toprak Karaal, telefonun kısa süreliğine sinyal verdiğini belirtti.
"Dünden beri telefonu kapalıydı. Kızım sürekli ağlayarak, sürekli 'babam nerede babam nerede' diye hep telefonlarına bakarken 'anne' dedi, 'babamın telefonu açıldı.' Çok sevindik, hemen polis memurlarına ilettik. Arabaya atlayıp gidildi. Kartal'da açık bir alanda, samanlık bir alanda sinyal geldiği görüldü. Yalnız telefon henüz bulunamadı. Bana henüz bulunduğuna dair bir bilgi gelmedi."
Karaal ayrıca olay sırasında 4 kişiyi net şekilde gördüğünü, ancak daha fazla kişinin olup olmadığını seçemediğini ifade etti.
"Muhtemelen ikiz araba, ikiz plaka yaptılar"
Aile olarak herhangi bir tehdit almadıklarını ve kimseyle husumetlerinin bulunmadığını belirten Karaal, olayın planlı bir organizasyon olabileceğini düşündüğünü söyledi.
"Biz yıllardır aynı mahallede yaşarız. Hiç kimseyle bir kötülüğümüz yok, kötü sözümüz yok. Eşim zaten inanılmaz efendi, inanılmaz duygusal, karıncayı dahi incitmeyen bir insandan bahsediyoruz. Hepimiz şok olduk. Tehdit olamaz çünkü benim iki tane kızım var, okula gidiyor. Sahilde bisiklet sürüyorlar, oraya buraya gidiyorlar. Tehdit olsa ben emekli oldum, kızlarımın başındayım. Hani eşim 'kızlar giderken sen yanında dur, hani bir şey olabilir' diye beni uyarırdı ama hiçbir şekilde hiçbir uyarı, hiçbir tehdit olmadı."
Olayda kullanılan araçla ilgili kendilerine aktarılan bilgiyi de paylaşan Karaal şöyle devam etti:
"Arkadaşım arabanın plakasını hemen aldı. Arabayı da tarif etti. Plakadan zaten arabayı da buldular. Arabayı polis memurlarımız buldu, getirdiler. Dedi ki 'bu 3 gündür yatan bir araba. Hiçbir şekilde bu araba çalışmamış. Muhtemelen ikiz araba yaptılar, ikiz plaka yaptılar' diye bir bilgi geldi bana. Bizim sokaktaki bir araba değildi. Biz hani sonuçta yol üzerindeyiz, hangi araba park ediyor bilmiyoruz açıkçası ama muhtemelen eşimi takip eden, planlı bir organizasyon diye ben düşünüyorum."
"Eşimin acilen bulunmasını istiyorum"
Eşinden olayın yaşandığı saatten bu yana haber alamadıklarını dile getiren Ayşe Toprak Karaal, yetkililerden gelecek iyi haberi beklediklerini söyledi.
"Dün akşam 21.00'dan beri haber alamadıklarını belirten Karaal, 'Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde hiçbir Türk vatandaşı kapısının önünden karga tulumba şeklinde kızlarının, ailesinin, komşularının önünde alınmamalı. Eşimin acilen bulunmasını istiyorum. Bulunana kadar da ben polis merkezinde bekleyeceğim. Polislerimiz de gece gündüz çalışıyor şu anda. Hepsi aramalarına devam ediyor. Hepsinden gelecek iyi haberi bekliyorum."
Karaal, eşinin çalışma hayatında ve özel yaşamında çevresi tarafından dürüst ve sakin kişiliğiyle tanındığını belirterek, olayın neden gerçekleştiğine ilişkin herhangi bir fikirlerinin olmadığını ifade etti.





