Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye’de 65 yaş ve üzerindeki bireylerde gerçekleşen ölümlerin yüzde 38,1’i dolaşım sistemi hastalıklarından kaynaklanıyor. Medicana International İzmir Hastanesi Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Abdi Sağcan, yaşlanmanın kalp hastalıklarını kaçınılmaz hale getirmediğini belirterek kalp sağlığını korumaya yönelik önerilerini paylaştı.
Tansiyon, kolesterol ve kan şekeri takibi
Kalp-damar hastalıkları riskinin yaşla birlikte artabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Abdi Sağcan, düzenli sağlık kontrollerinin önemini vurguladı.
“İleri yaşlarda kalp ve damar sağlığına gösterilmesi gereken özen artıyor. Ancak yaş almak, kalp hastalığının kaçınılmaz olduğu anlamına gelmiyor. Özellikle 65 yaşından sonra günlük yaşamda yapılabilecek bazı değişiklikler ve düzenli sağlık kontrolleri, kalp ve damar sağlığının korunmasında önemli rol oynuyor. Tansiyonun düzenli aralıklarla kontrol edilmesi son derece kritiktir. Yüksek tansiyon çoğu zaman belirti vermeden ilerlediği için kişinin kendisini iyi hissetmesi tansiyonunun normal olduğu anlamına gelmez. Bu süreçte kolesterol ve kan şekeri takibinin de aksatılmaması gerekir”
Hareketli yaşam ve dengeli beslenme
Hareketsizliğin kalp-damar sağlığının yanı sıra kas gücü, denge ve yaşam kalitesini de olumsuz etkileyebileceğini belirten Sağcan, fiziksel aktivitenin kişinin sağlık durumuna uygun şekilde sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.
“Hareketsizlik, kalp-damar sağlığının yanı sıra kas gücü, denge ve genel yaşam kalitesi üzerinde olumsuz etkilere yol açabiliyor. Kişinin sağlık durumuna ve hareket kapasitesine uygun tempolu yürüyüş, hafif egzersizler ve denge çalışmaları rutin bir alışkanlık haline getirilmelidir. Beslenmede ise sebze, meyve, tam tahıl, balık ve zeytinyağı gibi kalp dostu seçimlere ağırlık verilmeli; aşırı tuz, doymuş yağ ve işlenmiş gıdalardan uzak durulmalıdır. Ayrıca sigara kullanılıyorsa ‘Bu yaştan sonra faydası olmaz’ düşüncesine kapılmadan mutlaka bırakmak için destek alınmalıdır.”
Uyku ve stres yönetimi ihmal edilmemeli
Kalp sağlığının korunmasında fiziksel etkenlerin yanı sıra uyku düzeni, stres yönetimi ve sosyal ilişkilerin de önemli olduğunu kaydeden Sağcan, günlük yaşamda aktif kalmanın ve yakınlarla vakit geçirmenin genel iyilik haline katkı sağladığını belirtti.
Kalp hastalığı belirtilerine dikkat
İleri yaşlarda kalp hastalıklarının belirtilerinin her zaman belirgin olmayabileceğine işaret eden Sağcan, göğüste baskı veya ağrı, nefes darlığı, olağandışı yorgunluk, çarpıntı ve baş dönmesi gibi şikâyetlerin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.
“Kalp sağlığını korumak yalnızca fiziksel faktörlerle sınırlı değildir. Düzenli uyku, stres yönetimi ve sosyal ilişkileri sürdürmek genel sağlığın ayrılmaz parçalarıdır. Mümkün olduğunca aktif olmak, aile ve arkadaşlarla zaman geçirmek genel iyilik haline katkı sağlar. Diğer yandan ileri yaşlarda hastalık belirtileri her zaman belirgin olmayabilir. Göğüste baskı veya ağrı, nefes darlığı, olağandışı yorgunluk, çarpıntı ve baş dönmesi gibi şikâyetler kesinlikle önemsenmelidir. Özellikle göğüs ağrısına nefes darlığı, soğuk terleme, bulantı eşlik ediyorsa ya da ağrı kola, sırta, çeneye yayılıyorsa vakit kaybetmeden acil tıbbi değerlendirme alınmalıdır. Her bireyin sağlık ihtiyacı farklı olduğundan 65 yaşından sonra kontroller kişiye özel bir plan doğrultusunda sürdürülmelidir” diye konuştu.




