Karaburun’da balıkların geçiş güzergâhlarına kurulan çökertme dalyanlar, geleneksel avcılık yönteminin izlerini taşıyor. Sabahın ilk saatlerinde ağlarını hazırlayan balıkçılar, denize yerleştirilen direklere bağladıkları ağları gözetleme kulübelerinden takip ediyor.

Balık sürüsünün ağın içine girmesiyle kulübeye uzanan ipler aynı anda çekiliyor ve ağ kaldırılarak balıklar içeride tutuluyor. Ardından küçük teknelerle ağın içine giren balıkçılar, avı teknelerine alıyor.
Çökertme dalyan avcılığı yapan 43 yaşındaki Mehmet Balıkçı, balıkçılığın yanı sıra çiftçilik de yaptığını belirtti. Bu yöntemin kendisine ailesinden kaldığını söyleyen Balıkçı, “Dededen babaya, babadan da bana geçti. 15 yaşından beri yapıyorum” dedi.
“Balığı ağın içinde hapsediyoruz”

Avcılığın sabır gerektirdiğini ifade eden Balıkçı, çalışma yöntemlerini şöyle anlattı:
“Bu iş sadece sabırdır, gelip sabahtan akşama bekliyoruz. Sabah ağımızı alıp denize geliyoruz. Denizin içerisine diktiğimiz iki tane direk var. Direklere ağımızı bağlayıp, iplerin bir ucunu kulübeye alıyoruz. Gözetleme kulübesinde balığı bekliyoruz. Balık ağın içine girdiği zaman iki ipi aynı anda kaldırıp balığı ağın içinde hapsediyoruz. Sonrasında küçük teknemizle içeri girip ağı kaldırıp teknenin içine alıyoruz”
Ağustos, eylül ve ekim aylarında, ayrıca kışın hava koşullarının uygun olduğu dönemlerde avlandıklarını belirten Balıkçı, av sezonlarının 1-2 ay sürdüğünü söyledi. Yalnızca kefal avladıklarını aktaran Balıkçı, günlük av miktarının değiştiğini belirterek, “Sadece kefal avlıyoruz. Günde 5, 50 ya da 100 tane de gelebilir, hiç de gelmeyebilir” dedi.
Av sırasında yem veya radar sistemi kullanmadıklarını dile getiren Balıkçı, “Nasibimizde varsa tutarız, yoksa boş gideriz” diye konuştu.
“İşin sermayesi beklemek”

Tepeboz Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Recep Haskan, çökertme avcılığının yöreye özgü bir yöntem olduğunu söyledi. Yarımadada Balıklıova’dan Küçükbahçe’ye kadar 25 dalyanda bu avcılığın yapıldığını belirten Haskan, Foça’da da 2 dalyan bulunduğunu ifade etti.
Haskan, yöntemin çalışma biçimini ve balıkçıların karşılaştığı zorlukları şöyle anlattı:
“Çökertme avcılığı yöremize özgü bir avcılık. Yarımadada Balıklıova'dan Küçükbahçe'ye kadar 25 tane kurulu çökertme avcılığının yapıldığı dalyan var. 2 tane de Foça'da var. Başka da hiçbir yerde bu avcılık türü yok. Sadece yöremize ait bir avcılık türü. Bir dalyanda en az 2-3 kişi avlanıyorlar. İşin sermayesi beklemek ve gelen balığı avlamak. Son zamanlarda balık az ama arkadaşlarımız sabırla bekliyor”
“Meslek bitmek üzere”
Çökertme dalyan avcılığının geçmişinin Cumhuriyet’in ilanı öncesine uzandığını belirten Haskan, yöntemin Rumların yaşadığı dönemlerden bu yana sürdürüldüğünü söyledi. Avcılığın nesilden nesile aktarıldığını ifade eden Haskan, mesleğin ekonomik nedenlerle giderek azaldığını dile getirdi.
Haskan, “Rumların olduğu zamanlardan bu yana bu avcılık türü var. O günlerden bugünlere geliyor. En çok da dededen toruna geçiyor. Geçmişle günümüzü kıyaslarsak meslek bitmek üzere, son yıllarını yaşıyor. Çünkü artık bir evi geçindirecek bir getirisi yok. Bunlar belirli dönemlerde, balığın en çok bol olduğu geçiş dönemlerinde kuruluyor. Ocak, şubat, mart, ağustos, eylülde yapılıyor” diye konuştu.





