Malatya’nın Battalgazi ilçesinde meydana gelen 5.6 büyüklüğündeki deprem, Doğu Anadolu Bölgesi'ndeki sismik hareketliliği yeniden dünya gündemine taşırken, Deprem Uzmanı Prof. Dr. Süleyman Pampal'dan ezber bozan bir son dakika analizi geldi. Pampal, yaşanan bu sarsıntının 6 Şubat 2023'teki asrın felaketinin yapısal bir uzantısı olduğunu belirterek, Türkiye genelinde kırılma aşamasına gelmiş çok sayıda tehlikeli fay hattına dikkat çekti.
Bölgedeki hareketliliğin tesadüfi olmadığını ifade eden Prof. Dr. Pampal, 7.6 büyüklüğündeki Elbistan depremini üreten Çardak Fayı’nın kuzeydoğu ucunda muazzam bir enerji transferi yaşandığını ve bu durumun tali kırıkları tetiklediğini açıkladı.
"Bu sarsıntı 6 Şubat depremlerinin bir yansımasıdır"
Meydana gelen 5.6'lık depremin bağımsız bir süreç olarak değerlendirilemeyeceğini savunan Prof. Dr. Süleyman Pampal şu teknik detayları paylaştı:
"Bu sarsıntı, 6 Şubat depremlerinin 7.6’lık sismik dalgasını üreten Çardak Fayı’nın kuzey uç kısmındaki aktivitenin bir yansımasıdır. 6 Şubat'tan bu yana bölgede 150 bini aşan muazzam bir artçı aktivite kaydedildi. Bugün yaşanan deprem de hem Sivrice-Pütürge kırığının çevresi hem de Çardak Fayı'nın uç kesimindeki tali kırıkların hareketidir. Ancak 5-5.5 büyüklüğündeki bu depremlerin, diğer büyük fayları doğrudan 'tetikleyeceğini' söylemek bilimsel olarak doğru değildir. Büyük bir tetikleme için sismik boşluk sınırında çok daha devasa enerjiler gerekir."
"Bölgede 7’nin üzerinde deprem üretecek aktif faylar var"
Pampal, Malatya ve çevresinin coğrafi konumu gereği adeta otonom bir risk çemberinde yer aldığını söyledi. Bölgede enerjisini henüz boşaltmamış ve "sismik boşluk" statüsünde olan yapıları tek tek sıralayan uzman isim, tehlikenin büyüklüğüne şu sözlerle vurgu yaptı:
-
Malatya ve Ovacık Fayları: Akçadağ bölgesinde Çardak Fayı ile kesişen Malatya Fayı ile Tunceli-Erzincan hattına uzanan Ovacık Fayı, 7 ve üzerinde sarsıntı üretme potansiyeline sahip aktif hatlardır.
-
Yedisu Sismik Boşluğu: Erzincan ile Karlıova arasında yer alan Kuzey Anadolu Fayı'nın doğu ucu, kırılmak üzere gün sayan sismik bir boşluk konumundadır.
-
Kesişim Kavşağı: Malatya, Elazığ, Bingöl, Tunceli ve Erzurum; Kuzey Anadolu Fayı ile Doğu Anadolu Fayı'nın kesiştiği bir kavşakta yer aldığı için tehlike 50-100 kilometrelik çok dar mesafelerdedir.
İstanbul ve Hatay için "sırada bekliyorlar" uyarısı
Değerlendirmelerini sadece Doğu Anadolu ile sınırlamayan Prof. Dr. Süleyman Pampal, Türkiye'nin iki büyük metropol aksı olan İstanbul ve Hatay için de kritik uyarılarda bulundu.
Kuzey Anadolu Fayı'nın son 150 yılda 20'den fazla 7 büyüklüğünde deprem ürettiğini hatırlatan Pampal, "Şu anda geriye sadece bir Orta Marmara, bir de doğudaki 7’lik fay kaldı. İstanbul'u doğrudan etkileyecek olan Orta Marmara fayı maalesef sırada bekliyor. Bu hatlar da kırıldığında Kuzey Anadolu Fayı’nın ülke sınırlarındaki tüm enerjisi boşalmış olacak" dedi.
Geçen hafta konferans için gittiği Hatay'daki duruma da parmak basan Pampal, Ölü Deniz Fayı'nın güneye doğru kırılma eğiliminin devam ettiğini, bu yüzden Hatay ve çevresinin uzak olmayan bir gelecekte yeniden büyük sarsıntılarla test edilebileceğini aktardı.
"Pansuman tedaviyi bırakıp yapı stokunu incelemeliyiz"
Türkiye haritasının örümcek ağı gibi aktif kırıklarla kaplı olduğunu ve ülkede "deprem riski tamamen bitti" denilebilecek tek bir metrekare bile bulunmadığını ifade eden Prof. Dr. Pampal, acil eylem çağrısında bulundu. Yaraları sarmanın ya da pansuman tedavilerin gelecekteki gözyaşlarını engellemeyeceğini belirten uzman isim, asrın felaketinde hasar almamış gibi görünen tüm yapı stokunun acilen mühendislik taramasından geçirilerek geleceğin 7 ve üzeri depremlerine hazır hale getirilmesi gerektiğinin altını çizdi.




