Sancar Maruflu Sivil Toplum Yerleşkesi’nde düzenlenen etkinlikte, Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk kadınına kazandırdığı haklar ve bu kazanımların tarihsel arka planı değerlendirildi.

Uzun soluklu bir mücadele vurgusu

Medeni Kanun’un Toplumsal Dönüşümdeki Rolü Karşıyaka’da Ele Alındı (5)

Konferansta konuşmacı olarak yer alan Prof. Dr. Aylin Göztaş, 17 Şubat 1926’da kabul edilen kanunun çağdaş bir toplumun inşasında üstlendiği kritik role dikkat çekti. Kanun öncesinde var olan adaletsiz uygulamaları hatırlatan Göztaş, Türk kadınının bu haklara ulaşmak için verdiği uzun soluklu mücadeleyi vurguladı. Medeni Kanun ile kadınların eğitimden çalışma hayatına kadar toplumsal yaşamda yer almasının yasal güvenceye kavuştuğunu belirten Göztaş, aile yapısındaki dönüşümün modern Türkiye’nin temel taşlarından biri olduğunu, eşit yurttaşlık bilincinin ise çağdaş yaşamı koruyan en güçlü dayanaklardan biri olduğunu ifade etti.

“Bu mirası gururla taşıyacağız”

Medeni Kanun’un Toplumsal Dönüşümdeki Rolü Karşıyaka’da Ele Alındı (1)

Medeni Kanun’un 100. yılı Menemen’de coşkuyla kutlandı
Medeni Kanun’un 100. yılı Menemen’de coşkuyla kutlandı
İçeriği Görüntüle

Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün en büyük hukuk devrimlerinden biri olan Türk Medeni Kanunu’nun 100. yılını kutlamanın onurunu yaşıyoruz. Bu kanun kabul edilmeden önce kadınların toplumsal hayatta yok sayıldığı karanlık bir tablo hakimken, Atatürk’ün vizyonuyla Türk kadını eşit yurttaşlık hakkına kavuşmuştur. Karşıyaka Belediyesi olarak, kadın hareketinin bu tarihsel mücadelesine ve Cumhuriyet kazanımlarına sahip çıkmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında da bu büyük mirası gelecek nesillere gururla taşıyacağız” diye konuştu.

Medeni Kanun’un Toplumsal Dönüşümdeki Rolü Karşıyaka’da Ele Alındı (6)

Prof. Dr. Aylin Göztaş ise, “Türk Medeni Kanunu, toplumsal dönüşümde kadının bireyselleşmesi için ortaya konulan, sırf hukuki değil, normatif bir toplumsal düzenleyici metin olarak laikleşme ve modernleşme çabasının en önemli dokümanlarından biri sayılıyor. Ancak bu kanun sadece bir metin değil; Türk kadınının uzun yıllara dayanan hak arama mücadelesinin ve köklü kadın hareketinin en büyük kazanımıdır. Kanunun kabulünden sonraki asıl büyük süreç ise, bu hakların toplumsal cinsiyet eşitliği temelinde halk tarafından benimsenmesi ve gündelik yaşamın bir parçası haline gelmesidir” dedi.

Kaynak: Basın Bülteni