Ege Üniversitesi, Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında düzenlediği etkinliklerle erken teşhisin ve düzenli taramaların önemine dikkat çekti. “Meme Kanserinde Güç Sende” sloganıyla gerçekleştirilen çalışmalarda öğrenciler ve üniversite personeli bilgilendirilirken, tıp fakültesi öğrencilerine hastalığın tanı ve tedavi süreçleri anlatıldı.

Çiğli’de hayat kurtaran eğitim: İlk yardım semineri düzenlendi!
Çiğli’de hayat kurtaran eğitim: İlk yardım semineri düzenlendi!
İçeriği Görüntüle

Ege Üniversitesi Kanserle Savaş Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Avrupa Tıp Öğrencileri Birliği (EMSA) Ege Halk Sağlığı alt grubunun iş birliğinde gerçekleştirilen etkinliklerde, meme kanserinde erken tanı, güncel tarama yöntemleri ve cerrahi tedavi süreçleri ele alındı.

Kampüste kurulan bilgilendirme standında pembe kurdeleler ve broşürler aracılığıyla farkındalık oluşturulurken, hekim adayları katılımcıların sorularını yanıtladı. Tıp Fakültesinde “Bir Kurdeleden Ötesi” temasıyla düzenlenen eğitimde ise meme kanserinin erken teşhisi, görüntüleme yöntemleri ve cerrahi tedavinin aşamaları hakkında bilgi verildi.

“Bir kurdeleden ötesi”

“Meme Kanserinde Güç Sende” (3)

Etkinliğin açılışında konuşan EÜ Kanserle Savaş Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Fatma Yavaş, kanser farkındalığının yalnızca sembollerle sınırlı olmadığını belirtti.

Prof. Dr. Yavaş, “Bizim sloganımız aslında 'Bir kurdeleden ötesi'; çünkü her kanserin bir kurdelesi var ve her biri farklı renkte. Amaç sadece o kurdeleyi takmak ya da sadece o kurdeleye bir renk vermek değil; o kurdeleyle bir farkındalık yaratmak. Bir kişiyi bile erken tanıyla yakalarsak onun hayatına dokunmuş oluruz. Bu etkinlikleri sizlerle yapmamızın nedeni geleceğin doktorları olduğunuz içindir. Branşınız ne olursa olsun mutlaka çevrenizden biri size danışacak. Hekimlik sadece bir diploma veya bir meslek değil; hastalarınızın yanı sıra çevrenize de rehberlik edebilmektir" diye konuştu.

Türkiye'deki tarama programına da değinen Yavaş, “Ülkemizde 40-69 yaş aralığındaki tüm kadınlara 2 yılda bir ücretsiz tarama yapılıyor. 40 yaşına kadar ise düzenli kendi kendine muayene büyük önem taşıyor. Erken evrede yakalanan vakalarda 5 yıllık sağkalım oranı yüzde 90’lara ulaşıyor” dedi.

Her 8 kadından biri risk altında

“Meme Kanserinde Güç Sende”

EÜ Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Uzmanı Doç. Dr. Özge Aslan, meme kanserinde tanı ve tarama yöntemlerine ilişkin sunum yaptı. Radyolojik sınıflandırma ve tarama protokollerini anlatan Aslan, hastalığın kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğunu vurguladı.

Doç. Dr. Aslan, “Kadınlarda en sık görülen kanser türü ne yazık ki meme kanseri; her 8 kadından birinde yaşamı boyunca meme kanseri gelişme ihtimali bulunuyor. Ülkemizde 40 yaş itibarıyla meme kanseri taraması mamografi ile yapılıyor. 40 yaş öncesinde ultrasonla değerlendirme yaparken, 40 yaşından itibaren 2 yılda bir mamografiyle tarama sürecini yürütüyoruz. 40 yaşından önce mamografi çekmeyi tercih etmiyoruz; çünkü genç meme dokusu radyasyona daha duyarlıdır. Rutin taramaya MR ile başlamıyoruz; genetik mutasyonu bulunan yüksek riskli hastalarda, güçlü aile öyküsü olanlarda veya kemoterapi sonrası tedavi yanıtını değerlendirmede MR'a geçiyoruz” bilgilerini verdi.

Erken evrede sağkalım oranı yüzde 99

“Meme Kanserinde Güç Sende” (2)

EÜ Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Berk Göktepe ise meme kanserinin risk faktörleri, belirtileri ve tedavi süreçleri hakkında öğrencileri bilgilendirdi.

Dünyada ve Türkiye'de görülen vakalara ilişkin verileri paylaşan Göktepe, “Dünyada yıllık yeni vaka sayısı 2,3 milyon; Türkiye'de ise yılda yaklaşık 25 bin kadına meme kanseri tanısı konuyor. Küresel ölçekte meme kanserine bağlı yıllık kayıp 670 bin civarında. Erken tanıda, yani Evre 0 ve Evre 1'de sağ kalım oranları yüzde 99 seviyesindeyken, ileri evrelerde bu oran yüzde 20-30'lara kadar geriliyor” dedi.

Kendi kendine muayeneye dikkat çekildi

Meme kanserinin erken fark edilmesinde kişilerin kendi kendine muayenesinin önemine değinen Dr. Öğr. Üyesi Göktepe, muayenenin 20 yaşından itibaren ayda bir yapılması gerektiğini belirtti.

Göktepe, “Kadınların 20 yaşından itibaren ayda bir kez, regl dönemi bittikten yaklaşık 5 ila 7 gün sonra kendi kendine meme muayenesi yapması gerekiyor. Memede portakal kabuğu görünümü, meme ucunun içeri çekilmesi, kendiliğinden gelen kanlı veya şeffaf akıntı ile meme başında geçmeyen egzama benzeri yaralar şüphe uyandırmalıdır. Öte yandan ağrıyla başvuranlarda meme kanseri saptanma olasılığı ortalama yalnızca yüzde 1,3'tür; yani oldukça düşüktür. Unutulmamalıdır ki tarama hayat kurtarır; tanıya giden yol ise klinik muayene, görüntüleme ve biyopsiden oluşan üçlü değerlendirmeden geçer” şeklinde konuştu.

Etkinlik, interaktif yarışmada dereceye giren öğrencilere ödüllerinin verilmesiyle devam etti. Program, öğrencilerin konuşmacı akademisyenler adına doğaya katkı sağlamak amacıyla gerçekleştirdiği ağaç dikim bağışı belgelerinin sunulmasıyla sona erdi.

Kaynak: Basın Bülteni