Sonbaharda artabilen saç dökülmesinin her zaman kalıcı kayıp anlamına gelmediğini belirten Dr. Muhammet Emrah Cinik, uzun süren dökülme ve saç yoğunluğundaki azalmaya karşı uyardı.
Mevsim değişikliklerinin saç döngüsünü etkileyebildiğini belirten Dr. Muhammet Emrah Cinik, sonbahar döneminde bazı kişilerde saç dökülmesinin geçici olarak artabileceğini söyledi. Ancak dökülmenin aylar boyunca sürmesi, saç yoğunluğunun azalması veya tellerde belirgin incelme görülmesi durumunda yalnızca mevsimsel değişikliğin sorumlu tutulmaması gerektiğini vurguladı.
Saç köklerinin büyüme, geçiş ve dinlenme-dökülme evrelerinden oluşan biyolojik bir döngü içerisinde çalıştığını aktaran Cinik, yaz sonu ve sonbaharda bu döngüye bağlı olarak saç dökülmesinde değişiklikler görülebileceğini ifade etti. Uzman, saç kaybının nedeninin belirlenmesinin, doğru değerlendirme ve takip açısından önem taşıdığını kaydetti.
Mevsimsel dökülme ne zaman dikkate alınmalı?
Mevsimsel değişikliklerle ilişkili saç dökülmesinin belirli bir süre içerisinde azalmasının beklendiğini belirten Cinik, uzun süre devam eden kayıpların farklı nedenler açısından araştırılması gerektiğini söyledi.
Dr. Cinik, şu değerlendirmede bulundu:
“Sonbaharda saç dökülmesi geçici olarak artabilir. 2, uzun süren dökülme yalnızca mevsim değişikliğine bağlanmamalı. Mevsimsel dökülmenin geçici olmasını bekleriz. Ancak dökülme aylar boyunca devam ediyor, saç yoğunluğu giderek azalıyor veya saç tellerinde belirgin bir incelme ortaya çıkıyorsa yalnızca mevsime bağlamak doğru olmaz. Genetik yatkınlıkla ilişkili androgenetik alopesi, erkeklerde ve kadınlarda ilerleyici saç kaybının önemli nedenleri arasında yer alıyor. Bu nedenle mevsimsel dökülme ile daha uzun süreli saç kaybının birbirinden ayrılması önem kazanıyor.”
Cinik, saç çizgisinde gerileme, şakaklarda açılma, tepe bölgesinde yoğunluk azalması ve saç tellerinin giderek incelmesinin dikkate alınması gereken işaretler olduğunu belirtti. Kişilerin altı ay veya bir yıl önceki fotoğraflarıyla mevcut durumlarını karşılaştırmasının da değişimi fark etmeye yardımcı olabileceğini söyledi.
Saç dökülmesinin farklı nedenleri olabilir
Saç kaybının her zaman genetik veya mevsimsel nedenlere bağlı olmayabileceğini ifade eden Cinik, demir depolarındaki düşüklük, tiroid fonksiyonlarındaki bozukluklar, hormonal değişiklikler, hızlı kilo kaybı, yetersiz beslenme, yoğun stres, bazı hastalıklar ve ilaçların saç döngüsünde değişikliklere yol açabileceğini aktardı.
Cinik, saç dökülmesinin nedeni belirlenmeden doğrudan tedavi veya takviye programına başlanmaması gerektiğine dikkat çekerek şöyle konuştu:
“Vitamin takviyesi her saç dökülmesinde çözüm sağlamıyor. İhtiyaç olmadan çok sayıda takviyenin kullanılması doğru değildir.”
Saçlı deri sağlığı da değerlendirilmeli
Saç dökülmesi değerlendirilirken saçlı deri sağlığının da göz önünde bulundurulması gerektiğini belirten Cinik; yoğun kepeklenme, kızarıklık, kaşıntı, kabuklanma ve uzun süre devam eden lezyonların dermatolojik değerlendirme gerektirebileceğini söyledi.
Saçların sürekli çok sıkı bağlanmasının, yüksek ısıyla şekillendirilmesinin ve sık kimyasal işlemlere maruz bırakılmasının ise saç tellerinde hasar ve kırılmayı artırabileceğini ifade etti.
“Saç ekimi her saç dökülmesinin ilk tedavisi değildir”
Erken dönemde temel hedefin mevcut saçları korumak olduğunu vurgulayan Cinik, saç ekiminin her saç dökülmesi türünde ilk tedavi seçeneği olmadığını belirtti. Saç kaybının tipi, mevcut saçların durumu ve dökülmenin ilerleyip ilerlemediğinin değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Cinik, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Saç ekimi her saç dökülmesinin ilk tedavisi değildir. Öncelikle saç kaybının tipi, mevcut saçların durumu ve dökülmenin ilerleyip ilerlemediği değerlendirilmelidir. Uygun hastalarda medikal tedaviler ve düzenli takip ile mevcut saçların mümkün olduğunca korunması hedeflenir. Saç ekimi ise gerçekten ihtiyaç olduğunda ve hasta uygun olduğunda gündeme gelmelidir.”
“Mevsimseldir, geçer” düşüncesine karşı uyarı
Sonbaharda saç dökülmesinin bir miktar artmasının tek başına paniğe neden olmaması gerektiğini belirten Dr. Cinik, buna karşın ilerleyici saç kaybının gözden kaçırılmaması gerektiğini vurguladı.
“Sonbaharda dökülmenin bir miktar artması herkeste paniğe neden olmamalı. Fakat 'Mevsimseldir, geçer' düşüncesiyle ilerleyici saç kaybının gözden kaçırılmasını da istemiyoruz. Saç tellerinde incelme ve yoğunluk kaybı fark ediliyorsa önce nedenini belirlemek gerekir. Saç sağlığında en önemli hedeflerden biri, kişinin sahip olduğu sağlıklı saçları mümkün olduğunca korumaktır.”
Cinik, uzman değerlendirmesinin saç dökülmesinin türünün belirlenmesi ve gerektiğinde uygun takip ya da tedavi yaklaşımının oluşturulması açısından önem taşıdığını ifade etti.




