Açıklamada, ulaşım yatırımlarının desteklendiği vurgulanırken, yeni uygulamanın Çeşme halkının günlük yaşamını ve bütçesini zora sokmaması gerektiği ifade edildi.
Açıklamanın tam metni şu şekilde:
“Çeşme halkının hakkını ve menfaatini korumak hepimizin sorumluluğudur
Çeşme-İzmir Otoyolu’nun işletme modeline ilişkin kamuoyuna yansıyan gelişmeleri ve Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamaları yakından takip ediyoruz.
Ülkemizin ulaşım altyapısının güçlendirilmesini, yatırımların hızlandırılmasını ve yollarımızın bakım ve işletme kalitesinin artırılmasını destekliyoruz. Devletimizin kalkınma hedefleri doğrultusunda attığı yatırımların ve hizmetlerin karşısında değil, yanındayız.
Ancak bizler aynı zamanda Çeşme halkının seçilmiş temsilcileriyiz. Bu nedenle, hemşehrilerimizin günlük hayatını, bütçesini ve huzurunu doğrudan etkileyebilecek konularda kaygılarımızı açıkça dile getirmek, hak ve menfaatlerini savunmak en temel görevimizdir.
Çeşme-İzmir Otoyolu yalnızca bir tatil güzergâhı değildir. Bu yol; Çeşmelilerin işe, okula, hastaneye, kamu kurumlarına ve İzmir’deki diğer ihtiyaçlarına ulaşımında günlük hayatın ayrılmaz bir parçasıdır.
Bu nedenle, 30 yıllık işletme modelinin Çeşme halkı açısından doğurabileceği olumsuz sonuçları bugünden sormamız ve bu sürecin takipçisi olmamız en doğal hakkımızdır.
Halkımızın bütçesini sarsacak, günlük ulaşımı lüks hâline getirecek ve hemşehrilerimizi mağdur edecek hiçbir uygulamaya rıza göstermemiz beklenemez. Biz bugün peşinen bir tartışma yaratmıyoruz; ancak gelecekte geçiş ücretlerinin hangi esaslara göre belirleneceğinin, hangi sınırlar içerisinde değiştirilebileceğinin ve Çeşme halkının günlük ulaşım ihtiyacının nasıl korunacağının şeffaf bir şekilde kamuoyuna anlatılmasını istiyoruz.
Öncelikli temennimiz ve çağrımız, Çeşme halkını ekonomik olarak zora sokacak bu karardan/uygulamadan vazgeçilmesidir. Aksi takdirde, sürecin kaçınılmaz olması hâlinde, hemşehrilerimizin mağduriyetini önlemek adına somut taleplerimizin mutlaka göz önüne alınması şarttır.
Taleplerimiz net ve somuttur:
Şeffaf süreç: İzmir-Çeşme Otoyolu’nun gelecekteki işletme ve ücretlendirme esasları kamuoyuna açıkça açıklansın.
Yerel abonman modeli: Çeşme’de ikamet eden vatandaşlarımız için özel indirimli bir ulaşım modeli mutlaka oluşturulsun.
Koruyucu geçiş uygulaması: Memurlarımız başta olmak üzere zorunlu ve günlük ulaşım ihtiyacı bulunan vatandaşlarımız için ücretsiz veya sembolik ücretli geçiş kotaları gibi koruyucu uygulamalar hayata geçirilsin.
Esnaf güvencesi: Yerel üreticilerimizin ve esnafımızın nakliye ve ulaşım maliyetlerinin artmaması, dolayısıyla Çeşme ekonomisinin zarar görmemesi için gerekli tedbirler alınsın.
Somut güvence: Çeşme halkının hiçbir şekilde mağdur edilmeyeceğine ilişkin açık, uygulanabilir ve denetlenebilir güvenceler verilsin.
Bugüne kadar yapılan açıklamaların, temsil ettiğimiz Çeşme halkının kaygılarını gidermekte henüz yeterli olmadığını düşünüyoruz.
Bizler Milliyetçi Hareket Partisi Çeşme Belediyesi Meclis Üyeleri Av. Hakan Çalı, Yunus Emre Koç, Ali Gölcük ve Durmuş Biçer olarak; partimizin ve hükümetimizin ülkemizin kalkınması, yatırımların artırılması ve kamu hizmetlerinin geliştirilmesi yönündeki politikalarını destekliyoruz.
Bununla birlikte, ülkemizin genel menfaatlerini savunmak ile Çeşme’nin yerel sorunlarını ve Çeşmelilerin haklı taleplerini dile getirmek birbirine zıt değildir. Tam tersine, güçlü yerel temsilin gereği budur. Çeşmelinin cebini ve günlük yaşamını zora sokacak bir tablonun karşısında durmak boynumuzun borcudur.
Amacımız Çeşme halkının haklı kaygılarını gidermek ve hemşehrilerimizin gelecekte mağdur olmayacağını garanti altına alacak somut adımların atılmasını sağlamaktır.
Devletimiz güçlü olacak, yatırımlar sürecek; ancak Çeşme halkının hakkı ve menfaati de asla ezdirilmeyecektir.
Çeşme’nin hakkı, Çeşmelinin menfaati bizim kırmızı çizgimiz ve önceliğimizdir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”




