Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı iddiasıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Oğuzhan Uğur'un savcılık ifadesi ortaya çıktı.
Soruşturma kapsamında Oğuzhan Uğur'un da aralarında bulunduğu 10 şüpheli gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Uğur, savcılıkta Haluk Levent ile tanışma sürecinden deprem dönemindeki faaliyetlerine kadar birçok konuda ifade verdi.
"Haluk Levent'i program sayesinde tanıdım"
Uğur, Haluk Levent ile ilk kez 2018 yılında hazırladığı "PİNÇ" programı aracılığıyla tanıştığını belirtti. Daha sonra 2021 yılında sosyal medya yasasıyla ilgili hazırladığı programa Levent'i davet ettiğini söyleyen Uğur, üçüncü görüşmelerinin ise 6 Şubat depremlerinin ardından gerçekleştiğini anlattı.
İfadesinde, deprem sonrasında ambulans uçakla Adana'ya geçtiklerini, ardından Hatay'da Ahbap gönüllüleri ve AFAD ekipleriyle röportajlar yaptıklarını belirten Uğur, internet bağlantısı olmadığı için görüntüleri paylaşamadıklarını, daha sonra İstanbul'a dönerek Babala TV stüdyolarından yardım yayınlarını sürdürdüklerini aktardı.
"Şahsi hesaplarımız üzerinden herhangi bir bağış toplamadık"
Deprem döneminde yardım çağrıları kapsamında hem Ahbap hem de AFAD'ın IBAN bilgilerini paylaştıklarını belirten Uğur, bağışların kendi hesapları üzerinden toplanmadığını ifade ederek şunları söyledi:
"Bundan sonraki görüşmemiz, 2023 yılındaki 6 Şubat depreminden sonra gerçekleşti. İlk olarak 6 Şubat gecesi kendisiyle telefonda konuştuk. Kendisi, muhtemelen sosyal medya da aktif olduğumuzu gördü ve yardım faaliyetlerinin İstanbul’dan yürütülemeyeceğini, sıfır noktasına gidilerek durumun doğrudan Hatay’dan görülmesi gerektiğini bana söyledi. Gitme imkânımızın olmadığını kendisine söyledim. Devamında kendisi beni aradı ve ambulans uçakla Adana’ya gitmemizi sağladı. Adana’ya gittikten sonra Hatay’a geçtik ve Haluk Levent ile görüştük. Hatay’da çeşitli yardım faaliyetleri yürütülüyordu. AFAD ve AHBAP gönüllüleriyle röportajlar yaptık ancak internet bağlantısı olmadığı için çekmiş olduğumuz görüntüleri servis edemedik. Orada bir faydamız olmayacağını düşünerek İstanbul’a döndük. İstanbul’a döndüğümüzde, Babala TV stüdyolarında deprem yardımları ve benzeri konularda yayınlar yapmaya devam ettik. Paylaştığımız görüntülerin altına hem AHBAP’ın hem de AFAD’ın IBAN bilgilerini içeren hesap bilgilerini yayımladık. Yardım yapmak isteyen kişiler bizleri arayarak ilgili IBAN bilgilerini teyit ediyordu. Arayan kişilerden bazıları yalnızca AHBAP’a yardım yapmak istiyor ve bizden özellikle AHBAP’ın IBAN numaralarını talep ediyordu. Yurt dışından arayan ve yardım yapmak isteyen kişileri ise özellikle AFAD’a yönlendiriyorduk. Zira gönderilecek paraların yasa dışı vb. olabileceği ihtimalini gözetiyorduk. Bu hususu dikkate alarak bu kişileri doğrudan AFAD’a yardım yapmaya teşvik ettik. O döneme ilişkin, yalnızca AHBAP’a yönelik yardım teşvikinde bulunduğumuz belirtilmekteyse de bu hususlar doğru değildir. Biz ilgili kurumların IBAN numaralarını paylaştık. Kendi şirketlerimiz veya şahsi hesaplarımız üzerinden herhangi bir bağış toplamadık. Bunun yasal olmadığını biliyorduk."
Haluk Levent ile yaşadığı görüşmeleri anlattı
Uğur, deprem sürecinin ardından Haluk Levent hakkında bazı konuşmalar duyduğunu ve bu nedenle aralarında telefon görüşmeleri gerçekleştiğini belirtti.
İfadesinde, Levent'in kendisi hakkında bazı değerlendirmelerde bulunduğunu öğrendiğini söyleyen Uğur, sonrasında yaptıkları telefon görüşmelerinde aralarındaki iletişimin sona erdiğini anlattı.
"Haluk Levent hakkında çeşitli dedikodular duymaktaydım"
Gazeteci bir arkadaşının kendisini arayarak Haluk Levent hakkında bazı şüphelerini dile getirdiğini belirten Uğur, bu süreçte belge olmadan herhangi bir değerlendirme yapmanın mümkün olmadığını ifade etti.
Konuya ilişkin ifadesinde şu sözlere yer verdi:
"Yine başka bir gazeteci arkadaşım, 27 Şubat 2023 tarihinde beni aradı. Kendisi, Haluk Levent ile ilgili çeşitli şüpheleri bulunduğunu, süreçten rahatsız olduğunu ve konunun üzerine gidebilmek için belge aradığını söyledi. O dönemde Haluk Levent, açıkçası yardımsever ve bir nevi 'kahraman' olarak görülen bir insandı. Herhangi bir belge olmaksızın konunun üzerine gitmek mümkün değildi. Bende kendisine bir süredir Haluk Levent ile görüşmediğimi söyledim ve açıkçası beklemeye başladık. Benim için esas kırılma noktası, gazeteci arkadaşımdan duyduğum hususlarla ilgiliydi. Haluk Levent hakkında çeşitli dedikodular duymaktaydım. Ancak benzer bir durumu bizzat kendim yaşayınca kendisiyle iletişimimi kestim. Bu, Haluk Levent ile aramızdaki kişisel bir konuydu. Bizzat Hatay’a gittiğimde AHBAP’ın sahada bulunduğunu ve çeşitli çalışmalar yaptığını gördüm. Bu nedenle kişi ile kurumu bir noktada birbirinden ayırdım. Bu konuyla ilgili durum bunlardan ibarettir."
"Şirket veya şahsi hesaplarıma herhangi bir para girmedi"
Savcılık ifadesinin sonunda Haluk Levent ile yakın bir çalışma içinde bulunmadığını vurgulayan Uğur, derneğin mali işleyişi hakkında bilgi sahibi olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Her ne kadar anlattığım üzere depremin yaşandığı günden hemen sonra Hatay’a gitmişsem de Haluk Levent ile yakın bir çalışma içerisinde bulunmadım. Kendisinin mali açıdan ne gibi tasarruflarda bulunduğunu bilmiyorum. Dolayısıyla derneğe yapılan bağışların amacı dışında kullanılıp kullanılmadığına ilişkin herhangi bir şüphe duymadım. Esasen bunu görebilecek bir konumda da değildim. Yine Haluk Levent veya Ahbap Derneği tarafından derneğin reklamının yapılması ve benzeri konularda benimle herhangi bir görüşme gerçekleştirilmedi. Ne dernekle ne de Haluk Levent ile herhangi bir ticari faaliyette, iş birliği içerisinde bulundum. Şirket hesaplarıma veya şahsi hesaplarıma herhangi bir para girmedi. Dönemin hassasiyeti gereği, o dönemde böyle bir şey yapmak aklımızın ucundan dahi geçmemiştir.




