Okulların açılmasıyla birlikte çocukların sınıf, servis, yemekhane ve yurt gibi toplu yaşam alanlarında daha fazla zaman geçirmesi, bulaşıcı hastalıkların yayılma riskini de beraberinde getiriyor. Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Şenay Pir Zengi, özellikle bu dönemde hijyen, havalandırma ve hastalık durumunda çocukların dinlendirilmesinin yanı sıra aşılamanın önemine dikkat çekti.
Kalabalık ortamlarda bulaş riski artıyor
Eylül ayıyla birlikte çocuk ve gençlerin yeniden toplu yaşam alanlarına dönmesinin, özellikle solunum yoluyla bulaşan hastalıklar açısından risk oluşturduğunu belirten Zengi, influenza, COVID-19, RSV, adenovirüs ve rinovirüs gibi enfeksiyonların yanı sıra boğmaca, kızamık, kızamıkçık, kabakulak ve suçiçeğine karşı dikkatli olunması gerektiğini söyledi.
A grubu beta hemolitik streptokok enfeksiyonları, pnömokok ve meningokok hastalıklarının da önem taşıdığını ifade eden Zengi, kalabalık yurt ortamlarında tüberkülozun da bulaş açısından göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtti.
Toplu yaşam ve beslenme alanlarında hepatit A, rota ve norovirüs kaynaklı gastroenteritler ile salmonella gibi enfeksiyonların görülebileceğini aktaran Zengi, doğrudan temas yoluyla baş biti, uyuz, impetigo, mantar enfeksiyonları, bulaşıcı konjonktivit ve el-ayak-ağız hastalığının da yayılabileceğini kaydetti.
Hijyen kurallarına dikkat edilmeli
Bulaşıcı hastalıklardan korunmada günlük hijyen alışkanlıklarının önemli olduğunu vurgulayan Zengi, ellerin su ve sabunla en az 20 saniye yıkanmasını, su bulunmadığında ise alkol bazlı el antiseptiği kullanılmasını önerdi.
Öksürme ve hapşırma sırasında mendil ya da dirsek içinin kullanılması gerektiğini belirten Zengi, sınıf ve yurt odalarının düzenli havalandırılmasının önemine de işaret etti.
Ateşli çocukların, ateş düşürücü kullanmadan en az 24 saat ateşsiz kalana kadar okula gönderilmemesi gerektiğini söyleyen Zengi, havlu, tarak ve matara gibi kişisel eşyaların paylaşılmaması gerektiğini de ifade etti.
Okul ve yurtlarda güvenli su, gıda hijyeni ve el yıkama olanaklarının sağlanması gerektiğini belirten Zengi, yeterli uyku, dengeli beslenme ve sigara dumanından uzak bir ortamın da korunmada önemli olduğunu söyledi.
Pir Zengi, "Yukarıdaki önlemlerin tamamı değerlidir; ancak hiçbiri aşının sağladığı özgül korumanın yerini tutmaz" dedi.
Geciken aşılar için yeni şema uygulanabiliyor
Türkiye'nin Genişletilmiş Bağışıklama Programı kapsamında uygulanan aşıların tüberküloz, hepatit B ve A, difteri, tetanoz, boğmaca, çocuk felci, Hib, pnömokok, kızamık, kızamıkçık, kabakulak ve suçiçeğine karşı koruma sağladığını belirten Zengi, aşı takviminde meydana gelen gecikmelerin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Ulusal takvimde bulunmayan ancak isteğe bağlı olarak uygulanabilen rotavirüs, meningokok, mevsimsel grip ve HPV aşılarının da hekim değerlendirmesiyle ele alınabileceğini belirten Zengi, aşılamada gecikme yaşanmasının sürecin tamamen bırakılması anlamına gelmediğini ifade etti.
"Aşı takvimindeki gecikmeler, çocuk büyüdükçe ‘Artık geçti' diye bırakılmamalıdır. Eksik kalan hemen her aşı, uygun bir yakalama şemasıyla tamamlanabilir. Okul kaydı dönemi, aile hekimiyle birlikte aşı kartını gözden geçirmek için doğal bir fırsattır" dedi.
Okul öncesinde hangi aşılar kontrol edilmeli?
Zengi, okul dönemi öncesinde özellikle 4-6 yaş arasındaki rapel dozların, ergenlik dönemindeki Td (Tetanoz-Difteri) pekiştirme aşısının ve eksik KKK (Kızamık, Kabakulak ve Kızamıkçık) dozlarının kontrol edilmesini önerdi.
Dünyada ve bölgede görülen kızamık salgınlarına dikkat çeken Zengi, iki doz KKK aşısının tamamlanmasının önemini vurguladı.
Hepatit A aşısının da iki doz olarak tamamlanması gerektiğini belirten Zengi, daha önce aşılanmamış büyük çocuk, ergen ve erişkinlerde aşının başlanabileceğini söyledi. İkinci dozun gecikmesi durumunda ise şemaya baştan başlanmaması gerektiğini ifade etti.
Grip aşısı her yıl yenilenmeli
Mevsimsel grip aşısının 6 aylıktan itibaren uygulanabildiğini belirten Zengi, aşının her yıl yenilenmesi gerektiğini kaydetti. Aşının koruyucu etkisinin yaklaşık iki hafta sonra başladığını ifade eden Zengi, ilk kez grip aşısı olacak 6 ay-8 yaş arasındaki çocuklarda en az dört hafta arayla iki doz uygulanması gerektiğine dikkat çekti.
Yurt ortamında meningokok riski değerlendirilmeli
Meningokok aşılarının Türkiye'de ulusal takvimde yer almadığını belirten Zengi, özellikle kalabalık yurtlarda kalacak gençler ve belirli risk gruplarında aşılama kararının hekim tarafından bireysel risk değerlendirmesiyle verilmesi gerektiğini söyledi.
HPV aşısının rahim ağzı kanseri başta olmak üzere birçok kanser türüne karşı koruma sağladığını belirten Zengi, aşının 9-14 yaş arasında iki doz, 15 yaş ve sonrasında ise üç doz uygulandığını ifade etti. Aşının erken yaşta ve cinsel temas öncesinde yapılması halinde en yüksek etkinliğin elde edildiğini kaydetti.
Hafif enfeksiyonlar aşıya engel değil
Farklı aşıların aynı seansta uygulanabileceğini ve bunun aşının etkinliğini azaltmadığını belirten Zengi, ateşsiz basit soğuk algınlığı gibi hafif enfeksiyonların da çoğu durumda aşının ertelenmesi için neden olmadığını söyledi.
Aşılarla ilgili tereddütlerde sosyal medya yerine çocuk hekimleri ve aile sağlığı merkezlerinin güvenilir bilgi kaynağı olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Şenay Pir Zengi, okul dönemi başlamadan önce çocukların aşı kartlarının kontrol edilmesi çağrısında bulundu.




