9 Ocak 2026 Cuma - İzmir’i esir alacak | Meteorolojiden kritik uyarı!
9 Ocak 2026 Cuma - İzmir’i esir alacak | Meteorolojiden kritik uyarı!
İçeriği Görüntüle

Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, İzmir’de yer altı sularının kontrolsüz kullanımının kenti ciddi bir çökme riskiyle karşı karşıya bıraktığını belirterek, gerekli önlemler alınmazsa önümüzdeki 50–60 yıl içinde deniz suyunun Basmane’ye kadar ilerleyebileceği uyarısında bulundu.

Temiz Toplum Temiz Gelecek Platformu üyeleri, Prof. Dr. Doğan Yaşar ile bir araya gelerek İzmir ve Türkiye genelinde giderek derinleşen su, enerji ve kuraklık sorunlarını masaya yatırdı. Toplantıda özellikle İzmir’i tehdit eden yer altı suyu kullanımı, kuraklık ve zemin çökmesi riskleri öne çıktı.

“İzmir uzun vadede çökme tehdidiyle karşı karşıya”

Toplantıda konuşan Prof. Dr. Doğan Yaşar, İzmir’in en büyük ve uzun vadeli sorununun “çökme” olduğunu vurguladı. Kentin bu tehlikeyi uzun yıllardır görmezden geldiğini ifade eden Yaşar, geçmişten bugüne görev yapan belediye yönetimlerinin su tasarrufu ve Körfez konusunda yeterli adımlar atmadığını söyledi. Yaşar, uyarılarını ilgili belediye başkanlarına doğrudan aktaramadığını, mektup yoluyla iletmek zorunda kaldığını dile getirdi.

42 yıldır denizler ve İzmir Körfezi üzerine çalışan bir akademisyen olduğunu hatırlatan Yaşar, Körfez’le ilgili en kapsamlı bilimsel çalışmayı 1998 yılında gerçekleştirdiklerini, 1999’dan bu yana da kamuoyunu sürekli uyardıklarını belirtti. Büyük Kanal Projesi sonrasında Körfez’in temiz suyla desteklenmesi halinde yüzülebilir hale gelebileceğini ancak derelerin betonlanması ve yanlış çevre uygulamaları nedeniyle bu hedefin gerçekleşmediğini ifade etti.

Yer altı suları alarm veriyor

İzmir’in ciddi bir su kriziyle karşı karşıya olduğunu belirten Prof. Dr. Yaşar, 2000 yılında yüzde 60 seviyesinde olan su kayıp-kaçak oranının düşürülmesine rağmen hâlen yüzde 35 düzeyinde olduğunu söyledi. Kentte kullanılan suyun yaklaşık yüzde 80’inin yer altı kuyularından karşılandığına dikkat çeken Yaşar, kuyu derinliklerinin 600 metreden 1200 metreye kadar indiğini, bunun başta Manisa Ovası olmak üzere tüm bölgenin altını boşalttığını ifade etti.

Kuraklığın yalnızca çevresel bir sorun olmadığını vurgulayan Yaşar, “Enflasyon, ekonomik kriz, enerji krizi, balıkların yok oluşu ve hatta savaşların temelinde kuraklık yatıyor” dedi. Tarih boyunca büyük göçlerin ve toplumsal kırılmaların da kuraklık dönemlerinde yaşandığını hatırlattı.

“Deniz suyu Basmane’ye kadar gelebilir”

İzmir’de çökme sürecinin sessiz ama sürekli ilerlediğini belirten Yaşar, dikkat çeken bir uyarıda bulunarak,
“İzmir'in en büyük sorunu ne ulaşım ne Körfez'in kokması ne de kirlilik. Uzun vadede tek bir sorun var: Çökme. Eğer önlem alınmazsa 50-60 yıl sonra deniz suyu Basmane'ye kadar gelebilir. Alsancak'ta bugün hissedilen kanalizasyon kokularının nedeni de boruların deniz seviyesinin altına inmeye başlamasıdır” diye konuştu.

Cakarta ve Mexico City örneklerini hatırlatan Yaşar, bu kentlerde yılda 10–15 santimetreye varan çökmeler yaşandığını, bazı bölgelerin tamamen boşaltılmak zorunda kaldığını söyledi. Yer altı sularının stratejik bir rezerv olduğunu vurgulayan Yaşar, kaçak kuyuların mutlaka engellenmesi gerektiğini, Türkiye genelinde tahminen 550 bin kuyu bulunduğunu ve bunların yaklaşık 120 bininin kaçak olduğunu ifade etti.

“Bilimin uyarıları artık görmezden gelinemez”

Toplantıya ilişkin değerlendirmede bulunan Temiz Toplum Temiz Gelecek Platformu Başkanı Yunus Karakaya ise uyarıların artık göz ardı edilemeyecek bir noktaya ulaştığını söyledi. Karakaya,
“Bu mesele siyasi tartışmaların ötesindedir. İzmir'in altı boşalıyor ve biz hâlâ günü kurtarmaya çalışıyoruz. Bilimin söylediğini dikkate almazsak, çocuklarımıza yaşanabilir bir şehir bırakamayacağız” dedi.

Suyun plansız kullanımının yalnızca bugünü değil, geleceği de ipotek altına aldığını vurgulayan Karakaya,
“Bugün atılmayan her adım, yarın çok daha ağır bedellerle karşımıza çıkacak” ifadelerini kullandı.

Kaynak: İHA