CHP'de mutlak butlan kararıyla genel başkanlık görevini kaybettiği belirtilen Özgür Özel, grup toplantısının ardından gazetecilerle yaptığı değerlendirmelerde hem erken seçim ihtimaline hem de yeni parti iddialarına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
"Baskın seçime ilk oyu ben veririm"
Olası bir erken ya da baskın seçime hazır olduklarını ifade eden Özel, "Kasım ayında seçim yapacaklarsa ilk oyu ben veririm. Adayımızı çıkarırız, Cumhurbaşkanını değiştiririz." dedi.
"Zaten yeni bir parti var"
Son günlerde gündeme gelen yeni parti tartışmalarına da değinen Özel, böyle bir girişimin mevcut siyasi bir proje olmadığını ancak olağanüstü durumlara karşı alternatiflerin değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Özel, "Zaten yeni bir parti var. Olacak, olmalı ama bunu bir felaket senaryosu için düşündük. Örneğin mutlak butlan kararı verilir ve ardından baskın seçime gidilirse ya da partinin seçime girme yeterliliği tartışmaya açılırsa, o zaman yeni bir parti yoksa büyük bir şok yaşanabilir." değerlendirmesinde bulundu.
"CHP'yi terk etmeyiz"
Yeni parti seçeneğinin CHP'den ayrılmak anlamına gelmediğini vurgulayan Özel, "En kötü ihtimalde kullanılmak üzere ikinci bir parti hazır etmek gerekebilir. Ancak CHP'yi bırakıp başka bir partiye geçme yönünde alınmış bir kararımız ya da başlatılmış bir süreç yok." ifadelerini kullandı.
Siyasi mücadeleyi CHP çatısı altında sürdüreceklerini belirten Özel, "Bu, CHP'yi aşan büyük bir iktidar yürüyüşüdür. Ama bunu partiyi terk ederek değil, partinin içinde mücadele ederek yapacağız." diye konuştu.
"Parti zaman kaybediyor ama kan kaybetmiyor"
Parti içindeki tartışmalara ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Özel, CHP'nin kamuoyu desteğini koruduğunu savundu.
Özel, "Parti zaman kaybediyor ama kan kaybetmiyor. Değişim hareketi beklenen hataları vermediği için hedefteyiz." dedi.
"Kendimle ilgili endişem yok"
Hakkında fezleke hazırlanması ya da dokunulmazlığının kaldırılması ihtimaline ilişkin soruları da yanıtlayan Özel, kişisel olarak herhangi bir kaygı taşımadığını belirtti.
Özel, "Kendimle ilgili bir endişem yok. Ancak Türkiye'de çok partili siyasi yaşamın geleceği ve kamu düzeni açısından endişelerim var." ifadelerini kullandı.




