İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in Üsküdar Belediye Başkan Vekilliği seçiminin ardından yaptığı konuşmada dile getirdiği iddialar üzerine resen soruşturma başlatıldı. Çelik, soruşturma kapsamında “şüpheli” sıfatıyla İstanbul Adalet Sarayı’na gelerek ifade verdi.
Çelik, ifadesinin ardından adliyeden ayrıldı. Soruşturmanın, Üsküdar Belediye Meclis Üyesi Ayhan Aydın’ın bir savcı tarafından tutuklanmakla tehdit edildiği yönündeki iddialar üzerinden başlatıldığı belirtildi.
“Beyan benim beyanım değil, Ayhan Aydın’ın beyanıdır”
Özgür Çelik, savcılık ifadesinde, Ayhan Aydın’ın kendisi, YENİ Parti İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş ve Üsküdar Belediye Meclis Üyesi Necdet Ay’ın bulunduğu sırada yaptığı telefon görüşmesinde, bir savcı tarafından tutuklanmakla tehdit edildiğini söylediğini aktardı.
Çelik, Aydın’ın ailesinin durumunu gerekçe göstererek baskıya boyun eğmek zorunda kaldığını belirttiğini ifade ederek şunları söyledi:
“Üsküdar Belediye Meclis Üyesi Ayhan Aydın, ben ve Yeni Parti İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş belediyenin odasında bulunduğumuz sırada, Üsküdar Belediye Meclis Üyesi Necdet Ay ile yapmış olduğu telefon görüşmesinde, bir savcı tarafından tutuklanmakla tehdit edildiğini ve ailesinin durumunu gerekçe göstererek baskıya boyun eğmek zorunda kaldığını açıkça söylemiştir. Telefon görüşmesi başladığında Necdet Ay telefonu hoparlöre almıştır ve Ayhan Aydın, 'Savcı beni tutuklamakla tehdit etti, tutuklandığım takdirde sara hastası olan engelli eşime ve çocuğuma kim bakacak’ şeklinde ağlayarak durumu anlatmıştır. Ben ve Yeni Parti İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş da konuşmalara tüm netliğiyle şahit olmuşuzdur. Yani bahsedilen beyan benim bir beyanım olmayıp Ayhan Aydın’ın kendi beyanıdır. Suat Özçağdaş, Necdet Ay ve ben bu durumun şahitleriyiz.”
Çelik, Aydın ile daha sonra kendisinin de telefonda görüştüğünü ve aynı ifadeleri duyduğunu belirterek, bu görüşmeye Nihat Doğan ile Barış Dedetaş’ın da tanıklık ettiğini söyledi. Çelik, Aydın’a, başına olumsuz bir durum gelmesi hâlinde çocuğuna ve eşine bizzat kendisinin bakacağını ifade ettiğini aktardı.
“Tanıklar dinlendiğinde doğru ortaya çıkacaktır”
Çelik, partililerinden Uğur Ural’ın da Aydın ile kendilerinden bağımsız şekilde görüştüğünü ve benzer ifadeler duyduğunu öne sürdü.
“Daha sonrasında partililerimizden Uğur Ural, bizden bağımsız olarak dayanışma duygusu ve arkadaşlık hukuku üzerinden Ayhan Aydın ile görüşmüş ve kendisine de aynı şekilde, ‘Savcılık tarafından tehdit ediliyorum, beni tutuklarlarsa aileme kim bakacak, yapacak bir şeyim yok’ şeklinde beyanda bulunmuştur. Uğur Ural da bizleri arayıp bu durumu tarafımıza aktarmıştır. Tanıklar dinlenip gerekli araştırmalar yapıldığında beyanlarımızın doğruluğu da ortaya çıkacaktır.”
Soruşturmanın yalnızca Ayhan Aydın’ın iddialarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Çelik, Aydın’ın bir savcı tarafından tutuklanmakla tehdit edildiği yönündeki beyanı üzerine resen soruşturma başlatılmasını önemli bulduğunu söyledi.
Ahmet Başbaydar’ın beyanlarının araştırılmasını istedi
Çelik, Üsküdar Belediye Meclisi’ndeki bazı üyelerin siyasi tercihlerindeki değişikliklerin hangi koşullarda gerçekleştiğinin de araştırılması gerektiğini savundu.
“Üsküdar Belediye Meclisi’ndeki bazı üyelerin siyasi tercihleri neden ve hangi koşullarda değişmiştir? Bu değişikliklerin arkasında yalnızca özgür siyasi irade mi vardır? Yoksa tehdit, baskı, adli süreç, para, makam, görev veya başka bir menfaat ilişkisi söz konusu mudur? İşte soruşturmanın cevaplaması gereken soru budur.”
Çelik, Ahmet Başbaydar’ın, 5 Ağustos 2026 tarihinde gerçekleştirilen Üsküdar Belediye Başkan Vekilliği seçiminin üçüncü ve dördüncü turları arasındaki süreçte dile getirdiği öne sürülen ifadelerin de araştırılması gerektiğini belirtti. Başbaydar’ın, oğlunun örgüt üyeliği kapsamında ceza aldığını, İngiltere’den Türkiye’ye dönemediğini ve Türkiye’ye dönmesinin önündeki engellerin kaldırılacağı konusunda Bakanlık tarafından kendisine söz verildiğini, bu nedenle AK Parti’ye oy verdiğini ve bundan sonra da oyunun bu yönde olacağını söylediği yönündeki beyanın suç duyurusunda yer aldığını aktardı.
Çelik, söz konusu beyanın doğru olması hâlinde, aile bireyine ilişkin adli veya idari bir durumun siyasi oy tercihiyle ilişkilendirilip ilişkilendirilmediğinin incelenmesi gerektiğini ifade etti.
Onur Bayav ve diğer üyelerle ilgili iddialar
Onur Bayav hakkında da çeşitli iddialar bulunduğunu belirten Çelik, 8 Eylül 2026’daki son başkan vekilliği seçiminden iki gün önce Bayav’ın çalıştığı iş yerinin sahibinin savcılık tarafından çağrıldığı ve siyasi tercihleri konusunda telkinlerde bulunulduğu yönünde iddialar olduğunu söyledi.
Çelik, Bayav’ın seçimden bir gün önce savcılığa davet edildiği yönünde de iddialar bulunduğunu aktardı.
“Karşılığında siyasi destek istenip istenmediği araştırılmalıdır”
Çelik, Tahsin Usta ve Tahsin Epli’nin siyasi tercihlerini değiştirmeleri karşılığında maddi menfaat sağlandığı veya kendilerine çeşitli vaatlerde bulunulduğuna ilişkin iddiaların da suç duyurusunda yer aldığını belirtti.
“Tahsin Usta ve Tahsin Epli’nin siyasi tercihlerini değiştirmeleri karşılığında maddi menfaat sağlandığı veya kendilerine çeşitli vaatlerde bulunulduğuna ilişkin iddialar da suç duyurumuzda belirtilmiştir. Burada da bizim herhangi bir kişi hakkında peşinen suç isnadında bulunma amacımız yoktur. Tam tersine, talebimiz bu iddiaların objektif biçimde araştırılmasıdır.”




