CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında parti yönetimine yönelik dikkat çeken eleştirilerde bulundu.
Öztrak, Özgür Özel liderliğindeki dönemde yaşananların 2024 sonrasındaki yönetim hatalarından kaynaklandığını savundu.
“Normalleşme” ve kurultay süreci eleştirisi
Öztrak, 2024 yerel seçimleri sonrası partinin izlediği siyaseti eleştirerek şu ifadeleri kullandı:
“Halkımız 2024 yerel seçimlerinde CHP'yi birinci yaptı ve sarayın meşruiyetine sandıkta büyük bir darbe vurdu. Bize de belediyelerimizdeki dürüst ve başarılı hizmetlerle ülkeyi çok daha iyi yönetebileceğimizi kanıtlama fırsatını verdi. Ancak partimizin o dönemdeki yöneticileri hemen seçim istemek yerine milletin ekmeğine kan doğrayan tek kişilik rejimin müellifi, rakip partinin Genel Başkanı Erdoğan'la normalleşmeyi tercih ettiler. Ayağına kırmızı halı serdiler, partimizin gönderine sarayın forsunu çektiler, Mecliste milletvekillerimizin kendisini ayakta selamlamasını istediler. Bunları yaparken de milletvekili grubumuza hiç danışmadılar. Delegenin iradesinin fesada uğratıldığı iddiasıyla yargının, 'yok hükmünde' dediği 38'inci Olağan Kurultayda iş başına gelen parti yönetimi; tüm partilileri kucaklamak yerine, 'Kurultayda bana oy verenler, oy vermeyenler' diye bölmeyi kutuplaştırmayı tercih etti. Milletvekili grubumuz hep dışlandı”
“Kendini mahkeme kararıyla görevden aldırmayı da becerdi”
Eleştirilerini sürdüren Öztrak, mevcut yönetimin partiyi zayıflattığını öne sürerek şunları söyledi:
“Kendini mahkeme kararıyla görevden aldırmayı da becerdi. Hukuku çiğneyenlerin, halkın sofrasındaki ekmeğe göz dikenlerin bir elini bırakıp öbür eline sarılıyorlar. Ancak daha önce yönetiminde birlikte çalıştıkları genel başkanlarını pervasızca suçluyor ve yuhalatıyorlar. Önceki yönetimin yaptığı hatalar sarayın ekmeğine yağ sürdü. Artık rekabetçi bir seçimde kazanma imkanının kalmadığını gören saray, gücünü toplar toplamaz genel seçimlerde en güçlü vitrinimiz olacak yerel yönetimlerimizi itibarsızlaştırma operasyonlarını başlattı. Sarayın bu hamlesine karşı dönemin yönetimi mutlak inkar ve siyasallaştırma stratejisiyle cevap vermeye çalıştı. Mazisi asrı aşan bir partinin laf oyunlarıyla değil, şeffaflıkla hesap vererek ve gerektiğinde, 'İddia budur, cevabım budur, belgesi de budur' denerek yönetileceğini unuttu. Bunu yapmamanın sonuçlarını Manavgat'ta, Uşak'ta gördük. Belediye başkanlarına önce sahip çıkıldı sonra da kesin ihraç talebiyle disipline sevk edilmek zorunda kaldık. Cumhuriyet Halk Partisi hepimizin baba evidir ama hiçbirimizin babasının dükkanı değildir. Dönemin genel merkez yönetimi, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı'yla ilgili iddiaları reddetmeyi partimizin yegane gündemi haline getirdi”
“Paralel genel merkez” çıkışı
Öztrak, parti içi yönetim tartışmalarına ilişkin en sert eleştirisini ise şu sözlerle dile getirdi:
"Özgür Özel TBMM'de paralel genel merkez oluşturarak partiyi tahrip etti"
Ayrıca kurultay süreci ve grup yönetimine ilişkin değerlendirmelerinde de şunları söyledi:
“Özel'in mutlak butlan kararının ardından kapalı grup toplantısıyla Grup Başkanı seçilmesi kararı tanımak anlamına gelir. Bu karmaşanın ve parti içindeki bu gerilimin saray yönetiminin dışında kime, ne yararı var? AK Parti Genel Başkanı'nın ayağına kırmızı halı serenlerin kendi partilerinin genel başkanının, partisinin milletvekili grubuna hitabını engellemeye kalkması da ne oluyor, hangi vicdandır”




