Birçok kültürde eşyaların yalnızca insana hizmet etmediği, aynı zamanda enerji, ruh hali ve hatta kaderi etkilediğine inanılıyor. Bu nedenle eski çağlardan beri insanlar özellikle ev, beden ve para ile bağlantılı bazı nesneleri ödünç vermekten kaçınıyor. Batıl inançlara göre bazı eşyaları başkalarına vermek huzur, şans ve refah kaybına yol açabiliyor.
Gün batımından sonra para verilmesi önerilmiyor
Halk inanışlarına göre paranın özel bir enerjisi bulunuyor. Gün batımından sonra borç verilen paranın geri dönüşünün zor olacağına ve maddi şansın azalacağına inanılıyor. Bu nedenle mali işlerin gündüz yapılması tavsiye ediliyor.
Tuz ve sofra takımları ev enerjisiyle ilişkilendiriliyor
Tuz, koruma ve saflığın sembolü olarak görülüyor. Ödünç verilmesinin ev enerjisini zayıflatabileceğine inanılıyor. Sofra takımları ise aile uyumu ve ev huzuruyla bağlantılı kabul ediliyor. Özellikle kırık veya çatlak mutfak eşyalarının ödünç verilmesi, refah kaybı anlamına geldiği düşünülüyor.
Giysi, ayakkabı ve takılar kişisel enerji taşıyor
Vücutla doğrudan temas eden giysi ve ayakkabıların kişisel enerjiyi taşıdığına inanılıyor. Bu eşyaların ödünç verilmesiyle başkalarının sorunlarının da aktarılabileceği düşünülüyor. Takılar ise kişisel tılsım olarak görülüyor ve enerji korumasını bozabileceği gerekçesiyle paylaşılması önerilmiyor.
Havlu, mum ve son ekmek dilimi sembolik anlam taşıyor
Havlular aile huzuru ve sağlıkla ilişkilendiriliyor. Mumlar ise enerji iletkeni kabul ediliyor ve kullanılmış mumların ödünç verilmesinin enerji dengesini bozacağına inanılıyor. Son ekmek dilimini istemeden vermenin ise maddi sıkıntı getireceği düşünülüyor.




