Küresel enerji ticaretinin en kritik jeopolitik düğüm noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'nda haftalardır süren abluka ve gerginlik, diplomatik müzakerelerin hız kazanmasıyla yerini temkinli bir iyimserliğe bıraktı. ABD’li üst düzey yetkililerin Pazar günü geç saatlerde yaptığı o açıklamalar, yeni haftanın ilk işlem gününde dünya piyasalarında deprem etkisi yarattı. Washington ve Tahran'ın stratejik su yolunu yeniden deniz trafiğine açacak geçici bir uzlaşı çerçevesine yaklaştığı bildirildi.

Petrol fiyatlarında sert çakılma

Anlaşma umutlarının yeşermesiyle birlikte, enerji koridorlarındaki arz riskinin azalacağı beklentisi petrol piyasasında sert satışları beraberinde getirdi. Uluslararası en yaygın referans kabul edilen Brent petrolü, varil başına yüzde 6,2’ye varan sert bir değer kaybı yaşayarak 97,10 dolara kadar geriledi.

ABD iç piyasası için gösterge niteliğindeki Batı Teksas türü (WTI) ham petrolü ise 91 dolar civarında denge arayışına girdi. Yatırım stratejistleri, petrol fiyatlarındaki bu ani geri çekilmenin küresel enflasyon beklentilerini de aşağı yönlü tetiklediğini belirtiyor.

Dünya borsaları rekor tazeliyor

Enerji maliyetlerindeki düşüş ve azalan savaş riskleri, küresel hisse senedi piyasalarına can suyu oldu. Küresel çaptaki hisse hareketlerini rasyonalize eden MSCI All Country World Index yüzde 0,3 yükselerek bu ay kırdığı tarihi rekor seviyesine yeniden yaklaştı. Asya kanadında ise yükselişler çok daha agresif gerçekleşti. MSCI Asya Pasifik Endeksi yüzde 1,2 değer kazanırken, Japon Nikkei endeksi yüzde 3’lük sıçramayla küresel ralliye öncülük etti. ABD tarafında ise S&P 500 vadelileri güne yüzde 0,9 artışla başlayarak iyimser atmosferi teyit etti.

Egeli akademisyene uluslararası sanat ödülü
Egeli akademisyene uluslararası sanat ödülü
İçeriği Görüntüle

Trump: "İlişkiler verimli ama acelemiz yok"

Müzakerelere ilişkin sosyal medya hesabı üzerinden kritik bir durum değerlendirmesi yapan ABD Başkanı Donald Trump, diplomatik dilin yumuşadığını kabul etmekle birlikte kırmızı çizgilerini hatırlattı. Trump, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

"İran ile ilişkilerimiz çok daha profesyonel ve verimli bir hal alıyor. Ancak şunu anlamaları gerekir ki, nükleer silah ya da bomba geliştiremezler veya temin edemezler. İşi doğru bir şekilde halletmek için acele etmeyeceğiz. Resmi bir imza atılana kadar ABD’nin Hürmüz Boğazı üzerindeki ablukası kesintisiz devam edecektir."

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da iki başkent arasındaki barış görüşmelerinin seyrine atıfta bulunarak önümüzdeki saatlerde Hürmüz Boğazı konusunda "bazı iyi haberler" alınabileceğini müjdeledi.

Anlaşma metninin taslak detayları sızdıkça, Washington'daki ulusal güvenlik mimarisinde tartışmalar da alevlendi. Elde edilen bilgilere göre, üzerinde uzlaşılan genel mutabakat metni İran’ın balistik füze stoklarını sınırlamadığı gibi uranyum zenginleştirme faaliyetlerine yönelik net bir yasaklama da içermiyor. Trump'ın dış politikadaki en büyük iki hedefi olan bu maddelerin taslakta yer almaması, Cumhuriyetçi parti içindeki ulusal güvenlik şahinlerinin şimdiden sert tepki göstermesine yol açtı.

Öte yandan Tahran cephesi sürece çok daha temkinli yaklaşıyor. İran’ın yarı resmi Tasnim haber ajansı, Washington’un İran’a ait dondurulmuş varlıklar üzerindeki yaptırımları tamamen kaldırmayı henüz kabul etmediğini, bu nedenle taslak metnin masada çökebileceğini iddia etti. Ajans, tarafların hala "bir veya iki kritik madde" üzerinde derin anlaşmazlıklar yaşadığını ve yürütülen geçici ateşkes turlarının kırılgan bir zeminde ilerlediğini okuyucularına aktardı.

Kaynak: Haber Merkezi