TOBB Türkiye Özel Güvenlik Hizmetleri Meclis Başkanı ve İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Serdar Gökhan Arıkan, okullarda güvenlik hizmetlerinin güçlendirilmesine yönelik çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Arıkan, İŞKUR aracılığıyla yaklaşık 30 bin kişinin istihdam edilmesine yönelik çalışmaları olumlu ve önemli bir adım olarak değerlendirdiklerini söyledi.
“Güvenlik büyük hassasiyetle ele alınmalı”
Okul güvenliğinin yalnızca öğrencileri değil; öğretmenler, yöneticiler, çalışanlar, veliler ve eğitim kurumlarında bulunan herkesin huzur ve güvenliğini ilgilendirdiğini belirten Arıkan, konunun büyük hassasiyetle ele alınması gerektiğini vurguladı.
Arıkan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Bu kapsamda, okullarımızdaki güvenlik tedbirlerinin güçlendirilmesine ve İŞKUR aracılığıyla yaklaşık 30 bin kişinin istihdam edilmesine yönelik çalışmaları, hem eğitim kurumlarımızın güvenliğinin artırılması hem de istihdama sağlayacağı katkı bakımından olumlu ve önemli bir adım olarak değerlendiriyoruz. Bununla birlikte, okullarda yerine getirilecek güvenlik hizmetlerinin niteliği, görev yapacak personelin yetki ve sorumlulukları ile bu personelin sevk, idare ve denetiminin hangi esaslara göre gerçekleştirileceğinin açık ve net şekilde belirlenmesi gerektiğine inanıyoruz.”
5188 sayılı Kanun vurgusu
Türkiye’de özel güvenlik hizmetlerinin 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun kapsamında düzenlendiğini hatırlatan Arıkan, özel güvenlik görevlilerinin eğitim, sınav, güvenlik soruşturması, kimliklendirme, görev alanları, yetkileri ve denetimlerinin mevzuatla belirlendiğini ifade etti.
Arıkan, okullarda görevlendirilecek personelin yapacağı işin kapsamının önem taşıdığını belirterek, güvenlik hizmeti niteliğindeki görevlerin gerekli eğitimleri tamamlamış, yetkilendirilmiş ve özel güvenlik kimlik kartına sahip personel tarafından yürütülmesinin hem hukuki sorumluluğun belirlenmesi hem de hizmetin etkinliği açısından önem taşıdığını söyledi.
Okul güvenliğinin yalnızca okul kapısında personel bulundurulmasından ibaret olmadığını belirten Arıkan; okul giriş ve çıkışlarının kontrolü, bina ve ortak alanların güvenliği, öğrenciler ile eğitim çalışanları ve velilerin korunması, risklerin önceden belirlenmesi, olaylara doğru müdahale edilmesi, kayıt ve raporlama ile genel kolluk kuvvetleriyle koordinasyonun bütüncül güvenlik anlayışının temel unsurları olduğunu kaydetti.
“Görev ve yetki sınırları açık olmalı”
Görev yapacak personelin niteliklerine de değinen Arıkan, şöyle konuştu:
“Görev ve yetki sınırlarının açık şekilde belirlenmesi, gerekli eğitim ve yeterliliğe sahip olması, görev alanlarının ve sorumluluklarının tanımlanması, etkin ve sürekli bir denetim mekanizmasına tabi tutulması, okul yönetimleri ve genel kolluk kuvvetleriyle koordinasyon içerisinde çalışması gerektiğini değerlendiriyoruz.”
Özel güvenlik şirketleri de sürece dahil olabilir
Arıkan, İŞKUR tarafından sağlanabilecek istihdam ve finansman desteğinin yanı sıra, 5188 sayılı Kanun ve ilgili mevzuata uygun olmak kaydıyla özel güvenlik şirketlerinin de sürece dahil olabileceği modellerin değerlendirilmesinin yararlı olacağını belirtti.
Arıkan, yetkilendirilmiş özel güvenlik şirketleri tarafından kıyafet ve kısmi teçhizat desteği, eğitim, organizasyon, saha yönetimi, gözetim ve denetim gibi hizmetlerin sağlanabileceğini ifade etti.
“Bu kapsamda yetkilendirilmiş özel güvenlik şirketleri tarafından; kıyafet ve kısmi teçhizat desteği, eğitim, organizasyon, saha yönetimi, gözetim ve denetim gibi hizmetlerin sağlanması mümkündür. Böyle bir model, kamunun sağlayacağı istihdam desteğini özel güvenlik sektörünün sahip olduğu kurumsal tecrübe, eğitim altyapısı ve saha yönetimi kabiliyetiyle bir araya getirerek daha etkin, sürdürülebilir ve denetlenebilir bir okul güvenliği sisteminin oluşturulmasına katkı sağlayacaktır. Buradaki temel yaklaşımımız, yeni istihdam oluşturulmasına karşı çıkmak değil; oluşturulacak istihdamın doğru eğitim, doğru yetkilendirme, açık görev tanımı ve etkin denetim mekanizması içerisinde değerlendirilmesini sağlamaktır. Özel güvenlik sektörü, uzun yıllardır kamu güvenliğini tamamlayıcı nitelikte önemli bir görev üstlenmektedir. Sektörümüzün sahip olduğu insan kaynağı, eğitim, organizasyon, denetim ve saha tecrübesinin okul güvenliğinde de değerlendirilmesinin önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. TOBB Türkiye Özel Güvenlik Hizmetleri Meclisi olarak, başta İçişleri Bakanlığımız, Millî Eğitim Bakanlığımız ve ilgili kamu kurumlarımız olmak üzere tüm paydaşlarla iş birliği içerisinde çalışmaya ve sektörümüzün bilgi, birikim ve tecrübesini ülkemizin eğitim kurumlarının güvenliği için sunmaya hazır olduğumuzu kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız”




