Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, prim sistemiyle çalışanları ilgilendiren önemli bir karara imza attı. Yüksek Mahkeme, hedefe bağlı olarak değişen satış primlerinin kıdem tazminatına esas giydirilmiş ücret hesabında dikkate alınması gerektiğine karar verdi.
Kararda, işçinin her ay aynı miktarda prim almamasının ya da yalnızca satış hedefini gerçekleştirdiği dönemlerde prime hak kazanmasının, söz konusu ödemelerin giydirilmiş ücretin dışında tutulması için yeterli olmadığı belirtildi.
Fazla çalışma ücretleri için sözleşmesini feshetti
Dava konusu olayda işçi, haftalık çalışma süresinin yasal sınırı aştığını ve sayım, eğitim ile toplantılar nedeniyle de ek çalışmalar yaptığını belirtti. Kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücretlerinin ödenmesi şartıyla iş sözleşmesini fesheden işçi, haklarını almak için İş Mahkemesi’ne başvurdu.
İşçi, haklı fesih gerekçeleri arasında ödenmeyen işçilik alacaklarının bulunmasını, satış hedeflerinin keyfî şekilde belirlenmesini ve prim almasının engellenmesini gösterdi. Ayrıca eşit davranma borcuna aykırı uygulamalar yapıldığını, üstleri tarafından ağır işler yüklendiğini, performansı hakkında ağır ithamlarda bulunulduğunu ve psikolojik taciz niteliğinde eylemler gerçekleştirildiğini ileri sürdü.
Davacı işçi, işyerinde takım lideri olarak görev yaptığını, temel ücretinin yanı sıra satış miktarına göre prim aldığını belirtti. İşçi ayrıca yemek, yol ve özel sağlık sigortası yardımlarından yararlandığını ifade etti.
Mahkeme işçinin haklı fesih yaptığını kabul ett
Davalı işveren ise işçinin iş sözleşmesini haklı bir neden olmaksızın istifa ederek sona erdirdiğini savundu. İşveren, işçilik alacaklarının eksiksiz ödendiğini, satış primlerinin hedefe bağlı olduğunu ve işçinin satış hedeflerini gerçekleştiremediğini ileri sürdü.
İşveren ayrıca işyerinde denkleştirme esasına göre çalışma yapıldığını, gerçekleştirilen fazla çalışmaların bordrolara yansıtılarak ödendiğini belirterek davanın reddini talep etti.
İş Mahkemesi, puantaj kayıtlarının bulunduğu dönemlerde bu kayıtları esas aldı. Mahkeme, işçinin ödenmeyen 19,5 saatlik fazla çalışma ücretinin bulunduğunu tespit etti.
Kayıt sunulmayan dönemler bakımından ise tanık anlatımları ve işçinin talebi dikkate alındı. Fesih tarihinde ödenmemiş fazla çalışma ücreti bulunması nedeniyle işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği kabul edildi. İşçinin kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücreti talepleri kısmen hüküm altına alındı.
İşverenin istinaf başvurusu üzerine dosyayı inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi de işçinin ödenmemiş fazla çalışma ücretinin bulunduğu ve feshin haklı nedene dayandığı yönündeki tespitleri yerinde buldu.
Primlerin kıdem tazminatına dahil edilmesi gerektiğine hükmedildi
Bordrolarda "ÇPS Bonus" adıyla gösterilen primlerin devamlılık taşımadığı sonucuna ulaşan mahkeme, prim ödemelerinin kıdem tazminatına esas giydirilmiş ücretten çıkarılmasına karar verdi.
Davacı avukatının kararı temyiz etmesi üzerine dosya Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin önüne geldi.
Yargıtay, kıdem tazminatına esas alınacak ücret belirlenirken 4857 sayılı İş Kanunu’nun 32. maddesinde belirtilen asıl ücretin yanı sıra işçiye sağlanan para veya para ile ölçülebilen menfaatlerin de dikkate alınması gerektiğini hatırlattı.
Kararda, devamlılık arz eden prim, yakacak yardımı, giyecek yardımı, kira, aydınlatma, servis yardımı, yemek yardımı ve benzeri ödemelerin kıdem tazminatı hesabında dikkate alındığı belirtildi.
Özel sağlık sigortası da hesaba katılıyor
Yargıtay kararında şu ifadeler yer aldı:
“İşçiye sağlanan özel sağlık sigortası yardımı ya da hayat sigortası prim ödemeleri de para ile ölçülebilen menfaatler kavramına dâhil olup tazminata esas ücrete eklenmelidir. Satış rakamları ya da başkaca verilere göre hesaplanan prim değişkenlik gösterse de kıdem tazminatı hesabında genişletilmiş ücret kavramı içinde değerlendirilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta; davacının iddiası, davalının ikrarı, tanık anlatımları ve bordro kayıtları birlikte değerlendirildiğinde davacının belirli satış hedefini tutturduğu dönemlerde prim aldığı anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesi kararının yalnızca davalı tarafından istinaf edildiği ve davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle, giydirilmiş ücret belirlenirken mevcut bordrolar esas alınarak son yıldaki primlerin aylık ortalamasının bulunup ücrete eklenmesi gerekirken primin dikkate alınmaması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına oy birliği ile hükmedildi.”
Böylece Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, hedefe bağlı ve tutarı değişken satış primlerinin de kıdem tazminatına esas giydirilmiş ücret hesabında dikkate alınması gerektiğine hükmetti.




