İş hayatında sağlık sorunları nedeniyle rapor kullanmak zorunda kalan çalışanlar açısından, rapor süresinin yasal sınırları büyük önem taşıyor. 4857 Sayılı İş Kanunu ve yerleşik Yargıtay kararlarına göre, işçinin aralıksız kullandığı sağlık raporu süresinin kanunda belirlenen sınırı 1 gün dahi aşması halinde işveren, "haklı fesih" hakkını kullanarak iş sözleşmesini derhal sona erdirebiliyor. Bu durumda işçi kıdem tazminatına hak kazanırken, ihbar tazminatı alamıyor.
Kritik süre nasıl hesaplanıyor?
İşverenin ihbar süresini beklemeden ve ihbar tazminatı ödemeden fesih yapabilmesi için, işçinin tek seferde kullandığı sağlık raporunun belirlenen yasal sınırı aşması gerekiyor.
Bu sınır hesaplanırken, işçinin iş yerindeki kıdemine göre belirlenen ihbar süresine 6 hafta (42 gün) ekleniyor. Aralıksız rapor süresi bu toplam süreyi yalnızca 1 gün aşarsa işveren açısından derhal fesih hakkı doğuyor.
Doğum ve gebelik hallerinde ise bu sürenin başlangıcı, 24 haftalık analık izninin tamamlanmasının ardından başlıyor.
Kıdeme göre rapor sınırları
Çalışanın iş yerindeki hizmet süresine göre uygulanacak azami aralıksız rapor süreleri şöyle sıralanıyor:
- 6 aydan az çalışanlar: İhbar süresi 2 hafta. Buna 6 hafta eklenmesiyle kritik sınır 8 hafta (56 gün) oluyor. 57. günde fesih hakkı doğabiliyor.
- 6 ay ile 1,5 yıl arasında çalışanlar: İhbar süresi 4 hafta. Kritik sınır 10 hafta (70 gün).
- 1,5 yıl ile 3 yıl arasında çalışanlar: İhbar süresi 6 hafta. Kritik sınır 12 hafta (84 gün).
- 3 yıldan fazla çalışanlar: İhbar süresi 8 hafta. Kritik sınır ise 14 hafta (98 gün) olarak uygulanıyor.
Kıdem tazminatı korunuyor
Kanundaki sınırın aşılması nedeniyle iş sözleşmesi feshedilen işçi, ihbar tazminatı alamıyor. Ancak bu durum kıdem tazminatı hakkını ortadan kaldırmıyor. İşverenin, hak kazanılmış kıdem tazminatını ödemesi gerekiyor.
İşçinin yasal hakları devam ediyor
Bu şekilde işten çıkarılan çalışanların bazı hukuki güvenceleri de bulunuyor.
En az 30 işçinin çalıştığı bir iş yerinde, en az 6 aylık kıdeme sahip işçi işe iade davası açabiliyor.
Mahkeme sürecinde işverenin, işçinin sık rapor kullanmasının iş yerinde gerçekten aksamalara yol açtığını somut delillerle ortaya koyması gerekiyor.
İşçi davayı kaybetse bile, aralıksız rapor süresi yasal sınırı aşmadığı durumlarda hem ihbar hem de kıdem tazminatını almaya hak kazanıyor.
İşveren için de süre sınırı var
Yargıtay kararları, işverenin fesih hakkını kullanabileceği süreyi de belirliyor.
Aralıksız rapor kullanımında yasal sınırın aşılması halinde işverenin, derhal fesih hakkını sınırın dolduğu tarihten itibaren 6 iş günü içinde kullanması gerekiyor. Bu sürenin geçirilmesi halinde derhal fesih hakkı ortadan kalkıyor.
Parça parça kullanılan sağlık raporlarında ise kanunda açık bir süre yer almıyor. Ancak Yargıtay kararlarına göre işverenin fesih hakkını en fazla 2 aylık makul süre içinde kullanması gerekiyor. Bu süreden sonra yapılacak fesihler, makul sürenin aşılması nedeniyle haksız kabul ediliyor.
Sık rapor kullanımı da fesih nedeni olabiliyor
Tek seferde uzun süreli rapor kullanılmasa bile, sık sık sağlık raporu alınması da bazı durumlarda iş sözleşmesinin sona erdirilmesine gerekçe olabiliyor.
Yargıtay içtihatlarına göre, sık rapor kullanımının iş yerindeki işleyişi aksatması, verimliliği düşürmesi ve olumsuz sonuçlara yol açması halinde işveren, iş sözleşmesini geçerli nedenle feshedebiliyor.




