Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü 1’inci sınıf öğrencisi Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin soruşturma devam ediyor. Kabaiş ailesinin avukatları Abdurrahman Karabulut ve Şahin Cangüleç, baba Nizamettin Kabaiş ile birlikte Van Adliyesi’ne giderek savcıyla görüştü.

Görüşmenin ardından açıklama yapan aile avukatı Abdurrahman Karabulut, dosyanın yaklaşık 2 ay önce devralındığını belirterek soruşturmanın ilk dönemine ilişkin eleştirilerde bulundu.
Avukattan soruşturmanın ilk dönemine tepki
Karabulut, dosya kapsamında yeterince araştırma yapılmadığını savunarak, soruşturmanın olayın “intihar” olduğu yönünde bir algı oluşturularak yürütülmeye çalışıldığını ileri sürdü.
"Dosya üzerine maalesef yeterince araştırma yapılmamış. İsteksiz bir soruşturmanın nasıl yürütüldüğü, üstünkörü araştırmaların nasıl yapıldığı, dosyanın daha çok intihar algısı yaratılarak bu çerçevede soruşturulmaya çalışıldığını ya da aileye yöneltilerek, 'Acaba aile içerisinde iddia edilen bu suçlamaya karışanların olduğuna' yönelik bir araştırmanın nasıl etkin bir şekilde yapıldığını dosya kapsamında maalesef şahit olduk"
Karabulut, 10 Temmuz’dan itibaren yaklaşık 30 farklı konuda başvuruda bulunduklarını ve bunlardan yalnızca 2-3’ünün dışında kalan taleplerin kabul edildiğini söyledi.
"Sayın savcımız ile yaptığımız görüşmelerde ve başvurduğumuz taleplerle ilgili etkin bir araştırmanın yapıldığını şu an için söyleyebiliriz. Bu çerçevede 10 Temmuz'dan itibaren yaklaşık 30 hususta başvurularımız oldu. 2-3 başvuru haricinde diğer bütün başvurularımız kabul gördü. Bir kısmı sonuçlandı, bir kısmıyla ilgili araştırmalar devam ediyor"
Rojin’in son görüntüsü 19.04’te
Rojin Kabaiş, 27 Eylül 2024’te kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra kaybolmuş, cansız bedeni 15 Ekim’de Van Gölü kıyısındaki Mollakasım Mahallesi sahilinde bulunmuştu.
Karabulut, Rojin’in kaybolduğu gün Bardakçı köyünde saat 19.04’te kaydedilen görüntüsüne ilişkin de değerlendirmede bulundu.
"Bardakçı Köyü'nde Rojin 27 Eylül saat 19.04 itibarıyla son silüeti görünmektedir. O ana kadar geriye dönük dakikalarda da baktığımız zaman Rojin sürekli bir telefonla iletişim halinde. Kamera kayıtlarına baktığımız zaman telefonla görüşme yaparak gitmektedir. 19.04'te son silüetinin tespit edildiği kamera kayıtlarında Bardakçı köyünün içerisinde, sınırları içerisinde silüeti tespit ediliyor. Ondan sonra kendisinden herhangi bir haber alınamıyor. Acaba Rojin telefon görüşmesiyle, bu telefon görüşmesi sosyal medya uygulaması üzerinde de olabilir, WhatsApp üzerinde de olabilir. Normal olmadığı zaten dosya kapsamında belli. Olay yerine sürüklenerek mi götürüldü? Oraya çakıl taşı toplamak amacıyla gittikten sonra spontane mi gelişti? Bununla ilgili araştırmalarımız var, çalışmalarımız devam ediyor"
“İntihar ettiğine dair dosyada veri yok”
Karabulut, Kabaiş’in intihar ettiğine yönelik dosyada somut bir veri bulunmadığını, buna rağmen bu yönde algı oluşturulmaya çalışıldığını savundu.
Adli Tıp Kurumu raporlarına dikkat çeken Karabulut, Rojin’in bedeninde 2 ayrı erkeğe ait DNA tespit edildiğini hatırlattı.

Adli Tıp Kurumu Biyolojik İhtisas Dairesi’nin 10 Ekim 2025 tarihli raporu dosyaya girerken, Rojin Kabaiş’in göğüs ve vajina iç bölgesinde 2 ayrı erkeğe ait DNA tespit edildiği belirtildi.
"Adli Tıp evet rapor hazırlanmış, ikinci bir rapor var, İhtisas Kurulu'na bir rapor var. 9 ay sonra, Adli Tıp diyor ki, 'Rojin'in bedeninde 2 erkek DNA'sı tespit edildi.' Bir yıl sonra da, yani 12 Ekim 2025 tarihinde de, bu 2 erkek DNA'sının Rojin'in bedeninin neresinde olduğunu açıklıyor. Sen bunu bilmiyor muydun önceden? Biliyordun neden bir yıl sonra açıklıyorsun? Çünkü o algıyı devam ettirmek istiyorlar"
Cenazenin olay yerinden Adli Tıp Kurumu Van Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesi’ne nakli sırasında temas etmiş olabileceği değerlendirilen kişilere yönelik de kapsamlı DNA taraması başlatıldı. Üniversite ve yurt güvenlik görevlilerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda kişiden DNA örneği alındı.

Karabulut’un başvurusu üzerine YYÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Şevli ile yeğeni Enes Şevli’den de DNA örneği alındı.
7 bin 353 araç mercek altında
Soruşturma kapsamında Plaka Tanıma Sistemi ve kamera kayıtları üzerinden Van genelinde 7 bin 353 aracın incelendiğini belirten Karabulut, ilk aşamada araçların tespit edilmesiyle yetinildiğini savundu.
Bardakçı köyüne olay günü 214 aracın giriş ve çıkış yaptığının belirlendiğini aktaran Karabulut, özellikle olay günü ile 15 Ekim arasındaki süreçte bu araçların sürücülerinin tespit edilmesini, cep telefonlarının incelenmesini, HTS ve baz kayıtlarının alınmasını ve DNA örneklerinin toplanmasını talep ettiklerini söyledi. Bu taleplerin savcılık tarafından kabul edildiğini belirtti.
Ceset bulunmadan 5 gün önceki kamera kaydı
Karabulut, dosya incelemesi sırasında Rojin’in cansız bedeni bulunmadan 5 gün önce, 10 Ekim 2024 tarihli bir tutanakta yer alan kamera kaydını tespit ettiklerini ifade etti.
Buna göre Bardakçı köyünde saat 19.45 sıralarında beyaz bir araç kamera kayıtlarına yansıdı. Aracın sahile indiği ve Rojin’in bulunduğu bölgeye gittiğinin tespit edildiğini belirten Karabulut, aynı zaman diliminde Bardakçı köyünde 11 farklı aracın daha bulunduğunu söyledi.
"Sen madem bu aracı tespit etmişsin, özellikle o bir tane aracı, diğer 11 aracı, aynı zaman ve mekan dilimi içerisinde dikkatinizi çekmek istiyorum. Saat 19.45'lerden Rojin'in kaybolduğu günden bahsediyorum. Mekan dilimi içerisinde de sahile iniyor, Rojin'in olduğu bölgeye iniyor. Siz bu araçları tespit edeceksiniz, araç sürücülerini tespit edeceksiniz. Bu kişilerin HTS, baz kayıtlarını alacaksınız, DNA'larını alacaksınız. Bu araştırma şekli skandaldır"
Karabulut, söz konusu 11 aracın sürücülerinin belirlenmesi, DNA örneklerinin alınması, HTS ve baz kayıtlarının incelenmesi yönündeki taleplerinin de savcılık tarafından kabul edildiğini söyledi.
Bardakçı-Mollakasım hattı yeniden incelenecek
Aile avukatları, Rojin’in kaybolduğu Bardakçı köyü ile cansız bedeninin bulunduğu Mollakasım arasındaki güzergahın yeniden araştırılmasını istedi.
Çarpanak Adası ile güzergah üzerindeki köylerde yeniden olay yeri incelemesi yapılması talep edildi. Rojin’e ait kayıp sarı terliğin halen bulunamadığını belirten Karabulut, bölgede bulunan materyaller üzerinde yeniden olay yeri incelemesi yapılmasını istediklerini söyledi.
İHA ve Skorsky kayıtları talep edildi
Karabulut, Rojin’in kaybolmasından 2 gün sonra, 29 Eylül’de Van Gölü çevresinde İHA ve Skorsky helikopterlerle arama gerçekleştirildiğini belirtti.
"Bizim bildiğimiz kadarıyla Skorsky helikopterler ve İHA'larla yapılan aramalarda da her şey kayıt altına alınmaktadır. Türk Silahlı Kuvvetlerine müzekkere yazılıp bu aramaya katılan İHA'lar olsun, Skorsky helikopterler olsun varsa kayıtlarının alınmasını talep ettik. Bununla ilgili talebimiz kabul edildi. Henüz müzekkere cevabı gelmiş değil. Onun takipçisiyiz"
Meta’dan yazışmalar için yanıt bekleniyor
Rojin’in kaybolduğu döneme ait WhatsApp, Instagram ve Facebook yazışmalarının araştırılması amacıyla Meta şirketine müzekkere gönderildi.
Karabulut, ilk müzekkereye Meta’dan yanıt geldiğini, ancak şirketin talebin daha ayrıntılı şekilde açıklanmasını istediğini belirtti.
"WhatsApp, Instagram ve Facebook şirketinin bağlı olduğu Meta şirketine müzekkere yazdık. Olayın bir cinayet olduğunu, bunlarla ilgili yazışmaların tespitini istedik biz. Müzekkere cevabı Meta'dan geldi. Meta daha ayrıntılı bir müzekkere istedi. Tam olarak ne istediğinize dair, yani olaya nasıl faydalı olabileceğimize dair şirketten gelen cevap. Bunu biraz daha ayrıntılı olarak tekrar müzekkere yazılmasını talep etti. Sayın savcılık bu konuda daha detaylı bir şekilde tekrar Meta'ya yazı yazdı, bununla ilgili cevabı bekliyoruz"
Eski cinsel suç dosyaları da araştırılıyor
Karabulut, 21 Temmuz’da bölgede daha önce cinsel suçlara karışmış kişilerin dosyalarının incelenmesi için de başvuruda bulunduklarını söyledi.
Bardakçı ve Mollakasım çevresinde geçmişte cinsel suçlarla bağlantılı kişilerin belirlenmesi ve bu kişilerin olay tarihinde bölgede bulunup bulunmadıklarının HTS ile baz kayıtları üzerinden araştırılması talep edildi. Karabulut, savcılığın bu talebi kabul ettiğini ve araştırmanın sürdüğünü aktardı.
Raporlardaki “roküronyum” detayı araştırılıyor
Karabulut, Adli Tıp raporunda Rojin Kabaiş’in midesinde 5 nanogram düzeyinde “roküronyum” tespit edildiğini söyledi.
Roküronyumun kas gevşetici bir madde olduğunu, damardan verildiğini ve eczanelerde satılmasının mümkün olmadığını belirten Karabulut, midedeki bulgunun ayrıca araştırılması gerektiğini savundu.
"Bu kas gevşetici bir maddedir. Damardan verildiği için bu maddenin midede bulunması mümkün değil. Adli Tıp raporunda 5 nanogram biriminde Rojin'in midesinde eser miktar diyebileceğimiz roküronyum maddesi bulunmaktadır. Bu maddenin ağızdan verilme ihtimalini göz önünde bulundurmamız gerekiyor. Ya bu ilacı bir suya veya içeceğine koymuşlardır. Rojin'e içirilmesi sağlanmıştır. Midede olduğu içen direk ağızdan verilme ihtimalini güçlendirmektedir. Bu ihtimal karşısında biz Adli Tıp'tan araştırılmasını bu hususu netleştirmesini talep ettik"
Karabulut, soruşturmanın Van Cinayet Büro Amirliği’nden alınarak Ankara JASAT’a devredilmesi yönündeki taleplerinin ise savcılık tarafından reddedildiğini açıkladı.
“Bir elin dosyayı zorlaştırdığını düşünüyoruz”
Karabulut, dosyanın çözülebilecek nitelikte olduğunu ancak soruşturmanın zorlaştırıldığını ileri sürdü.
"Dosya aslında kolay ama bir elin dosyayı zorlaştırdığının farkındayız. Bu zorlaştırma adeta samanlıkta iğne aramak gibi bir pozisyona getirilmiş durumda. Ama gerekirse o samanlık yakılır, üzerine su dökülür, o iğne bulunur. Bu mücadelede de kararlı olduğumuzu, neye mal olursa olsun, ucu kime dokunursa dokunsun kararlı olduğumuzu ifade etmek isterim"
415 kişinin DNA çalışması yapıldı
Aile avukatı Şahin Cangüleç ise deniz araçlarına ilişkin araştırmanın sürdüğünü belirtti.
Şu ana kadar 415 kişiye ait DNA çalışmasının yapıldığını açıklayan Cangüleç, bu incelemelerde şu aşamada herhangi bir veriye rastlanmadığını söyledi.
Cangüleç, savcılık tarafından oluşturulan 50 kişilik bir listenin bulunduğunu ve bu kişilerin kimliklerinin belirlendiğini, DNA incelemelerinin yapılacağını aktardı.
Rojin’in suda kalma süresinin belirlenmesine yönelik bir çalışma talep ettiklerini de belirten Cangüleç, bu talebin savcılık tarafından kabul edildiğini kaydetti.
Soruşturmadaki yeni başlıklar
Yaklaşık 30 ayrı konuda başvuru yapıldı.
2-3 talep dışında başvurular kabul edildi.
Van genelinde 7 bin 353 araç incelendi.
Bardakçı köyüne olay günü 214 aracın giriş çıkış yaptığı belirlendi.
11 aracın sürücülerine ilişkin yeni incelemeler talep edildi ve kabul edildi.
415 kişinin DNA çalışması yapıldı.
50 kişilik yeni bir listenin DNA incelemesi yapılacak.
İHA ve Skorsky aramalarına ilişkin kayıtlar istendi.
Meta’dan yazışmalarla ilgili yanıt bekleniyor.
Bardakçı-Mollakasım güzergahında yeniden inceleme talep edildi.
Rojin’in kayıp sarı terliği için yeniden olay yeri incelemesi istendi.
Rojin’in suda kalma süresinin belirlenmesi talebi kabul edildi.
Deniz araçlarına ilişkin araştırma sürüyor.




