Memorial Kayseri Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Fatih Karaaslan, yapay zekânın sağlık alanında kullanımına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Yapay zekânın tıbbi bilgileri anlaşılır hale getirme ve sağlıkla ilgili soruları yanıtlamada yardımcı olabildiğini belirten Karaaslan, buna karşın verilen yanıtların hekim değerlendirmesinin yerine konulmaması gerektiğini vurguladı.

İşitme kaybını yaşlılığa bağlamayın!
İşitme kaybını yaşlılığa bağlamayın!
İçeriği Görüntüle

Özellikle MR ve diğer görüntüleme sonuçlarının yapay zekâ üzerinden tek başına değerlendirilmesinin yanlış yönlendirmelere yol açabileceğine dikkat çeken Karaaslan, tanı ve tedavi kararlarının hastanın klinik durumuyla birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti.

Yapay zekâ tanı koyamaz

Aw796077 01 (1)

Yapay zekânın hastalıklarla ilgili sunduğu bilgilerin kesin tanı olarak görülmesinin önemli bir yanılgı olduğunu belirten Karaaslan, ortopedi polikliniklerinde bu durumla karşılaşılabildiğini söyledi.

Bazı hastaların yapay zekâdan aldıkları yanıtları doğrudan tanı olarak değerlendirdiğini aktaran Karaaslan, "Yapay zekâya sordum, menisküsüm yırtıkmış; ameliyat gerekebilirmiş" şeklindeki ifadelerin bu duruma örnek olduğunu belirtti.

Karaaslan, bu noktada teşhisi yapay zekânın değil, hastanın koyduğunu vurguladı. Yapay zekâ tarafından sunulan bilgilerin sesli veya yazılı şekilde aktarılmasının, kullanıcıların bu yanıtları kesin ve güvenilir bir tıbbi değerlendirme olarak algılamasına neden olabileceğini ifade etti.

Ortopedide ileri teknolojiler kullanılıyor

Robotik diz ve kalça cerrahisi gibi ileri teknolojilerin ortopedi alanında kullanıldığını belirten Karaaslan, hekimlerin akademik ve klinik çalışmalarında da yapay zekâdan yararlandığını söyledi.

Yapay zekânın tıbbi terimleri daha anlaşılır hale getirebildiğini, MR raporlarının sadeleştirilmesine ve hastaların doktorlarına yöneltecekleri soruları hazırlamalarına yardımcı olabildiğini belirten Karaaslan, ancak anlaşılır ve düzgün oluşturulmuş bir yanıtın doğru teşhis anlamına gelmediğini vurguladı.

Karaaslan, yapay zekânın hastanın yürüyüşünü, dizindeki şişliği, kas gücünü veya fizik muayenede ortaya çıkan kilitlenmeyi değerlendiremeyeceğini belirtti. Hastanın kullandığı ilaçlar, geçirdiği cerrahiler ya da yeni başlayan uyuşma gibi önemli klinik bilgilerin de kullanıcı tarafından belirtilmediği sürece yapay zekâ tarafından bilinmeyebileceğine dikkat çekti.

MR sonucu tek başına ameliyat anlamına gelmiyor

Tıbbi bilgi sorularına doğru yanıt vermek ile bir hastayı değerlendirmek arasında fark bulunduğunu belirten Karaaslan, ortopedide MR sonuçlarının doğrudan ameliyat kararı şeklinde yorumlanmasının doğru olmadığını ifade etti.

MR’da menisküs yırtığı görülmesinin tek başına ameliyat gerekliliğini göstermediğini belirten Karaaslan, hastanın yaşı, travmanın şekli, dizde kilitlenme olup olmadığı, kıkırdakların durumu ve günlük yaşamındaki kısıtlanmanın birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Benzer şekilde ön çapraz bağ yırtığı bulunan her hastaya aynı tedavinin uygulanmadığını belirten Karaaslan, dizinde kireçlenme bulunan her hastanın da diz protezi adayı olmadığını ifade etti.

Hastanın genel durumu birlikte değerlendirilmeli

"Robotik diz protezi bana uygun mu?" gibi soruların yalnızca görüntüleme sonuçlarına bakılarak yanıtlanmaması gerektiğini belirten Karaaslan, hastanın muayene bulguları, yaşı, genel sağlık durumu, daha önce uygulanan tedaviler ve bu tedavilere verdiği yanıtın birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Bu noktada yapay zekânın hekimler tarafından destekleyici bir araç olarak kullanılmasının önem taşıdığını belirten Karaaslan, yapay zekânın bağımsız şekilde verdiği yanıtların özellikle beklenmedik durumlarda veya kapsamlı tıbbi değerlendirme gerektiren vakalarda yetersiz ya da hatalı sonuçlar verebileceğini ifade etti.

Yapay zekânın hastalıkların erken tespitine yönelik analizlerde yardımcı olabileceğini belirten Karaaslan, temel yaklaşımın teknolojiyi hekimin değerlendirmesinin yerine değil, onu destekleyen bir araç olarak kullanmak olduğunu vurguladı.

Kararı robot değil, hekim veriyor

Cerrahide kullanılan robotik sistemlerin cerrahın hazırladığı planı yüksek hassasiyetle uygulamasına yardımcı olduğunu belirten Karaaslan, ameliyat kararının ise robot tarafından verilmediğini söyledi.

Benzer şekilde yapay zekânın çeşitli bilgileri analiz ederek sunabildiğini ancak bu bilgilerin hastanın kişisel durumuyla birleştirilerek tıbbi karara dönüştürülmesinin hekim tarafından yapılması gerektiğini ifade etti.

Karaaslan, hastaların yapay zekâ kullanımından tamamen uzak durması yerine teknolojiden doğru amaçlarla yararlanmasının önemli olduğunu belirtti. Yapay zekâdan doğrudan tanı koymasını istemek yerine olası nedenleri açıklamasının, eksik bilgileri belirtmesinin, hangi belirtilerde sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini sıralamasının ve doktora sorulacak soruların hazırlanmasına yardımcı olmasının istenebileceğini söyledi.

Kişisel sağlık bilgileri gelişigüzel paylaşılmamalı

Karaaslan, gizlilik şartları ve verilerin nasıl işlendiği bilinmeyen sistemlere kişisel bilgiler ile sağlık durumuna ilişkin mahrem belgelerin gelişigüzel yüklenmemesi gerektiği uyarısında bulundu.

Yapay zekâ tarafından verilen bir yanıt doğrultusunda kullanılan ilaçların doktor önerisi olmadan bırakılmaması veya değiştirilmemesi gerektiğini de belirten Karaaslan, yapay zekânın veri analizinde güçlü bir destek sağlayabileceğini ancak hastanın tüm tıbbi geçmişini, bireysel ihtiyaçlarını ve fizik muayene bulgularını birlikte değerlendiren kapsamlı yaklaşımın yerini tutamayacağını ifade etti.

Karaaslan, sağlıkla ilgili kararların yalnızca veriler üzerinden değil, hastanın kişisel özellikleri ve klinik durumu birlikte değerlendirilerek verilmesi gerektiğini vurguladı. Yapay zekânın sağlık alanında güçlü bir destek aracı olabileceğini belirten Karaaslan, tanı ve tedavi kararlarının hastayı bütüncül şekilde değerlendiren sağlık profesyonelleri tarafından verilmesinin önemine dikkat çekti.

Kaynak: İHA