Gezime Kilitbahir Kalesi’nin karşısındaki kıyılardan başladım. Rehberimiz 18 Mart 1915’te düşman donanmasının Çanakkale Boğazı’nı geçmek için yaptığı büyük saldırıyı anlatırken gözüm boğazın sularına takıldı. O gün Nusret Mayın Gemisi’nin döktüğü mayınlar ve Mehmetçiğin azmi, dünyanın en güçlü donanmalarından birini geri çevirmişti. İnsan düşünmeden edemiyor: Bu dar boğaz sadece bir su yolu değil, bir milletin kaderinin yazıldığı yer.
Daha sonra kara savaşlarının yaşandığı cephelere doğru ilerledik. İlk durağımız Conkbayırı oldu. Mustafa Kemal’in “Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum” sözünün söylendiği yer tam da burasıydı. Tepeden baktığınızda Anzak Koyu ve çevresindeki sarp yamaçları görmek mümkün. Bu zorlu coğrafyada genç askerlerin nasıl bir mücadele verdiğini hayal etmek bile insanın içini titretiyor.

57. Alay Şehitliği ise gezinin en duygulandıran noktalarından biriydi. Burada yalnızca bir alayın değil, fedakârlığın ve vatan sevgisinin sembolü yatıyor. Rehberimiz 57. Alay’ın neredeyse tamamının şehit düştüğünü anlatırken herkes sessizliğe büründü. Rüzgârın ağaçların arasından geçerken çıkardığı ses bile bir saygı duruşu gibiydi.

Sonra Anzak Koyu’na indik. Burada savaşın bir başka yönüyle karşılaşıyorsunuz. Karşı cephede savaşan askerlerin de genç insanlar olduğunu düşünmek, savaşın acı tarafını daha da derinden hissettiriyor. Atatürk’ün Anzak annelerine hitaben söylediği “Evlatlarınız artık bizim bağrımızdadır” sözleri bu topraklarda barışın ve insanlığın en anlamlı mesajlarından biri olarak yankılanıyor.

Günün sonunda Şehitler Abidesi’nin önünde durduğumda, bu dev anıtın sadece taşlardan oluşmadığını fark ettim. Her bir sütun, bu vatan için can veren binlerce askerin hatırasını taşıyor. Gün batarken boğazın üzerine düşen kızıllık, sanki geçmişten bugüne uzanan bir hatırayı aydınlatıyordu.
Çanakkale’den ayrılırken şunu anladım: Burayı gezmek sadece bir tarih turu yapmak değildir. Çanakkale, fedakârlığın, cesaretin ve millet olmanın ne demek olduğunu hissettiren bir yerdir. Bu topraklarda dolaşırken insan yalnızca geçmişi öğrenmez; aynı zamanda özgürlüğün ne kadar büyük bir emanet olduğunu da yeniden hatırlar.

Şehit Üsteğmen Mehmet Sakallı AİHL | UNUTULMUŞ BİR RAMAZAN GELENEĞİ: DİŞ KİRASI
Şehit Üsteğmen Mehmet Sakallı AİHL | UNUTULMUŞ BİR RAMAZAN GELENEĞİ: DİŞ KİRASI
İçeriği Görüntüle

Ersin Kozak – Matematik Öğretmeni

Kaynak: Haber Merkezi