Sigarayı bırakma sürecinde içsel motivasyon, başarılı olmanın en kritik adımlarından biri olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, sigaranın birçok kişi için yalnızca bir alışkanlık olmadığını, aynı zamanda stresle baş etmenin ve duyguları düzenlemenin bir yolu haline geldiğini vurguluyor.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Pek çok kişi sigarayı destek mekanizması olarak algılıyor. Bu algı bırakma kararını psikolojik olarak zorlaştırır.” diyerek nikotinin beyinde yarattığı ödül mekanizmasının, sigarayı hızlı ve güçlü bir rahatlama aracı gibi kodladığını belirtti. Ancak Dr. Çetin, beynin doğru alternatifler sunulduğunda yeni alışkanlıklar öğrenebileceğini ve içsel motivasyonla alınan kararların dış baskıyla verilen kararlara göre çok daha kalıcı olduğunu aktardı.

Gribe karşı evrensel kalkan: Tüm varyantları durduran burun spreyi geliştirildi
Gribe karşı evrensel kalkan: Tüm varyantları durduran burun spreyi geliştirildi
İçeriği Görüntüle

Sigarayı duygusal düzenleme aracı olarak kullanmak engel oluşturuyor

Sigarayı bırakmak isteyen bireylerde karşılaşılan en yaygın motivasyon engellerini anlatan Dr. Çetin,

“Nikotinin yarattığı fiziksel bağımlılık, stresle baş etme becerilerinin sigaraya bağlanmış olması, daha önceki başarısız bırakma denemelerinin yarattığı özgüven kaybı ve ‘bırakırsam hayatımdan bir şey eksilecek’ düşüncesi engel olarak öne çıkar.” dedi.

Dr. Çetin, sigaranın yalnızca bir madde değil, günlük hayatı düzenleyen bir destek mekanizması olarak algılanmasının bırakma kararını zorlaştırdığını belirterek, “İstiyorum ama bırakamıyorum diyen kişilerde güçlü bir bağımlılık, yüksek kaygı ve yetersizlik duygusu ön plandadır; istersiniz ama başarısızlıktan korkarsınız. İstesem bırakırım ama istemiyorum diyenlerde ise çoğu zaman savunma mekanizmaları devrededir; kişi bağımlılığını kabul etmek yerine kontrol algısını korumaya çalışır. Her iki durumda da ortak nokta, sigaranın kişinin duygusal düzenleme aracı haline gelmiş olmasıdır.” ifadelerini kullandı.

Kendi isteğiyle bırakmak daha kalıcı

Nikotin, beyinde dopamin salınımını artırarak sigaranın hızlı ve güçlü bir ödül olarak kodlanmasına neden oluyor. Dr. Çetin, “Zamanla beyin, rahatlama, keyif ve stres azalmasını sigarayla eşleştirir.” diyerek bu kodlamanın kırılabileceğini belirtti. Sigarayı kendi isteğiyle bırakmanın, dış baskıyla bırakmaya göre çok daha kalıcı olduğunu aktaran Dr. Çetin, sürecin içsel motivasyonla desteklenmesinin önemine dikkat çekti.

Kişiye özel motivasyonlar başarıyı artırıyor

Sağlık motivasyonunun önemli olmakla birlikte tek başına yeterli olmadığını belirten Dr. Çetin, “Özellikle gençler ve uzun süredir sigara içenlerde sağlık riskleri soyut ve uzak algılanabilir. Estetik kaygılar, maddi kazanç, çocuklara iyi bir rol model olma, özgürlük hissi ve performans artışı gibi kişiye özel motivasyon kaynakları bırakma sürecini çok daha güçlü hale getirebilir.” dedi.

Eski ritüellerin yerine yeni alışkanlıklar

Sigara içme ritüellerinin, nikotinden bağımsız olarak güçlü koşullanmalara yol açtığını ifade eden Dr. Çetin, “Kahveyle, stresle ya da molalarla eşleşmiş sigara davranışı otomatikleşir. Bu ritüellerin yerine kısa yürüyüşler, nefes egzersizleri, şekersiz sakız, su içme ya da zihni meşgul eden küçük alışkanlıklar koymak, beynin eski eşleşmeleri çözmesine yardımcı olur.” diye konuştu.

Vazgeçmemek bağımlılıkla mücadelede en güçlü adım

‘Bir tane içsem bir şey olmaz’ düşüncesinin, bağımlılığın sık kullandığı bilişsel tuzaklardan biri olduğunu vurgulayan Dr. Çetin, sözlerini şöyle tamamladı:

“Beyin, kontrolün geri kazanıldığı yanılgısını yaratır ancak tek bir sigara, bağımlılık devresini yeniden aktive eder ve çoğu zaman eski kullanım düzeyine hızlı bir dönüşe yol açar. Sigarayı bırakmayı defalarca deneyip başaramamış kişilere şunu söylemek isterim: Bu bir irade zayıflığı değil, tedavi edilmesi gereken bir bağımlılıktır. Her başarısız deneme, aslında bir öğrenme sürecidir ve doğru yöntem, doğru destek ve doğru zamanla başarı mümkündür. Vazgeçmemek, bağımlılığa karşı atılabilecek en güçlü adımdır.”

Kaynak: BASIN BÜLTENİ