İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Özden Kaboğlu ve 10 yönetim kurulu üyesi hakkında açılan ceza davasının ikinci duruşması Silivri Cezaevi Yerleşkesi Duruşma Salonu’nda 9 Eylül 2025’te başladı. Duruşmanın ikinci gününde mahkeme ara kararını açıkladı; bir sonraki duruşma 5-9 Ocak 2026 tarihine ertelendi.
Kaboğlu’nun müdafi avukatı ve İstanbul Barosu’nun eski başkanlarından Turgut Kazan, duruşmada baronun sadece bir meslek örgütü olmadığını, savunma hakkının temel güvencesi olduğunu vurguladı. Kazan, mahkemenin beraat kararı vermesinin insan hakları açısından tarihi bir sorumluluk olduğunu söyledi.
ARA KARAR VE MAHKEME SÜRECİ
Savcı, mütalaasını hazırlamak üzere ek süre talep ederken, mahkeme heyeti ara karar vererek duruşmayı Ocak 2026’ya erteledi. Bu karar, dosyanın detaylı şekilde incelenmesini sağlayacak.
KABOĞLU: “HUKUK İÇİN MÜCADELEMİZ SÜRECEK”
Duruşma sonrası açıklama yapan Kaboğlu, davanın yaklaşık 9 aydır süren hukuku araçsallaştırma ve siyasallaştırma davası olduğunu belirtti. “Bugüne kadar olduğu gibi haklılığımızı teyit ettik. Herkes için, her zaman ve her yerde ‘hukuk’ demeye devam edeceğiz” dedi.
DAVA KONUSU VE ÖNCEKİ GELİŞMELER
İstanbul Barosu Başkanı ve yönetim kurulu üyelerine dava, gazeteci Nazım Daştan ve Cihan Bilgin’in Suriye’nin kuzeyinde insansız hava aracı saldırısında öldürülmesine ilişkin 21 Aralık 2024’te yapılan basın açıklamaları nedeniyle açıldı. Sanıklar, “Basın ve yayın yolu ile terör propagandası yapmak” ve “basın ve yayın yolu ile yanıltıcı bilgi yaymak” ile suçlanıyor.
İlk duruşma 28-29 Mayıs 2025 tarihlerinde görülmüş, duruşmaya sanık avukatlarının mazeret dilekçesi sunması üzerine ertelenmişti. İkinci duruşmada Kaboğlu ve yönetim kurulu üyeleri, adliye önünde uzun süre bekletilmiş ve duruşma sırasında İstanbul’da başka bir salona taşınması talebi mahkemece reddedilmişti.
HUKUKA AYKIRILIK İDDİALARI
Duruşma sürecinde İstanbul Barosu Başkanı Kaboğlu, yargılama sürecinde çok sayıda hukuka aykırılık yaşandığını belirterek dosyanın Anayasa Mahkemesi’ne taşınmasını talep etti. Mahkeme, talebi reddetti ve duruşmayı Silivri Cezaevi yerleşkesinde devam ettirdi.





