İzmir’de 2024 yılında meydana gelen ölümlü trafik kazasından hafif yaralı kurtulan 20 yaşındaki Ramazan Özdemir, aylar sonra başka bir motosiklet kazasında yaşamını yitirdi. İki olay arasındaki benzerlik, “Son Durak” filmini akıllara getirdi. İlk kazaya neden olan otomobil sürücüsü V.A. ise 8 yıl 6 ay hapis cezası aldı.
İlk kazada bir kişi hayatını kaybetti
İlk kaza, 2024 yılında Bornova ilçesinde meydana geldi. Ramazan Özdemir’in kullandığı motosiklette yolcu olarak bulunan Ömer Çetinkaya (41), bir otomobilin kural ihlali yapması sonucu yaşanan kazada olay yerinde hayatını kaybetti. Özdemir ise kazadan hafif yaralı kurtuldu.
Kazaya neden olan otomobil sürücüsü V.A. (28) hakkında açılan davada mahkeme, herhangi bir indirim uygulamadan 8 yıl 6 ay hapis cezası verdi.
İlk kazadan 5 ay sonra ise Özdemir, E.G. (21) yönetimindeki motosiklete yolcu olarak bindi. Geçirilen trafik kazasında Özdemir yaşamını yitirdi. Genç adamın ilk kazadan aylar sonra benzer şekilde başka bir motosiklet kazasında hayatını kaybetmesi, “Son Durak” serisindeki olay örgüsünü hatırlattı.
“Peri masalı gibi hayatımız altüst oldu”
Ömer Çetinkaya’nın eşi Semra Çetinkaya, yaşadıkları acıyı anlattı.
"8 Mayıs 2024 tarihinde eşim bu acı kazayı geçirdi. Çok güzel bir evliliğimiz vardı, 3 yıllık evliydik. Güzeller güzeli 2 yaşında bir kızımız vardı. Oğlumuzu da henüz kucağımıza almıştık, 3 aylıktı. Peri masalı gibi geçen hayatımız bir anda altüst oldu. Biz o enkazın altında 2,5 yıldır hem ekonomik savaş veriyoruz hem acımızı yaşamaya çalışıyoruz hem de çocuklarımı güzel bir şekilde büyütmeye çalışıyorum. Atlatmış değiliz, atlatacağımızı da düşünmüyorum. Kızıma daha bir hafta önce babasının öldüğünü pedagog eşliğinde açıkladım. 'Nasılsın?' cümlesinin henüz bizde bir karşılığı yok. Çocuklarımla birlikte hayat bu şekilde devam edecek" dedi.
“Keşke bu yaşananlar hiç yaşanmasaydı”
İlk kazanın ardından Ramazan Özdemir’in motosiklet kullanmaya devam ettiğini sosyal medya üzerinden gördüğünü belirten Semra Çetinkaya, yaşananlara ilişkin şunları söyledi:
"İlk kaza geçirdiklerinde durumunun ağır olduğunu söylemişlerdi, çok üzülmüştüm. Ama bir süre sonra sosyal medya profiline denk geldim. O kadar ağır olmadığını, hala motor kullandığını ve sürat yaptığını gördüm. Eşimin hayatına mal olmuştu ve tekrardan motor kullanabiliyordu, bu beni derinden üzdü. Birkaç ay sonra kendisi de eşim gibi arkadaşının arkasında giderken kaza geçirip hayatını kaybetti. Ben böyle olmasını istemezdim. Onun da annesi babası var, onların da yüreği yandı. Keşke bu yaşananlar hiç yaşanmasaydı" ifadelerini kullandı.
“Olay adeta Son Durak filmi gibi cereyan etti”
Çetinkaya ailesinin avukatı Fatih Kurdoğlu, ikinci kazanın oluş şeklinin “Son Durak” filmini hatırlattığını belirtti.
"İkinci kazanın meydana gelişi adeta ünlü Son Durak filmi gibiydi. Benzer bir kazada diğer kişi vefat etti. Biz onun acısına da üzüldük, ailesine başsağlığı dileriz. Vefat ettiği için dosya boyunca sanık olarak yargılanan bu kişi yönünden ceza davası düştü. Mahkeme heyeti de bu duruma çok şaşırdı. Kazaya sebebiyet veren diğer araç sürücüsüne ise 2,5 yıllık yargılamanın sonucunda bilinçli taksirle ölüme sebebiyet vermeden 8 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Verilen ceza bizi hukuki anlamda tatmin etti" dedi.
Olayın meslek hayatında nadir karşılaştığı bir durum olduğunu ifade eden Kurdoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Arkasında taşıdığı yolcunun ölümüne sebebiyet veren kişi 5-6 ay sonra başka bir kazada vefat ediyor. İkinci kazadan sonra ailesi gelip müvekkilin ailesine 'Biz size borcumuzu ödedik' gibi bir beyanda bulundu. Bu bizi şaşırttı ve üzdü. Neticede bir vefat söz konusu. Dediğim gibi olay adeta Son Durak filmi gibi cereyan etti" şeklinde konuştu.




