Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde düzenlenen etkinlikte, katliamda yaşamını yitirenler anılırken, barış, adalet ve insan haklarının önemine dikkat çekildi.
Anma programına Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu'nun yanı sıra Konak Belediye Meclis Üyeleri, İzmir Kent Konseyi ve Konak Kent Konseyi'nin bileşenleri ile başkanları, Rumeli Balkan derneklerinin temsilcileri, muhtarlar ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Başkan Mutlu: "Unutmadık, unutturmayacağız"

Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, 1995 yılında Avrupa'nın ortasında yaşanan katliamın insanlık tarihi açısından unutulmaması gereken bir ders olduğunu belirtti. İnsan hakları, yaşama hakkı ve insan onurunun her koşulda savunulması gerektiğini vurgulayan Mutlu, Bosna-Hersek'teki anma törenlerine de katılarak bu ortak hafızayı yaşatmayı sürdüreceklerini ifade etti.
Başkan Mutlu konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Dünyanın gözleri önünde 8 binden fazla Boşnak katledildi ve bunun üzerinden tam 31 yıl geçti. Aradan geçen yıllar acımızı asla azaltmadı. Her yıl dönümünde yüreklerdeki sızı devam ediyor. Srebrenitsa, bütün insanlığın ortak vicdan yarasıdır. İnsan haklarının, hukukun ve insan onurunun hiçe sayıldığı bu büyük trajedi, insanlık tarihine silinmeyecek bir utanç olarak kazınmıştır. Bu nedenle Srebrenitsa’yı unutmamak zorundayız. Unutmadık, unutturmayacağız.”
"Ortak vicdan oluşturma çağrısı"

Dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan savaşların ve insani krizlerin devam ettiğine dikkat çeken Başkan Mutlu, Srebrenitsa'nın yalnızca geçmişte yaşanmış bir olay olmadığını, bugün de barış ve adalet mücadelesine ışık tuttuğunu belirtti.
Mutlu, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:
“Ne yazık ki bugün de dünyanın farklı coğrafyalarında savaşlar, zulümler ve insanlık dramları yaşanmaya devam ediyor. Şehirler değişiyor, coğrafyalar değişiyor ama acı ve gözyaşı değişmiyor. Çocukların umutları, annelerin feryatları, insanların yaşama hakkı aynı acılarla sınanıyor. Bu nedenle Srebrenitsa’yı anmak, soykırıma, nefrete, ayrımcılığa ve insanlık suçlarına karşı ortak bir vicdan oluşturma çağrısıdır. Barışın, adaletin ve insan haklarının evrensel değerler olduğunu hatırlatma sorumluluğudur.”
"Bosna'nın acısını kendi acımız gibi hissediyoruz"
İzmir Gültepe Makedonya Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı ve Konak Belediyesi Meclis Üyesi Birol Özkardeşler de katliamın üzerinden geçen yıllara rağmen acının dinmediğini söyledi.
Özkardeşler, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Aradan geçen yıllara rağmen Srebrenitsa anneleri hala evlatlarının mezarları başında gözyaşı döküyor. Bulunan her yeni mezar, açılan her yeni toplu mezar, acının hala ne kadar taze olduğunu bizlere hatırlatıyor. Bizler Balkan kökenli vatandaşlar olarak Bosna'nın acısını kendi acımız gibi hissediyoruz. Çünkü tarihimiz, kültürümüz ve gönül bağımız ortaktır. Bosna'da akan gözyaşı İzmir’de, Türkiye’de ve dünyanın her bir yanındaki vicdan sahibi insanların yüreğini yakmıştır.”
"31 yıl geçti ancak acı dinmedi"
İzmir Bosna Sancak Derneği Başkanı Mehmet Fatih Demir ise katliamın etkilerinin bugün de sürdüğünü belirterek, kimlik tespit çalışmalarının devam ettiğini söyledi.
Demir, şu değerlendirmede bulundu:
“Bugün hala toplu mezarlar bulunuyor. Bugün hala DNA incelemeleriyle kimlik tespiti yapılıyor. Bugün hala bir annenin, oğluna ait yalnızca birkaç kemiğe ulaşılabildiği için cenaze namazı kılınabiliyor. 31 yıl geçti ancak acı dinmedi. Çünkü bazı yaralar zamanla kapanmaz, yalnızca insanlığın vicdanında derin izler bırakır. Srebrenitsa yalnızca Boşnak halkının acısı değildir. Srebrenitsa, insanlığın ortak vicdanının sınandığı bir yerdir. Unutmak, benzer acıların yeniden yaşanmasına sebep olur. Hatırlamak ise barışın, adaletin ve insan onurunun en güçlü teminatıdır.”
Ortak açıklama okundu
Programın sonunda ortak açıklamayı Konak Kent Konseyi Başkanı ve Konak Belediyesi Meclis Üyesi Hamit Mumcu okudu.
Mumcu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Srebrenitsa bize nefretin, ayrımcılığın ve milliyetçi kışkırtmaların nelere yol açabileceğini acı bir şekilde göstermiştir. Aynı zamanda uluslararası toplumun zamanında harekete geçmediğinde sessizliğin de suçun bir parçası olabileceğini hatırlatmaktadır. Kimlik tespit çalışmaları devam ediyor, her yıl yeni mezarlar açılıyor, yeni acılar gün yüzüne çıkıyor. Adalet arayışı ise hala tamamlanmış değil. Bizler biliyoruz ki soykırımlar unutulduğunda tekrar eder. Nefret cezasız kaldığında büyür. Barış ise ancak hafızayı canlı tutarak korunabilir.”




