Anayasa Mahkemesi (AYM), boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek taraf lehine diğer tarafın mali gücü oranında nafaka ödenmesini düzenleyen Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresinin iptaline karar verdi.

Karar, AYM tarafından 4 Haziran 2026 tarihinde alındı ve 30 Eylül 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı. İptal hükmü, kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasından 9 ay sonra yürürlüğe girecek.

Meyve suyu içti, işinden oldu!
Meyve suyu içti, işinden oldu!
İçeriği Görüntüle

Başvuru Antalya 12. Aile Mahkemesi’nden geldi

22 Kasım 2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek tarafın, kusuru daha ağır olmamak şartıyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebileceği düzenleniyordu. Maddede ayrıca nafaka yükümlüsünün kusurunun aranmayacağı belirtiliyordu.

Antalya 12. Aile Mahkemesi, boşanma davasında uygulanacak söz konusu düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptal isteminde bulundu.

AYM, başvuruyu esastan inceleyerek düzenlemede yer alan “süresiz olarak” ibaresini Anayasa’nın 2, 5, 10, 20, 35 ve 41. maddeleri kapsamında değerlendirdi.

AYM düzenlemeyi Anayasa’ya aykırı buldu

Yüksek Mahkeme, kararında karşılaştırmalı hukukta boşanma sonrası nafaka yükümlülüğünün çoğunlukla belirli sürelerle sınırlandırıldığına dikkat çekti. Bazı hukuk sistemlerinde toplu ödeme veya istisnai olarak ömür boyu ödeme imkanının bulunduğu belirtildi.

Kararda, Türk hukukunda nafakanın miktarı ve süresinin belirlenmesinde tarafların ekonomik ve kişisel durumlarının dikkate alınması gerektiği ifade edildi.

AYM, boşanma sonrasında yoksulluğa düşen tarafın korunmasının devletin pozitif yükümlülükleri kapsamında olduğunu belirtirken, bu korumanın her durumda süresiz nafaka ödenmesini zorunlu kılmadığını değerlendirdi.

Tarafların durumlarının dikkate alınması gerektiği belirtildi

Kararda, evlilik birliğinin sona ermesinin ardından tarafların yaşamlarını yeniden kurabilmeleri, çalışma imkanları, ekonomik durumları ve nafaka ihtiyacının devam edip etmediği gibi unsurların göz önünde bulundurulması gerektiği vurgulandı.

AYM, mevcut düzenlemenin boşanma sonrasında yoksulluğa düşen tarafın ekonomik açıdan korunmasını amaçladığını kabul etti. Ancak koşullar değişse dahi nafaka yükümlülüğünün herhangi bir süre sınırı olmaksızın devam edebilmesinin taraflar arasındaki hak ve menfaat dengesini bozabileceğine dikkat çekti.

Kararda, nafaka yükümlülüğünün yeniden evlenme, evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşama, yoksulluğun ortadan kalkması veya taraflardan birinin ölümü gibi durumlarda sona erebildiği de hatırlatıldı.

Bununla birlikte, bu durumlar ortaya çıkmadığı sürece yükümlülüğün devam etmesinin bazı hallerde tarafların hayatlarını yeniden kurmalarını zorlaştırabileceği belirtildi.

İptal kararı 9 ay sonra yürürlüğe girecek

Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinin birinci fıkrasında bulunan “süresiz olarak” ibaresinin iptaline karar verdi.

Mahkeme, kararın hemen yürürlüğe girmesi halinde ortaya çıkabilecek hukuksal boşluğu dikkate alarak iptal hükmünün yürürlüğe girişini 9 ay erteledi.

Buna göre, iptal kararı Resmi Gazete’de yayımlandığı 30 Eylül 2026 tarihinden itibaren 9 ay sonra yürürlüğe girecek.

TBMM’ye yeni düzenleme için süre tanındı

AYM’nin gerekçesinde, iptal edilen ibarenin oluşturduğu hukuksal boşluğun giderilmesi amacıyla kanun koyucuya süre tanınmasının gerekli olduğu belirtildi.

Bu süreçte TBMM’nin, boşanma sonrası yoksulluk nafakasının süresine ilişkin yeni bir yasal düzenleme yapması bekleniyor.

Kaynak: Basın Bülteni