Duruşmaya verilen aranın ardından belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan, Bolu Manavlar ve Pazarcılar Esnaf Odası Başkanı ile Köroğlu Kredi Esnaf Kefalet Kooperatifi Başkanı tutuklu sanık Mustafa Altındal aracılığıyla bir kafeye ruhsat verilmesi için vakfa bağış alınması iddiasına ilişkin savunma yaptı.

Hazırlanan iddianamenin zayıf yönleri bulunduğunu savunan Özcan, suçlamaları kabul etmedi.

“Ben bu suçlamadan karşınızda olmaktan utanıyorum. Bundan dolayı bana dava açılıyorsa, Türkiye'de dava açılmayan idareci kalmaz. Eksik evrakla ruhsat versek yargılanacağız suç, bir şey istense vermesek yine suçlanacağız. Biz bu vakfı küçük esnaftan para alalım diye kurmadık. Küçük esnafın çocuğuna para vermek için kurduk. Küçük esnaftan 1 kuruş para istemedik. Biz dar gelirli insanların çocuklarına sahip çıkalım diye vakfı kurduk. Ben onlardan bir şey istemem, beklemem. Gelecek benim odama, 'Vakfa katkı vereyim, benim işim çöz'. Bırakın çözmeyi, odadan kovarım. Ben böyle bir konuya girmem. Toplantı olmadı zaten. 2-3 dakika görüşme sürdü. Büyük ihtimalle oturun bile demedim. Sadece ben onları dinleyip, not almışımdır. Ağustos, eylül ayında bu görüşmenin olduğu söyleniyor. Ben aralık ayında umreye gittim. Aradan 7 ay geçiyor ben tutuklanmadan önce. Ben ulaşılmaz birisi değilim. 7 ay boyunca bana niye hiç sormamışlar. Biz vakfa paranın şu kadarını verdik, bizim ruhsat işinde bir gelişme yok mu diye soramazlar mı? Kimse sormadı. Sadece ayaküstü söylenmiş, bir oda başkanı bugün de beni ziyaret etse, bir şey anlatsa, istese hayır diyemem.”

Hak ediş ve bağış iddiaları da mahkemede gündeme geldi

Duruşmada, Bolu Belediyesi'nden hak edişi bulunan H.V.A.'nın ödemesini daha erken alabilmesi için BOLSEV Vakfı'na bağış yapılmasının istendiği yönündeki iddialar da ele alındı.

BOLSEV Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız, Bolu Belediyesi Mali Hizmetler Müdürü Naim Ayhan ile H.V.A. arasında reklam sözleşmesi yapıldığını gördüğünü öne sürerek şu ifadeleri kullandı:

“Naim Ayhan’ın reklam sözleşmesi kapsamında hak edişleri daha erken alabileceği yönünde vaatte bulunduğunu duydum. İkili arasında 2.5 milyonluk sözleşme yapılmış. Ben onu orada gördüm, sözleşmeyi gördüm, Vakıfla ilgili bilgi vermemi istedi Naim Ayhan. H.V.A. ile orada tanıştım. BOLSEV Yönetim Kurulu üyesiyim diye tanıttım. Sonra 7.5 milyonluk sözleşme yapmak için vakfa geldi ikisi. Beni aradı birkaç kere, ödemeleri olduğunu söyledi. 'Yardımcı olabilir misin' dedi ben de Naim Bey'e söylerim dedim. Birkaç kere yardımcı olur musun?' diye aradı. Daha önce zaten görüşülmüş. Daha erken alabileceğine dair yardımcı olabileceğini söylemiş Naim Bey. Burs verirsen yardımcı olurum demiş. Hak edişler daha erken ödenebilir mi diye. 7.5 milyonluk sözleşme imzalayacaklarını söylediler. Reklam görsellerini istedik. Görselleri gelmeyince yayınlanmadı."

Naim Ayhan: "Kimseyi reklam ve bağış için zorlamadım"

Tutuklu Bolu Belediyesi Mali Hizmetler Müdürü Naim Ayhan ise iddiaları reddederek, bağış ve reklam sözleşmelerinin gönüllülük esasına göre yapıldığını savundu.

Ayhan,

“Bağış ve sözleşme gönüllü olarak yapıldı. Burada bulunmak benim için çok ağır bir durum. Bugüne kadar kendime bir menfaat elde etmedim. Kimseyi zorlamadım. Dosyada bana ithaf edilen suçlar, bugüne kadar tüm geçmişimi inkar eden haksız iddialardır. Hiçbir yükleniciye, 'Önce bağış yap, reklam sözleşmesini imzala' gibi cümle kurmadım. Bu süreçte birçok yüklenicinin ifadesine başvuruldu. Hiçbiri ifadesinde bu söylediklerimin aksine bir söz söylemedi. Bugüne kadar 100'den fazla yapı işlerine ait hak ediş ödemesi gerçekleştirdim. Yapı İşleri Genel Şartnamesi’nin hükümlerine göre yapılır. Kanunun düzenlediği sistem içerisinde, düzenlenmesinden, ödenmesine kadar herkesin bir görevi vardır. Ne benim ne de başka bir belediye görevlisinin ödenecek miktarı, zamanı ya da şartı belirleme konusu yoktur. Ödemeyi yapmaktan kaçınmam gibi bir durum söz konusu olamaz.” dedi.

Beton santrali dosyasına ilişkin de konuştu

Mahkemede hazır beton santrali kurmak isteyen bir firmanın şikayeti üzerine açılan davaya ilişkin de savunma yapan Tanju Özcan, belediyenin hukuka uygun hareket ettiğini savundu.

Özcan,

“Kamu ihalesini alırken bunlar devleti kazıklamışlar, 3 bin 850 birim fiyat vermişler. O kadar şımarık hale gelmiş ki devleti kazıklıyor. Bir de belediyeyi kazıklayacak. Bizi tehdit eden onlar. 'Santrali kurar, kendi hastanemde kullanır, piyasaya da satarız' diyorlar. Asıl mağdur olan biziz. Bize sürekli şikayet geliyordu, Orada çok kaliteli bir alt malzeme var. Dedim ki bunu satıyormuşsunuz, çok büyük cezası var. Bu çıkarıp sattıklarınızı belediyenin yeşil alanında istifliyormuşsunuz dedim, niye burada depolattın derler bize dedim. Buradan da tartıştık. Zabıtamız rutin denetimler yapıyor. Bütün kamu müteahhitleri yapıyor. Biz asfalt atıyoruz ve milyonlar tutuyor. Gidip adam yolda 40 tonla geliyor, yolu mahvediyor. Milyonlarımızı heba ediyor. Biz de kontroller yapıyoruz. Sadece bunlara değil. Su aboneliği verilmiş, 2 tane 'T' atıp, belediyenin suyunu alırsan, belediye suyu keser. Bizi şikayet etmişler. Suyu kesmişler, şunu yapmışlar. Bir gün vali yardımcısı geldi. 'Tanju Bey, bunlar sizi şikayet etmiş, siz de üstlerine gitmişsiniz, şunu kapatalım' dedi. Ben şantiyeyi başlarına yıkın diye talimat vermedim. Bunlar işe geç başlamış. Sözleşmeye göre gerideler, ceza yiyecekler, bunu belediyeye yıkmaya çalışıyorlar. Bolu Cumhuriyet Başsavcımız şikayeti almış. Görevi kötüye kullandı deniliyor dilekçede. Valilikte ifadeleri almış. 'Soruşturma izni verilmesine yer olmadığına' denilmiş ve savcılığa gönderilmiş. Savcılık dosyayı işlemden kaldırmış suç yok demiş. Bu karar kesinken, iddianameyi düzenleyen savcı bunu davaya getirmiş. Burada suç falan yok." dedi.

Seferihisar'daki plaj krizinde karar değişti!
Seferihisar'daki plaj krizinde karar değişti!
İçeriği Görüntüle

Duruşma yarına ertelendi

Tanju Özcan'ın savunmasının tamamlanmasının ardından mahkeme heyeti duruşmaya yarın sabaha kadar ara verdi.

Kaynak: DHA