Üsküdar Üniversitesi’nin düzenlediği seminerde konuşan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, dijital dönüşümün hızına karşı bireylerin psikolojik dayanıklılık geliştirmesi ve değer odaklı yaşamı benimsemesi gerektiğini vurguladı.
Dijital dönüşüm yeni bir gerçeklik alanı oluşturuyor

Üsküdar Üniversitesi tarafından düzenlenen “Toplum İçin Bilim Eğitim Seminerleri”nin “Dijital Dünya ve Toplum” başlıklı oturumunda konuşan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, dijitalleşmenin insanlık tarihinde köklü bir değişim yarattığını ifade etti. Program, gazeteci Şaban Özdemir moderatörlüğünde çevrim içi olarak gerçekleştirildi ve farklı coğrafyalardan katılımcıları bir araya getirdi.
Tarhan, günümüzde insanların yalnızca fiziksel dünyada değil, aynı zamanda dijital bir gerçeklikte de yaşamlarını sürdürdüğünü belirterek bu süreci “iki gerçeklikli yaşam” olarak tanımladı. Bu dönüşümün, geçmişte yaşanan endüstri devrimi kadar etkili olabileceğini ifade etti.
“Teknoloji hız verir, yönü değerler belirler”

Dijitalleşmenin hayatı hızlandırdığını ancak bu hızın doğru yönetilmemesi durumunda riskler doğurabileceğini söyleyen Tarhan, teknolojinin yön değil hız sağladığını vurguladı. Bu noktada değerlerin belirleyici olduğuna dikkat çeken Tarhan, yeterli donanıma sahip olunmadan bu hızın yönetilemeyeceğini belirtti.
Gençlerin bu süreçten en fazla etkilenen kesim olduğuna işaret eden Tarhan, gerekli beceriler geliştirilmezse dijital dünyanın olumsuz sonuçlarının artabileceğini ifade etti.
Dikkat süresi azalıyor, bilgi hızla değişiyor
Dijital çağın insan zihni üzerindeki etkilerine değinen Tarhan, dikkat süresinin ciddi şekilde kısaldığını söyledi. Önceden 15 dakika olan dikkat süresinin günümüzde 1-3 dakikaya kadar düştüğünü belirten Tarhan, bilginin “yarı ömrünün” de önemli ölçüde azaldığını ifade etti.
Bu hızlı değişimin insan zihni üzerinde baskı oluşturduğunu vurgulayan Tarhan, bireylerin bu tempoya uygun zihinsel beceriler geliştirmesinin önemine dikkat çekti.
Dopamin ve haz odaklı yaşam uyarısı
Tarhan, dijital teknolojilerin hızlı haz mekanizmalarını tetiklediğini belirterek “dopamin tuzağı” konusunda uyarıda bulundu. Haz odaklı yaşamın uzun vadede anlam kaybına yol açabileceğini ifade eden Tarhan, mutluluğun dış koşullardan ziyade içsel bir durum olduğunu dile getirdi.
Bu çerçevede, küçük şeylerden mutlu olabilmenin ve şükran duygusunun geliştirilmesinin önemine değinildi. Pozitif psikolojide yer alan PERMA modelinin psikolojik dayanıklılığı artırmada etkili olabileceği ifade edildi.
Sosyal ilişkilerde yüzeyselleşme ve yalnızlık
Dijitalleşmenin sosyal ilişkiler üzerindeki etkilerine de değinen Tarhan, yüz yüze iletişimin yerini sanal etkileşimlerin almasının ilişkileri zayıflattığını söyledi. Aynı ortamda bulunan bireylerin dahi dijital araçlar nedeniyle birbirinden uzaklaşabildiğini belirten Tarhan, bu durumu “eş zamanlı yalnızlık” olarak tanımladı.
Özellikle gençler arasında yalnızlık oranlarının arttığına dikkat çeken Tarhan, bu durumun ruh sağlığı üzerinde olumsuz etkiler doğurduğunu ifade etti.
Çocuklarda ekran maruziyeti riski
Tarhan, erken yaşta ekran kullanımının çocukların gelişimi üzerinde olumsuz etkiler yarattığını belirtti. Özellikle 0-3 yaş aralığında ekran maruziyetinin sosyal ve duygusal gelişimi zayıflattığını ifade eden Tarhan, bu durumun literatürde “dijital otizm” olarak adlandırıldığını söyledi.
Çocukların dil gelişimi, sosyal becerileri ve ince motor yeteneklerinin bu süreçten olumsuz etkilendiğini belirten Tarhan, beyin gelişimi için karşılıklı etkileşimin gerekli olduğunu vurguladı.
Aile ve sosyal bağların rolü
Dijital çağda güçlü aile bağlarının önemine dikkat çeken Tarhan, aileyi toplumun çekirdeği olarak tanımladı. Güven ilişkilerinin bireyin dış dünyadaki olumsuzluklara karşı dayanıklılığını artırdığını ifade etti.
Ailelerin dijital okuryazarlık konusunda örnek olması gerektiğini belirten Tarhan, çocukların ilk yıllarda ebeveynlerini taklit ettiğini ve bu süreçte doğru yönlendirmenin kritik olduğunu söyledi.
Eğitimde sınırlar ve rehberlik gerekliliği
Eğitim sisteminde sınırların net olması gerektiğini belirten Tarhan, öğretmenin sınıf içindeki liderliğinin korunmasının önemine dikkat çekti. Ailelerin eğitim sürecine müdahalesinin belirli bir denge içinde olması gerektiğini ifade etti.
Ayrıca, çocuklarda davranışsal sorunlar görüldüğünde profesyonel destek alınmasının ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti.
Seminer, Üsküdar Üniversitesi tarafından düzenlenen “Toplum İçin Bilim Eğitim Seminerleri” kapsamında gerçekleştirildi. Programa üniversite yönetiminden isimler de katıldı ve dijitalleşmenin toplumsal etkileri farklı boyutlarıyla ele alındı.
Prof. Dr. Nevzat Tarhan, dijitalleşmenin kaçınılmaz bir süreç olduğunu ancak bu dönüşümün doğru yönetilmesi gerektiğini vurguladı. Psikolojik dayanıklılık, değer odaklı yaşam ve güçlü sosyal bağların bu süreçte belirleyici olduğunu ifade eden Tarhan, bireylerin dijital dünyanın hızına uygun beceriler geliştirmesinin önemine dikkat çekti.




