Dünyaca ünlü elektronik müzik festivali Çeşme’de! Gecenin nabzı bu plajda atacak
Dünyaca ünlü elektronik müzik festivali Çeşme’de! Gecenin nabzı bu plajda atacak
İçeriği Görüntüle

Altınızda pırıl pırıl Ege denizi, karşınızda ise Osmanlı’dan kalma heybetli bir yapı... İzmir’in en popüler turistik ilçelerinden Çeşme, yalnızca altın sarısı plajları ve eğlence dolu geceleriyle değil, tarihi hazineleriyle de keşfedilmeyi bekliyor. Bu gizli hazinelerden biri de kıyıya nazır konumuyla dikkat çeken Çeşme Kervansarayı. Üstelik bu kervansarayın ardında, Kanuni Sultan Süleyman’dan Evliya Çelebi’ye uzanan ilginç bir hikâye yatıyor.

Izmirin Turistik Cennetinde Denize Nazir Osmanli Mirasi Atmosferi Buyuluyor
Görkemli yapısı ile adeta küçük bir kaleyi andıran Çeşme Kervansarayı, 1528 yılında Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleyman’ın emriyle inşa edildi. Amacı, ticaret yollarında seyahat eden tüccar ve yolculara konaklama imkânı sunmaktı. Dönemin önemli yapılarından biri olan bu kervansaray, tıpkı Kuşadası’ndaki Öküz Mehmet Paşa Kervansarayı gibi hem mimarisiyle hem de sahil kenarındaki konumuyla dikkat çekiyor.

28 ODALI TARİHİ YAPI

1726737242

Kervansaray; kesme taş, moloz taş ve tuğla kullanılarak inşa edilmiş. İçeri girdiğinizde sizi 18.60x18.40 metre boyutlarında dikdörtgen planlı bir iç avlu karşılıyor. Avlunun etrafında yolcular için ayrılmış odalar, depolar ve bir de küçük mescit bulunuyor. Güneydoğu köşesinde bir yağhane binası, kuzey-güney yönünde ise üzeri tonozla kapatılmış üç oda yer alıyor. En dikkat çekici bölümlerden biri ise giriş kapısının hemen yanından ulaşılan 28 odalı ikinci kat.

EVLİYA ÇELEBİ'NİN SEYEHATNAMESİ'NDE

Yapının en ilginç detaylarından biri ise Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi'nde yer alıyor. Ünlü seyyah, kervansarayın karşısındaki cami, civardaki dükkânlar ve kurşunu alınmış çatısından bahsediyor. Ayrıca, yapının girişindeki kitabede, bu eserin Babuçcuoğlu Ali tarafından inşa edildiği yazılı. Ancak Osmanlı kaynaklarında bu mimarın başka bir eserine rastlanmamış. Çeşme Kervansarayı'nın yapımında rol oynayan bir diğer önemli isim ise Kanuni’nin sadrazamı ve aynı zamanda hayır işleriyle tanınan Makbul İbrahim Paşa.

Zaman içinde kısmen yıkılan yapı, 1971 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edildi. Bu restorasyon sırasında, orijinal kalıntılara sadık kalınarak yapı ayağa kaldırıldı. Bugün, restore edilmiş haliyle hem tarihe tanıklık etmek isteyen gezginlerin hem de mimariye ilgi duyan ziyaretçilerin ilgi odağı olmaya devam ediyor.

1347991893
Çeşme’de bir tatil planlıyorsanız, sadece denize girmekle yetinmeyin. Çeşme Kalesi’nin hemen yanında, sahile birkaç adım mesafedeki bu Osmanlı mirasını da mutlaka listenize alın. Giriş kapısında yer alan Osmanlıca kitabe, taş duvarlar, taşın serinliği ve tarih kokan odalarıyla Çeşme Kervansarayı, hem fotoğraf tutkunları hem de tarih meraklıları için benzersiz bir deneyim sunuyor.

EGE'NİN KALBİNDE ZAMAN YOLCULUĞU

Bugün kervansaray, birçok kültürel etkinliğe de ev sahipliği yapabiliyor. Geçmişin izlerini taşıyan bu yapı, sizi birkaç yüzyıl geriye götürürken aynı zamanda Ege’nin eşsiz manzarasıyla baş başa bırakıyor.

Sabah saatlerinde gidin, kervansarayı gezip tarih kokusunu içinize çekin, ardından sahile inip gün batımını izleyin. Kim bilir, belki bir zamanlar bu taşların arasında konaklayan tüccarların ayak izlerine siz de denk gelirsiniz…

Muhabir: SELMA ARTAR